Advert
NECAŞİ'NİN  ÜLKESİ
Mehmet AYAZ

NECAŞİ'NİN ÜLKESİ

Bu içerik 196 kez okundu.

     31 martta yapılan yerel seçimlerin ardından en çok konuşulan ve tartışmalara sebep olan İstanbul seçimleriydi. yılan hikayesine dönüşen seçimler için son kararı Nihayet yüksek seçim kurulu verdi. Sonuçta İstanbul büyük şehir belediye başkanlığı seçimleri iptal edilip yenilenmesine oy çokluğuyla karar verildi.

      Verilen bu iptal kararı vicdani olarak çoğu kimseyi tatmin etmedi etmesi de mümkün gözükmüyor. Biz ülke olarak bu tür durumlara aslında alışığız, böyle bir durumla geçmiş yıllarda da defalarca karşılaştık. 28 şubat sürecinde başta yeşil sermaye olmak üzere birçok kuruluş ve kişi Gayretullaha dokunacak şekilde vicdansızca ve merhametsizce verilen o gayri hukuki karalarla mağdur edilmişti.

       Aslında Türkiye çok partili hayata geçtiği dönemden itibaren hukuk eliyle yapılan hukuksuzluklarla sık sık karşılaşmıştı. 27 mayıs 1960 darbesi menderes ve arkadaşlarına verilen cezalar maalesef adaletli olmamış vicdanlarda derin yaralar açmıştı. 12 mart 1971 muhtırasıyla oluşturulan ara rejim dönemi de aynı sonuçları doğurmuştur. Keza 12 eylül 1980 ve 28 şubat 1997 de yapılanlar ve sonuçları hep aynı olmuştur.

          Temel hak ve özgürlüklerin kısıtlandığı dönem dönem ortadan kaldırıldığı siyasi bir geçmişe sahibiz. Dikkat edilirse daha düne kadar işlenen bu adil olmayan kararlar sürekli farklı görüşte mağdurlar yaratıyor. Sanki bir el yordamıyla sopa olarak kullanılıp dayak attırılanlar daha sonraki süreç içerisinde dayak yiyen olmuş, dayak yiyen de sopa olmuştur. 28 şubatta dayak yiyenler sopa oldu, o dönemde sopa olanlar ise sonradan dayak yedi. Ergenekoncular olarak bilinen kesime fetö eliyle dayak attırıldı daha sonra onlar sopa oldu fetöye dayak atmaya başladı.

       Türkiye nin artık bu kısır döngüden biran önce kurtulması lazım. Böyle devam ettiği müdettçe siyasi, kültürel, bilimsel, sosyal ve ekonomik olarak bir arpa boyu yol alamayız. Adil olmayan, vicdani olmayan, her netice toplumda derin yaralar açacak onarılmaz sonuçlar doğuracaktır. Kin ve nefret tohumları ekerek toplumu ayrıştırmanın ve sürekli öteki üretmenin kimseye bir faydası olmadığı gibi geleceğimizi de yok edecek bir durum yaratacaktır. Toplumun her kesimi olarak artık başımızı ikielimizin arasına alıp iyi düşünüp bu olup bitenlerden bir ders çıkarmalıyız.

          Bu yaşananlar nitelikli insanımızın bu coğrafyadan gitmesine sebep oluyor. yıllar içerisinde süregelen adaletten, eşitlikten, vicdandan uzak bu tür olaylar insanımız üzerinde ümitsizliğe ve karamsarlığa sebep olmuştur. Kimsenin, bu ülkede, bizlere gelecek endişesi yaşatmaya hakkı yoktur. Hukukun mağduru olanların yine hukuk eliyle mağdur yaratması en hafif tabirle ilkesizliktir. Gücün adaleti değil adaletin gücünü tesis edersek ülkeye ve topluma katkı sunmuşolacağız. İntikamcı bir ruhla hareket etmek adaletten uzaklaşmaya sebep olur. ‘’bir kavme olan kininiz sizi adaletten ayırmasın’’ ayetindeki düsturu en başta kendini dindar olarak tanımlayanların uyması gerekir. Adalet devlet eliyle tesis edilecek ki toplumda da karşılık bulsun ve yaygınlaşsın.

Ülke insanının bu hali bize islamın ilk yıllarını hatırlattı. Hz. Muhammet (s.a.v.) ve ashabı Mekke döneminde islamı tebliğ ederken dönemin müşriklerinden çok ciddi baskılara maruz kalmışlardı. Her geçen gün artan baskı ve zulümler Müslümanları arayışa itmiş netice olarak bisetin 5. Yılında Habeşistan a hicret kararı alınmıştı.

          Neden Habeşistan’a hicret edildi, yeryüzünde o kadar yer varken Habeşistan ın seçilmesinin bir anlamı olmalıydı. Coğrafi sebepler belki kısmen etkili olmuş olabilir ama asıl sebep habeş melikinin adalet sahibi birisi olmasıdır. Peygamber gençlik yıllarında Habeşistan a gitmiş ve oranın insanlarıyla ticaret yapmıştı. Habeş halkını ve kralını yakından tanıma imkanı bulmuştu.

 Hz. Peygamber ashabına şöyle buyurmuştu: “Şayet isterseniz Habeşistan’a gidin. Zira orada ülkesinde hiç kimseye zulmedilmeyen bir hükümdar iş başındadır. Orası bir doğruluk ve dürüstlük ülkesidir. Allah bir kolaylık verinceye kadar orada kalın.

 Hiç kimsenin, adalet içerisinde, eşitlik içerisinde,  huzur içerisinde ve güven içerisinde yaşama arzusu isteyen bu topluma yeni necaşiler ve yeni Habeşistanlar aratmaya hakkı yoktur. İnsanları bu duruma zorlamasınlar.

    Aslında olması gereken bu toprakları Habeşistan a, bu ülkeyi de necaşinin ülkesine benzetmek gerekiyor ama…  

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ELAZIĞ 3.2 İLE SALLANDI!
ELAZIĞ 3.2 İLE SALLANDI!
SOKAK KÖPEKLERİNİN SALDIRDIĞI YAŞLI KADIN ÖLDÜ
SOKAK KÖPEKLERİNİN SALDIRDIĞI YAŞLI KADIN ÖLDÜ