Advert
YSK KARARLARININ SOSYAL VE EKONOMİK SONUÇLARI
SIRAÇ KOÇ

YSK KARARLARININ SOSYAL VE EKONOMİK SONUÇLARI

Bu içerik 288 kez okundu.

YSK, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri ile ilgili kararını 6 Mayıs Pazartesi günü açıkladı.

Seçimin tekrarlanmasına sevinenler kadar, karşı çıkan ve hukuksuz bulanlar da oldu.

Bu karar, iktidar ve muhalefet cephesinde elbette tartışılmaya devam edecek.

Ancak YSK’nın kararı kesin ve geri dönüşü yok.

 

23 Haziran’da gerçekleşecek ikinci seçime kadar ekonomik anlamda zor bir süreç bizi bekliyor.

Neden mi?

Seçimlerin yenilenme kararının yarattığı tedirginlik ve belirsizlik, risk algımızı tetikledi.

Yabancı sıcak para çıkışı TL’deki değer kaybını yükseltti.

Yabancı yatırımcı açısından Türkiye’nin demokrasi ve hukuk algısı değişti.

31 mart seçimlerine kadar stabil olan ekonomik veriler, seçim sonuçlarının iptaliyle hızla bozuldu.

Yakın zamana kadar MB’nin Haziran ayında faiz indireceği konuşulurken, MB mecburen örtülü olarak 1,5 puan faiz arttırdı.

Seçimden önce döviz kurlarında başlayan yükseliş, seçimlerin tekrarına karar verilmesiyle iyice denetimden çıktı.

500 puan seviyelerine yükselen Türkiye CDS primi geçen yılın Eylül ayı noktasına yaklaştı.

Belirsizlik finansal ve reel yatırımlardan uzaklaştırdı.

%25’lere çıkan faizler bile yatırımcıyı TL’ye yönlendiremedi.

Bu faizlere reel sektörün dayanacak gücü kalmadı.

Döviz kurunda yaşanan her 10 kuruşluk artış döviz borcu olan şirketlere 20 milyar lira ek yük getirdi.

Bazı bankalar, geceyarısı piyasaya döviz satarak kur artışına engel olmaya çalıştı. Kimine göre bu rakam 4,5 milyar TL’yi buluyor.

 

Peki bu tahribat bundan sonra nasıl azaltılabilir? Ya da azaltılabilir mi?

Üretim modelimizin arama mal ithalatına bağlı olması, kur artışlarında üretici fiyatlarının ve dolayısıyla enflasyon artışına neden oluyor. Talep enflasyonu değil maliyet enflasyonu yaşanıyor.

Türkiye’de uzunca süredir birbiri ardına gelen seçim takvimleri, MB para politikasının manevra alanını daraltıyor.

Yapılması gereken yüksek faiz ile ekonomik büyümeyi yavaşlatmak. Bu ise sıkı para politikası ile mümkün. Ancak ekonomideki yavaşlama bu defa can yakıyor ve işsizlik artıyor.

Merkezin bundan sonra fiyat istikrarına odaklanması gerekiyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak’a göre ise, Türkiye ekonomisi emin adımlarla ilerliyor.

Albayrak; “Bir ülke ekonomisine yönelik kötü niyetli çalışmalar yaparsınız, ekonomisi etkilenir ama biz son 8 ayda çok önemli adımlar attık, atmaya devam ediyoruz. Türkiye çok daha kırılganlıklarını azaltmış bir şekilde devam ediyor. Swap piyasası, farklı paydaşların adımları yönetilebilir kontrollü bir noktaya doğru gidiyoruz. Türkiye dengelenme çok güzel bir noktaya gelecek. Önümüzdeki dönem çok daha pozitif sürece giriyoruz” diyor.

İmalat ve ihracat sektörünü destekleyecek bir paket daha açıklanacağını söyleyen Maliye Bakanı’na göre sırada daha başka adımlar var.

 

Ülke olarak seçim süreçlerinden bir türlü çıkamıyoruz. Ekonomiye odaklanmamız gerekirken, seçim ekonomisi ile har vurup harman savuruyoruz.

23 Haziran seçimlerinden sonra 4,5 yıl daha seçim olmayacak. Bu süreci istihdamı ve üretimi arttıracak, enflasyonu düşürecek politikalar ile geçirmemiz şart.

Türkiye’nin yeniden kalkınma atağına başlaması ve refahı için tüm toplumsal kesimlerin mutabakatı gerekiyor.

Umarız, siyaset kurumu kendine düşen bu görevi yerine getirir.

Tekrar hatırlatmakta fayda var; Uzlaşma kültürü büyümeyi, çatışma kültürü ise küçülmeyi tetikler.

Mübarek Ramazan ayının huzura ve kardeşliğe vesile olması dileğiyle, sağlıkla kalın.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
CHP'NİN İLK BAŞKAN ADAYI ÇAKA!
CHP'NİN İLK BAŞKAN ADAYI ÇAKA!
İCRADAN SATILIK 2017 MODEL AUDİ A3
İCRADAN SATILIK 2017 MODEL AUDİ A3