Advert
“STRATEJİK DERİNLİK” PARTİLEŞECEK Mİ?
SIRAÇ KOÇ

“STRATEJİK DERİNLİK” PARTİLEŞECEK Mİ?

Bu içerik 230 kez okundu.

Ahmet Davutoğlu bir ilki başararak, Boğaziçi Üniversitesi’nde aynı anda iki bölümü; İktisat ve Siyaset Bilimi okudu. Aynı üniversitenin Kamu Yönetimi Bölümünde Yüksek Lisans, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünde de doktora yaptı.

İyi derecede İngilizce, Almanca, Malayca ve Arapça öğrendi.

1990 yılında, Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi’nde yardımcı doçent olarak çalışmaya başladı. Üniversitenin Siyaset Bilimi bölümünü kurdu ve 1993 yılına kadar bu bölümün başkanlığını yürüttü. 1993 yılında doçent oldu ve 1995–1999 yılları arasında Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde çalıştı.

2001 yılında çıkardığı “Stratejik Derinlik” isimli kitabı, Uluslararası siyaset alanına fiilen girişini başlattı. Soğuk savaş sonrası yeni oluşan Uluslararası siyaset dengesinde Türkiye’nin jeopolitik rolünü yeniden yorumluyordu Davutoğlu...

Türkiye’nin stratejik dış politikasını; kara havzası, yakın deniz havzası ve yakın kıta havzası olarak sınıflandırdığı tabloya göre taktiksel olarak yönetmesi gerektiğini söylüyordu özetle.

Kimine göre neo-osmanlıcı, kimine göre ise fazla hayalciydi.

Türk dış politikası için özetle şunu söylüyordu Davutoğlu: “Jeopolitik konum, artık sınırları müdafaa dürtüsünün yönlendirdiği bir statükoyu muhafaza stratejisinin aracı olarak görülmemelidir”

Türkiye’nin gelecek yüzyıla yönelik dış politika stratejisini, güç merkezleri ile ilişkilerin alternatifli tarzda yeniden düzenlenmesi ve uzun dönemli kültürel ekonomik ve siyasi bağların sağlamlaştırılmasını öneriyordu.

 

Ak Parti’nin mimarlarından Abdullah Gül Cumhurbaşkanı olunca, Ak Parti tabanının Dışişleri’nde başarılı olacağına inandıkları yeni isim Davutoğlu’ydu.

O döneme kadar AB ile temaslar, Kıbrıs müzakereleri, Irak savaşı gibi her alanda aktif rol almıştı ancak Bakanlık yapmaya sıcak bakmadı.

İstanbul’da akademisyen dostlarıyla hayata geçirmek istediği yeni bir Üniversite’nin kuruluşu için çalışmalarına devam etmek istiyordu.

Dönemin Başbakanı Erdoğan’ın ısrarlı davetini kıramadı ve 1 Mayıs 2009 tarihinde 60’ıncı hükümetin Dışişleri Bakanı olarak kabineye dışardan giriş yaptı.

Komşularla sıfır sorun sloganıyla yola çıktı.

Suriye ile vizelerin kaldırılması onun Bakanlığı döneminde gerçekleşti.

Ancak Mısır ve Suriye’de yaşanan olumsuz gelişmeler nedeniyle muhalefetin sert eleştirilerine uğradı.

Onun Başbakanlığı ile 7 Haziran 2015  seçimlerine giren Ak Parti, tek parti iktidarını kaybetti. Tekrarlanan Kasım 2015 seçimlerinde ise tekrar tek başına iktidar oldu. Ancak bu iki seçim arasında iç siyasette yaşanan çatışmalı ortam nedeniyle de eleştirilerden payını aldı.

Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, 27 Ağustos 2014 ile 2016 yılının Mayıs ayına kadar başbakanlık görevini sürdürdü. Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaşadığı ihtilafın sonucu olarak, "4 yıllık sürenin daha kısa sürmesi benim tercihim değildir. Zarurettir" şeklinde bir açıklama yaptı ve koltuğunu Binali Yıldırım’a devretti.

 

Bugün geldiğimiz süreçte, Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu ekseninde merkez sağda yeni bir siyasi parti oluşumu gündemde.

Davutoğlu’nun 22 Nisan tarihinde Twitter hesabından yayınladığı mesajlar, Ak Parti’ye içerden bir eleştiri gibi görünse de, ona yakın kaynaklara göre yeni partinin manifestosu. Mesajında, ‘halk tarafından seçilmiş son Başbakan’ olduğundan dem vuran Davutoğlu,

“Milletin gözyaşı, emeği, aklı ve yüreği ile kurulan partimiz ve ülkemiz, hırslarına esir düşmüş dar ve çıkarcı bir çevrenin ikbal kaygılarına terk edilemez” diyor.

Ancak en çarpıcı tespiti ise; “insan-odaklı, insan haklarına dayalı, özgürlükçü, reformcu, kuşatıcı, kendinden ve geleceğinden emin siyasi söyleminin yerini devletçi, güvenlikçi, statükocu ve salt beka endişelerine dayalı bir söylemin aldığını” vurgulaması.

Davutoğlu, siyasetçilerin ve kamu görevi yürütenlerin aile mensuplarının devlet imkanlarından yararlanmada ayrıcalığa sahip olmaması gerektiğini ve devlet bütçesiyle yapılan işlerin sürekli aynı şirketlere verilmesi gibi yolsuzluk algısına yol açan olgularla yüzleşilmesi gerektiğini belirtiyor.

Türk siyasetindeki yumuşak üslubu ve akademisyen nezaketi ile açık bir çağrıda bulunuyor Davutoğlu.

Davutoğlu’nun Ak Parti içindeki desteği  azımsanamayacak ölçüde yüksek.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Gün ola harman ola, zamanı geldiğinde bu teşkilatın geleceği için hesabını sormasını biliriz' diyerek ilk tepkiyi veren isim oldu. Yeni parti iddiasının AK Parti'de yaratacağı etki ve her iki tarafın atacağı adımların neler olacağı ise şimdilik muamma.

En azından 23 Haziran’a kadar...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
2013 model Volkswagen Jetta icradan satılıktır
2013 model Volkswagen Jetta icradan satılıktır
2012 model Peugeot 308 icradan satılıktır
2012 model Peugeot 308 icradan satılıktır