Advert
SERVET YAŞAR ÖZDEMİR

"HELE BİR UMRE’YE GİDEYİM..."

Bu içerik 615 kez okundu.

Evet dostlar! Ramazan ayındaki üçüncü yazımız…

Günlük hayatımızda her ne kadar siyasi söylemlere girmekten, sosyal ve ekonomik sıkıntılarımızı dile getirmekten uzak duramasak da bari yazılarımızda, içinde bulunduğumuz şu mübarek ayın ruhuna uygun konulara değinelim istiyorum.

Evet. İnsanoğlu fıtratı itibariyle hatalar yapmaya ve günah işlemeye meyilli yaratılmıştır. Günlük hayatımızda bilerek veya bilmeyerek; yalan söylemek, insanları aldatmak, hak yemek, zulm etmek, faiz yemek, harama tevessül etmek, ibadetleri yerine getirmemek gibi birçok hususta hatalar ve günahlar işleyebiliyoruz. Hatta bu hususta Resulullah efendimiz (a.s) şöyle buyurmuştur. "Eğer siz günah işlemeseydiniz, Allah sizi helak eder ve yerinize, günah işleyip, peşinden tövbe eden kullar yaratırdı." (Müslim, Tevbe, 9)

Tabi bu hadis-i şerife bakınca zihnimize şu sorular gelebilir:

-‘’Günah işlediğimiz zamanlarda Rabbimiz, işleyeceğimiz yasak fiili murat ediyor, bizler de işliyor muyuz?‘’

-‘’Hiç günah işlemeseydik o vakit bizi helak edip, günah işleyen insanlar mı yaratılacaktı?’’

-‘’Eğer mana lafız ile aynı ise, o zaman Rabbim benim günah işlememi istiyor sonra da bize niye azap ediyor?’’ Vb…

O halde bu durumu nasıl izah edeceğiz?

Bu hususu nasıl anlamamız gerekir?

Allah katında tek din (al-i imran 19) olan dinimiz İslâm fıtrat dinidir. İslâm’da insanın günah işleyebileceği kabul edilmiş ve bundan korunma ve kurtulma yolları da insana öğretilmiştir. İşte bu yüzdendir ki yapılan kötülüklerden, işlenen günah ve hatalardan kurtulup manevi kirlerden temizlenme yolu da tövbedir. Tövbe ile insan, yapmış olduğu günah ve kusurlardan kurtulup o günah ve hataları (bazı insani haklar ve hususlar hariç) hiç yapmamış gibi tertemiz olabilir. Nitekim bu hususta Rabbimiz şöyle buyuruyor: “De ki: “Ey çok günah işleyerek kendi öz canlarına kötülük etmede ileri giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz. Allah dilerse bütün günahları mağfiret eder. Çünkü O, çok affedicidir, merhamet ve ihsanı fazladır.” (Zümer, 39/53)

Günah ruhun kiri, tövbe ise cilasıdır. Günahta ısrar, kulun ruhunu iyice bozar. Onun için Mevlânâ Celâleddin Rûmî:

"Gel, gel, ne olursan ol, yine gel!

Kâfir, Mecusî, putperest de olsan gel!

Bizim bu dergâhımız umutsuzluk dergâhı değildir.

Yüz bin kere tövbeyi bozmuş olsan da yine gel!" demiş.

Yani şartlar ne olursa olsun Allah’ın rahmetinden ümidi kesmeyip yol yakınken günahlara tevbe edip hak ve hakikat üzere yaşamaya gayret etmek icap ediyor. Çünkü çok bağışlayan, çok acıyan Allah, dilerse bütün günahları bağışlar. Bundan dolayı kullar, Allah’ın azabı gelmezden önce Allah’a yönelmeli, O’na teslim olmalı, şirki ve bütün günahları bırakmalıdırlar. Yoksa ha ‘bugün’ ha ‘yarın tövbe ederim’ deyip ertelerken, günahkar bir hal ile Hz. Azrail’in ziyaretiyle karşılaşırsak telef olup gidebiliriz Allah korusun…

Her türlü lezzeti tatmaya heves eden insan! Artık bugünden tezi yok; rahmet kapılarının sonuna kadar açık olduğu şu günlerde tövbe lezzetini de tat!

Yoksa siz de mi ‘’HELE BİR UMRE’YE GİDEYİM tövbe ederiz” diyorsunuz?

Mekke’ye gidip bir UMRE yaparak da tövbe etmeye başlayabilirsiniz tabi ki.)

Selametle kalınız!

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İKİNCİ HAFTA MAÇLARI OYNANACAK
İKİNCİ HAFTA MAÇLARI OYNANACAK
TEMSİLCİLERİMİZ ÖZEL MAÇ YAPACAK
TEMSİLCİLERİMİZ ÖZEL MAÇ YAPACAK