Advert
ÖNCESİ VE SONRASI
SIRAÇ KOÇ

ÖNCESİ VE SONRASI

Bu içerik 187 kez okundu.

Türkiye’de iktidar bloğunun siyaset dilini seçim öncesi ve seçim sonrası şeklinde ikiye ayırmak gerekiyor sanırım.

YSK’nın İBB seçimlerinin yenilenmesi kararının ardından Ak Parti kadroları, seçimin tekrarında ne pahasına olursa olsun kazanmak için yoğun çaba sarfediyor.

Demokrasi ve toplumsal uzlaşı adına pozitif adımların atılmasına kimsenin itirazı yok. Ancak, ikinci kez kaybetme olasılığı Ak Parti çevrelerine kimi zaman yanlışlar yaptırıyor. Her yapılan yanlış hamle de İmamoğlu’nu güçlendiriyor.

31 Mart seçimleri sonrası ittifak bloğunda yaşanan kimi gelişmeler de bu tezi doğruluyor.

Nasıl mı?

 

1-Cumhur İttifakının 31 Mart seçimleri öncesi temel stratejisi olan ‘Beka sorunu’ bir anda rafa kalktı. Millet ittifakı için kullanılan ‘zillet-illet-terörist ittifakı’ ifadesi terk edildi.

 

2-İmralı’da yatan Öcalan’ın avukatları ile görüşmesine 8 yıl sonra izin verildi.

Görüşmenin akabinde, HDP milletvekili Leyla Güven’in ve cezaevlerindeki diğer tutukluların açlık grevleri sona erdi.

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin bu görüşmeye ilişkin tepkisi merak edilirken, ‘Bana sorarsanız avukatıyla konuşsun’ dedi.

 

3-Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yargı reformu stratejisini açıkladı.

Erdoğan; hak ve özgürlüklerin daha da artacağını, düşünce açıklamasını suç olmaktan çıkaracaklarını ve tutuksuz yargılamayı asıl yöntem olarak kullanacaklarını söyledi.

 

4-İstanbul’da seçimin kilidini oluşturan Kürt seçmen, siyasetin merkezine tekrar oturdu. Binali Yıldırım, Diyarbakır ziyaretinde halkı Kürtçe konuşarak selamladı ve ‘Büyük Millet Meclisi'ni toplayan Gazi Mustafa Atatürk'ün davet ettiği millet temsilcileri arasında Kürdistan mebusu da, Lazistan mebusu da vardı’ dedi.

Yıldırım, Kürt oylarının pazarlık konusu yapıldığını ancak bu oyların kimsenin cebinde olmadığını söylerken, muhafazakar Kürt seçmenden oy almayı hedefliyor aslında.

 

5-Ak Parti’li bir Belediye Başkanı, İmamoğlu’nun seçimleri kazanmasına en çok Yunan medyasının sevindiğini söyledi ve Ethnos gazetesinin ‘Şehri Erdoğan’ın elinden alan Pontusluyla bir gün’ başlıklı haberini kaynak gösterdi. Haberi yapan Yunan gazeteci ise Karadeniz bölgesinin Yunanca Pontus olarak adlandırıldığını ve ifadenin tamamen coğrafi olduğunu söylese de tartışmalar bitmedi. İmamoğlu’nun Rum-Pontus olduğu iması Karadenizliler arasında infial yarattı. Merhum Rauf Denktaş’ın Beylikdüzü’nde bulunan evinin karşısında diktiği Kıbrıs anıtından yola çıkarak Papaz Makarios'un heykelini diktiği bile iddia edildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, “Burası islambol. Konstantinopol değil, burayı böyle görmek isteyenler var” diyerek İstanbul üzerinden tartışmaya yeni bir boyut kazandırdı.

 

6-Bu arada Cumhur ittifakını direkt ya da dolaylı destekleyen merkezlerde de yakınlaşma başladı. Cübbeli Ahmet olarak bilinen İsmailağa Cemaati lideri Ahmet Mahmut Ünlü, ideolojik olarak taban tabana zıt olan VP Genel Başkanı Doğu Perinçek için dua ettiğini söyledi. Perinçek ise Ünlü’yü ‘vatansever’ olarak tanımladı ve kendilerine olan güvenin arttığını söyledi.

 

Adil, şaibesiz, seçmen iradesinin sandıkta noksansız tecelli edeceği, demokrasi içerisinde bir seçim olması dileğiyle sağlıkla kalın...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
2013 model Volkswagen Jetta icradan satılıktır
2013 model Volkswagen Jetta icradan satılıktır
2012 model Peugeot 308 icradan satılıktır
2012 model Peugeot 308 icradan satılıktır