Advert
İSTANBUL’U KAYBEDEN TÜRKİYE’Yİ DE KAYBEDER Mİ?
FIRAT POLAT

İSTANBUL’U KAYBEDEN TÜRKİYE’Yİ DE KAYBEDER Mİ?

Bu içerik 877 kez okundu.

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde, 25 yıldır AK Parti uhdesinde bulunan İstanbul BŞB Başkanlığı el değiştirdi. Ekrem İmamoğlu CHP adayı olarak seçimi kazandı. Seçimin ardından AK Parti kanadından seçimle ilgili şaibenin olduğu dile getirilerek seçimde kullanılan 4 oydan sadece BŞB seçimine itiraz edildi ve YSK seçimin yenilenmesi yönünde karar aldı. 23 Haziran'da yenilenen seçimi CHP adayı Ekrem İmamoğlu 800 bin oy farkla yeniden kazanarak belediye başkanı seçildi.

Seçimler insanların tercihini ortaya koyması açısından önem taşıyor. Sandığa giden vatandaşlar seçimine göre (genel veya yerel) gönlündeki adaya veya partiye oyunu kullanıyor. Sandıkların açılmasının ardından yapılan tercihlere göre partilerin oy dağılımı ve sıralamaları belli oluyor. Son yapılan yerel seçimlerin ardından özellikle büyükşehir belediye başkanlıklarını kaybeden ve 2002 yılından bu yana iktidarda bulunan AK Parti seçimin sonucunda yaşadığı şoku atlatmanın çabasında. Özellikle AK Partili seçmen ve bu partiye yakınlığı ile bilinen kişiler çeşitli senaryolar yazmaya başladılar. Oysa bilinen bir gerçek var ki, siyasi partiler doğar, gelişir, vatandaşların teveccühü ile iktidara taşınır, birkaç dönem iktidarda kalır sonra küçülür ve sıradan bir parti haline gelir ya da yok olur. Bunun örnekleri Türk siyasi tarihinde çokça yer alıyor. Demokrat Parti, Adalet Partisi, Anavatan Partisi, Demokratik Sol Parti bunlardan sadece bazılarını oluşturuyor.

AK Parti 2002-2010 yılları arasındaki dönemde gerçekten kuruluş amacına, felsefesine uygun bir iktidar olarak ülkeyi yönetti. Ancak daha sonraki süreç içinde iktidarın yaptığı çalışmalar vatandaşın gönlündeki yerini kaybettirmeye başladı. Bugüne gelinen noktaya baktığımızda, özellikle son seçimin sonuçlarını okuduğumuzda seçmen, "Ben seni birkaç sefer uyardım uslanmadın. Beni dinliyormuş gibi yapma dinle. Danışmanlara danışma tabana, halka danış. Etrafını saran çemberi kır ve halka kulak ver, antenler tabana doğrudan açık olsun. Ben görev verdiğim kişinin haricinde ailenin, akrabanın, damadın işlere karışmasından hoşlanmam. Küstürülen dürüst, yetenekli insanları geri kazan. Benim fikirlerim iktidar olsun diye sana oy verdim. Sana oy verdiği dahi şüpheli bazı bakanlarla yamalı bohça kabine kurmandan hiç hoşlanmadım. Benim isteklerimi uyguluyormuş gibi yapan, fırsat buldukça bana çelme takan yanar döner bürokrat istemiyorum. Kendi bahçeni ihmal edip, komşunun bahçesini güzelleştirme. Teşkilatın içinde tabana, halka, vatandaşa efelenen, gemiyi kemirenleri hemen ayıkla.Adayları belirlerken temsilde bölgesel dengeleri dikkate al. Mental yorgunluğu bulunanlar ile yollarını ayırdın ancak bu partinin içinde halen mental yorgunluğu olanlar var. Fetö ile mücadelede sınıfta kaldın, ,siyasete hiç dokunmadın, en büyük destekçisi olan siyasetçilere yeniden görev vererek bizi kırdın” dedi.

İstanbul seçimi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder” demişti. Bu seçim sonuçlarına bu açıdan yaklaşırsak, İstanbul seçimlerini kaybeden AK Parti bu uzun iktidar sürecinin ardından tabloya göre Türkiye’yi kaybedeceğini görmüş olacak ki, tüm kesimler kendilerine göre yorumlar yapıp partinin tekrar toparlanma sürecine girmesini istiyorlar.

Ancak unuttukları bir gerçek var. 2001 yılında Erdemliler Hareketi olarak yola çıkanların içinden yarın öbür gün yeni partiler başka isimler ile yola çıkmanın hazırlıklarını son aşamaya getirmiş durumdalar.

Bekleyip görelim. Yarınlar neleri beraberinde getirecek.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X