Advert
İSLAM’DAN ÖNCE FAİZ
Halit POLAT

İSLAM’DAN ÖNCE FAİZ

Bu içerik 586 kez okundu.

     Şüphesiz faizin zararları ve toplumda bıraktığı olumsuz etki bu konuyu ele almamızı zorunlu kılmıştır. Her Müslümanın faizden uzaklaşması için, faiz konusunu, çeşitlerini bilmesi ve öğrenmesi vaciptir. Çünkü faiz ile iş yapan bir insan, Allah ve resulüne savaş açmıştır. Konunun ehemmiyetinden, toplum ve fert üzerindeki zararı ve toplumda bıraktığı olumsuz etkilerden ötürü konuyu kitap ve sünnette olan delillerle açıklayacağız.

      Yahudilerde Faiz

      Şüphe yoktur ki Yahudiler birçok hile ve haksız yeme yollarına başvurmuş ve bu yollarla peygamberlerini aldatmaya çalışmışlardır.  Bu hileli alışverişlerinden ötürü Allah onlara faizi yasaklamış ve haram kılmıştır.

   Allah-u Teala şöyle buyuruyor: “ Zulümlerinden, çoğu kişiyi Allah’ın yolundan alıkoymalarından ve yasaklandığı halde faiz almalarından dolayı Yahudilere helal edilen temiz şeyleri haram kıldık.” (Nisa 160-161)

     İbn-i Kesir demiştir ki: Allah Yahudilere faizi yasakladı ancak onlar faizi kullandılar, aldılar, farklı farklı yollarla hile yaptılar ve çeşit çeşit yollarla insanların mallarını haksız yere yediler.

      Yahudiler faizi haram kılan nassı değiştirmişlerdi. Şöyle ki; haramlılığı sadece Yahudilerle muameleye has kılmışlardı. Yahudi olmayanlarla muameledeki faizi ise caiz kılmışlardır ve onda hiçbir sakınca görmemişlerdir.

    Rab adındaki Yahudi bir haham şöyle demektedir: Bir Hristiyanın paraya ihtiyacı olduğunda Yahudinin yapması gereken her yönden üzerine çöküp, fahiş bir parayla borçlandırması ve fahiş bir faizi de üzerine eklemesi, borçlunun da ödemeye aciz kalması ve mahkeme kararıyla tüm malını alması gerekir.

     Bu sözden de anlaşıldığı üzere Allah Yahudilere faizi haram kılmış, ancak onlar Allah’ın nassını değiştirmiş ve tahrif etmiş, haramiyeti sadece Yahudilerle yapılan alışverişlere has has görmüş, diğerleriyle faizli alışverişi caiz görmüşlerdir.

       Cahiliye Döneminde Faiz

      Cahiliye döneminde faiz çok fazla yaygındı. Faizi büyük gelirlerden saymışlardı. Faizi mallarının uçsuz bucaksız olan büyük karı olarak görüyorlardı.

      İmam Taberi’den rivayet edildiğine göre Cahiliye devrinde birinin başka birine borcu olduğunda şöyle derdi: Sana şu kadar daha para vereceğim mühletimi ertele, o da ertelerdi.

    Genellikle Cahiliye devrinde yapılan şuydu: “Borcun süresi dolduğunda alacaklı, borcu olana şöyle derdi: Borcunu ödeyecek misin yoksa arttırayım mı? Ödeyemezse borcu daha da arttırırdı ve süreyi belli bir zamana kadar uzatırdı.

      Yine cahiliyede faiz borcun kat kat arttırılması ve develerin yaşının arttırılması ile yapılırdı. Bir şahsın başka birinden alacağı olduğunda ve süre dolduğunda borçluya şöyle derdi: Ödeyecek misin arttırayım mı? Adamda varsa borcunu öderdi. Şayet yoksa borçlu olduğu hayvanın yaşından daha büyük bir yaşa çevirdi. Mesela iki yaşındaki bir deve ödemesi gerekiyorsa üç yaşındaki bir deveye çevirirdi.

     Paralarda da ödeyemezse gelecek yıl biraz daha arttırır, gelecek yıl da yoksa ertesi daha da arttırırdı. Mesela yüz dirhem borç varsa gelecek yıl iki yüz olur, ertesi yıl yine yoksa borç dört yüz dirheme çıkartılır ve borç ödeninceye kadar arttırılmaya devam ederdi. Bu sebeple Yüce Allah “ Ey iman edenler kat kat arttırarak faiz yemeyin. Allah’a karşı günah işlemekten sakının ki kurtuluşa eresiniz” (Âl-i İmran 130) buyurmuştur.

      Cahiliye döneminde faiz daha önce açıkladığımız gibi büyük mal sahibi için karlardan sayılıyordu. Kardeşinin bundan zarar görmesini, fakirliğe düşmesini veya herhangi bir şeyi umursamıyordu.  Önemli olan başkalarının zararına da olsa kişinin uçsuz bucaksız bir mal sahibi olmasıdır. Bu durum cahiliyenin kötü işlerinden, ahlaklarının bozulmasından ve Allah’ın onları yaratmış olduğu fıtratı değiştirmelerinden kaynaklanıyordu. Onlar feoadal bir yapının ve rezilliklerin yaygınlaştığı, başkalarına saygı gösterilmeyen, küçüğün büyüğü saymadığı, zenginin fakire merhamet göstermediği bir toplum içerisinde yaşıyorlardı.  Toplum kendi bu pisliğinin sarhoşluğuyla körü körüne dalmış gidiyordu.

    Ne üzücüdür ki faiz sadece cahiliye dönemine has bir şey olarak kalmamıştır. İslam toplumu olduklarını ve yeryüzünde Allah’ın ahkamını uyguladıklarını iddia eden toplumlarda da yayılmıştır. Öyleyse Allah’ın emirlerini tatbik etmek her Müslümana vaciptir. Müslüman olduğunu söyleyen ancak faizle muamele yapanlara nasihat ettikten sonra onu bu büyük haramdan sakındırmak için “maalesef sen Kur’an indirilmeden ve peygamber gönderilmeden önceki ilk cahiliye dönemindeki gibi faiz batağına bulaşmışsın” deriz.

     İslam’ın Faize Karşı Tutumu

    Faizden sakınılması gerektiği hakkında kitap ve sünnette birçok nass varid olmuştur. Allah’ın kitabı ve Resulullah’ın sünneti safi iki kaynaktır. Kim onlardan alır ve onların içindekine tabi olursa kurtuluşa ermiş olur. Kim onlardan yüz çevirirse dünyada sıkıntı içinde yaşayacaktır. Kıyamet gününde kör olarak haşr edilecektir.

   Bu yazımızda Yahudilikte ve Cahiliye dönemde var olan faizden bahsetmeye çalıştık. Allah’ın izniyle bir sonraki yazımızda faiz yiyenlerin durumu hakkında kitap ve sünnette varid olmuş bazı nasslar aktarmaya çalışacağız. Allah müsteandır ve tevekkül onadır.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ELAZIĞ'DA HUZUR 23 UYGULAMASI
ELAZIĞ'DA HUZUR 23 UYGULAMASI
Milletvekili Bulut MKYK’da
Milletvekili Bulut MKYK’da