Advert
BÜYÜK DAVA!
Nevzat ÜLGER

BÜYÜK DAVA!

Bu içerik 1226 kez okundu.

 Hem insan için hem de vatan için önemli olan dört sıvıdan bahseder Mehmet Akif Ersoy:

         -Ter

         -Kan

         -Gözyaşı

         -Mürekkep

         Ter dökmeden aş ve iş sahibi olmak çok zordur. Ter dökmeden aş ve iş sahibi olmak daha çok rantiyenin ve haramzadenin işi.

         Kan dökmeden kurtarılan vatan yoktur herhalde. Beş şey için kan dökülür diyor evrensel kaide; Can, mal, namus/nesil, akıl ve din. Vatan için kan dökmek Müslümanlar için çok kolay bir iş, çünkü şehitler için cennet garantisi var.

         Gözyaşı dökmeyenin kalbi katılaşmış demektir. Çünkü kalb üzülür göz yaşarır. Merhameti olmayanın gözleri yaşarmaz.

         Mürekkep olmadan kaliteli bir hayat mümkün değil. Cehlin silgisi mürekkeptir. İlmin ve sanatın dünyası olmazsa hayat çekilmez olurdu.

         Aslında bu “dört kardeşleri” çoğaltmak mümkündür:

         -Ahiyan-ı Rum

         -Bacıyan-ı Rum

         -Abdalan-ı Rum

         -Gaziyan-ı Rum

         Anadolu kardeşliği, esnaf ve tüccar yardımlaşması/ahilik ve ticaret ahlakı hep bu “Ahiyan-ı Rum” terkibine ait.

         Anadolu fethinde görev alan kadınlara verilen isim “Bacıyan-ı Rum”. Yakın tarihteki izdüşümü “Nene Hatun” ve benzerleri.

         Anadoluya esas ruhu aşılayan gönül erlerinin ismidir “Abdalan-ı Rum”. Bunlar geçmişin öncülüğünde zamanı/günü geleceğe hazırlayan mücahitler. Kökü mazide olan ati mensupları.

         İlk üç gurubun hazırladığı toprak parçasını ve üzerinde yaşadığı varlıkların tümünü vatanlaştıran insanlara verilen isim de “Gaziyan-ı Rum”. Demek ki toplumların Yavuz’a da, Yunus’a da ihtiyacı var.

         Hatta zaman konusunda da bir dörtlü yapmak mümkündür:

         Geçmiş zaman /mazi

         Şimdiki zaman /hal

         Gelecek zaman zaman /ati

         Modern zaman /işbu rivayet yeni çıktı.

         Geçmiş zaman daha çok hatıralar/anılar deposu. İnsan için tecrübeler yığını. Geleceğe dikkatli yürümek için hazır bir pusula.

         Şimdiki zaman mutluluk çağı. Belki zamanı yeniden inşa etmek, hayatı kolaylaştırmak için icatların ve buluşların yapıldığı hayat dilimi. Sufiler bundan dolayı ibnu’z zaman tabirini kullanıyor. Herkes zamanının çocuğudur tespiti de yaşanan zaman dilimine hem iltifat hem de bir çekiştirme.

         Gelecek zaman beklentiler ve projeksiyonlar dilimidir. Ancak genel bir kaide söyleyelim; gününü kavrayamamış beyinler gelecek tasavvuru kuramazlar. Önce zamanı anlamak gerekir. Felsefenin de en önemli konusu “zaman”.

         Modern zaman daha çok haz ve hız kavramıyla ifade ediliyor. Hedonizm sevimli görünen bir tuzak. Modern zaman fazla değişken olduğu için insanı parçaladı. Modern zaman daha çok randevuların çok olduğu bir dilim.

         Gerçi şair Sabit zaman konusunda çok veciz bir beyit yazmış güne ve geleceğe yönelik olarak:

         “Şeb-i yeldayı müneccimle muvakkit ne bilir

         Müptela-yı gama sor kim geceler kaç saat”

         Günümüz diline aktarırsak; “Yıldız falcısı ile takvim hazırlayan yılın en uzun gecesini nereden bilecek. Bunu dert sahibine sor ki, o sana gecenin kaç saat olduğunu söylesin.”

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X