Advert
TÜRKİYE EKSEN Mİ DEĞİŞTİRİYOR?
SIRAÇ KOÇ

TÜRKİYE EKSEN Mİ DEĞİŞTİRİYOR?

Bu içerik 675 kez okundu.

Türkiye S-400 konusunda beklendiği gibi geri adım atmadı.

Rusya’dan alınan S-400 füze sisteminin Türkiye’ye giriş yaptığı bugünlerde gözler bir kez daha ABD’ye çevrilmiş durumda.

Türkiye, üyesi olduğu NATO tarafından S-400 kullanmasının kendi sistemlerine risk oluşturacağı gerekçesiyle yaptırım listesiyle karşı karşıya.

Üretim aşamasında Türkiye’nin de faal olarak yer aldığı 5’nci nesil F-35 uçaklarının teslim edilmemesi başta olmak üzere, ABD’nin yaptırımlar konusunda ne kadar ileri gideceği de merak konusu.

Çünkü yaptırımların diğer silah sistemlerini de kapsaması ileriki dönemlerde TSK’yı da zor durumda bırakabileceği gibi, ekonomi ayağı da ülkemizin içinde bulunduğu kriz ortamında endişe yaratıyor.

Kimi dış çevrelerde “Türkiye NATO üyesi olmalı mı?” sorusunun yüksek sesle söylendiği bile dile getiriliyor.

Aslında, G20 zirvesinde Başkanların verdikleri mesajlar Suriye, Doğu Akdeniz ve İran konuları masadayken ABD ile Türkiye’nin ortak çıkarları için ayrı düşmeyeceği şeklindeydi.

Bu ılımlı hava füze sisteminin ülkeye girişi ile yerini sanki bir miktar tedirginliğe bırakmış gibi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başkan Trump'ın CAATSA yaptırımlarından feragat etme ya da erteleme yetkisi var. Tablo böyle olduğuna göre zaten orta yolu bulması gereken sayın Trump'ın kendisidir” diyerek olumsuz bir durum beklemediğini söylüyor.

 

Diğer yandan; Türkiye’nin Kıbrıs’ta 2 sondaj gemisi ve bir fırkateyn ile doğalgaz arama çalışması hem ABD’yi hem de Rusya’yı rahatsız etti.

Akdeniz’den çıkarılacak doğalgaz, Avrupa’nın Rusya’ya bağımlılığını azaltacağı için ABD açısından stratejik öneme sahip. Ayrıca, G.Kıbrıs Yönetimi gaz arama yetkisini Amerikalı şirketlere verdi.

Rusya ise yıllardır G.Kıbrıs ile askeri ve ekonomik anlamda iyi ilişkilere sahip. Akdeniz’deki bu kartı ABD’ye kaptırmak istemiyor. İşte bu nedenle Rus Dışişleri Bakanlığı’ndan “Türk araştırma gemilerinin Kıbrıs’ın münhasır ekonomik bölgesine girmesini kaygıyla izliyoruz” diye açıklama gelmesi S-400’leri satın alarak ciddi risk alınan günlerde Türkiye’ye karşı manidar bir açıklama.

 

Aslında her iki sorun birbirinden ayrı gibi görünse de içiçe...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO ve ABD’yi kastederek yaptığı açıklamada: “Batı ittifakı ile kurduğumuz siyasi ve askeri paktlara rağmen, en büyük tehditleri yine onlardan gördüğümüz bir gerçektir. Soğuk Savaş döneminde uzunca bir süre Sovyetler Birliği'ne karşı ileri garnizonluk yapmış olmamız dahi, bizi bu tehditlerden korumaya yetmemiştir.”

Bu önemli tespit en yetkili ağızdan önemli bir aşamaya gelindiğini gösteriyor.

NATO örgütüne ve Amerikan Emperyalizmine 1950’lerden beri karşı çıkan Türk Solunun tezleri bir anlamda bugün karşılık bulmuş oluyor.

Yani Türkiye Cumhuriyeti, stratejik ortak kavramını, stratejik işbirliği ve taktiksel siyaset ile değiştiriyor. ‘Türkiye’nin çıkarları neyi gerektiriyorsa onu yapacağız ve buna aykırı dayatmaları kabul etmeyeceğiz’ şeklinde Ulusalcı bir çizgi izlenecek.

Batı bloku sertleştikçe Doğu bloku ile işbirliğinin daha da artacağı anlaşılıyor.

Batı, kaybetmek istemiyorsa Türkiye politikasını tekrar tekrar gözden geçirmeli.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X