Advert
ÜSTADIN VEFATINA NİYE SEVİNDİLER?
Habib KARAÇORLU

ÜSTADIN VEFATINA NİYE SEVİNDİLER?

Bu içerik 557 kez okundu.

             Bazı önemli şahsiyetler vardır ki hayatlarında ve vefatlarından sonrada fikirleri ve eserleri ile bir turnusol kâğıdı gibi herkesin renginin ortaya çıkmasına sebep olurlar. Geçen hafta kaybettiğimiz değerli üstadımız, Osmanlı beyefendisi, yazar ve münevver, mümtaz şahsiyet sahibi Mehmet Şevket Eygi ağabeyimizin vefatı bizi ne kadar üzüp hüzne boğduysa, birtakım İslam karşıtı, Osmanlı düşmanı, seküler ve materyalist zihniyet sahipleri ve güya kendilerini İslam konusunda söz sahibi sanan ve Müslüman sayan Türkiye’nin Salman Rüşdi’lerini de bir o kadar sevindirdi.

            Burada ismini bile zikretmeye değmeyecek derecede beş para etmez adamlar vefatının arkasından bile ona saldırma terbiyesizliğini göstererek seviyelerinin çok derin çukurlarda olduğunu gösterdiler. “Edepsiz” in birinin:” Bir püsküllü daha gitti.” Diye sevinç naraları atarak bu konuda çektiği videoyu youtubedan midem bulanarak izledim. Aynı bataklıkta çırpınan bir başkası da elli yıl önce İstanbul’da yaşanan sol kesimin “kanlı Pazar” adını verdikleri olaylar nedeniyle onu suçlamış, tıpkı bir komünist  ağzıyla hakaretler yağdırmıştı.

            Bazı sol basın, üstadın vefatını, “gerici yazar öldü” ve “gerici yazarın tabutunu Erdoğan taşıdı” diye haber yaparak ona olan kinlerini açıkça ifade ettiler. Peki, Mehmet Şevket Eygi’ye seküler zihniyet sahipleri ile Salman Rüşdilerin bu denli kin beslemelerinin sebebi neydi? 1991 yılından beri Milli Gazetedeki “Takvimden Yapraklar” adlı köşesinde yazdığı bütün yazıların yaklaşık tamamını okuyan biri olarak kanaatim şudur ki: Merhum Mehmet Şevket Eygi; 1-Katıksız bir İslam müdafii ve mücahidi idi. 2-Osmanlı medeniyet ve kültürünün temsilcisi ve savunucusu idi. 3- Ehl-i sünnet akidesinin yılmaz savunucusuydu. 4-Galatasaray lisesi mezunu olması nedeniyle Fransızcayı çok iyi bildiğinden Batı kültür ve medeniyetine aşina idi, bu da aynı çizgideki yazarlara göre onu fikir müdafaası alanında çetin ceviz yapmıştı.5-Tarihi konulara çok iyi vakıf olduğundan birilerinin ipliğini pazara çıkarma da onu mahir yapmıştı, tıpkı merhum Kadir Mısıroğlu gibi. Onun da ölümüne sevinenler çok olmuştu. 6-Sürekli doğu ve batıya ait eserleri okuyup mukayese yapmasıyla Müslümanların geri kalma nedenlerini çok güzel ortaya koyuyordu.7-İslam’da reform yapmak isteyenleri, arkalarındaki güçleri, niyet ve metotlarını deşifre ederek İslam toplumunu uyarıyordu.8-Halifelik makamının Müslümanların birlik ve beraberliği açısından ne de derecede önemli olduğunu sık sık vurguluyordu. 9-Eğitim konusundaki eksiklikleri ortaya koyarak olması gereken eğitim sistem ve metodunu uzun uzadıya anlatıyordu.10-Din istismarı yaparak bunun üzerinden çıkar sağlayan sahte önderleri “din baronları” diye niteleyerek gerçek yüzlerini ortaya koyuyordu. 11-Siyaset yapmadan lafı evirip çevirmeden dosdoğru bir şekilde inandığı doğruları açıkça yazardı.12-Rejime rengini veren resmi ideoloji ile kavgalıydı, yanlışlarını ortaya koymaktan çekinmezdi.13-Müslümanlar içerisinden sonradan görme zenginlerin yaptığı israfı çok şiddetli şekilde eleştirirdi. 14-Türkiye’deki “kripto Ermeni ve Yahudi” lerin varlığından söz eder, Sebatayistlerin ne denli tehlikeli olduğundan bahsederdi. 15-Milletin vekili olmasına rağmen kendi namına çalışan siyasetçileri eleştirirdi.

Üstad daha onlarca konuda ele aldığı düşünce ve yaptığı tenkitlerle dostların yüreğine su serperken düşmanların yüreğine korku ve kin salmıştı. Vefatından birkaç gün önce yazdığı makalede aynen şunları diyordu:” Elimde imkan, hürriyet, fırsat olduğu halde bazı çok önemli konularda Müslüman kardeşlerimi uyarmazsam, bana ne dersem, ne olurum?.. Kardeşlik vazifemi yapmamış olurum, hain olurum...

Uyarıyorum: İlmi olan, elinde imkân ve fırsat olan Müslümanlar, tashih-i itikad (doğru inanç) konusunda Ümmet-i Muhammed’i mutlaka uyarmalıdır.

Beş vakit namazın kılınması konusunda mutlaka uyarmalıdır. Namaz yitirilirse din elden gider.

Farz namazların cemaatle kılınması konusunda Ümmet mutlaka uyarılmalı, topyekûn bir namaz ve cemaat seferberliği başlatılmalıdır.

            Kadın erkek her Müslüman’ın ilmihalini doğru olarak öğrenmesi için genel bir kampanya başlatılmalıdır.

Tek bir Ümmet şuuru için...Ümmetin başında râşid bir Halife bulunması ve mü’minlerin ona biat ve itaat etmesi için..

Mâruf ile emr ve münkerden nehy için... (Bu yapılmazsa üzerimize azab ineceği Resulullah tarafından bildirilmiştir.)

Kötülükle çok emr edici olan nefs-i emmâremizle büyük cihad yapmak için...

Helâk edici dünya şehvetlerinden kaçınmak ve korunmak için...

Mü’minlerin birbirini sevmesi, desteklemesi, birbirine acıması, birbirlerine düşmanlık etmemesi, ittihad-ı İslam ve uhuvvet-i imaniye (iman kardeşliği) için...

Cemaat, hizip, fırka, sekt holiganlığının, militanlığının, taassubunun (bağnazlığının) önlenmesi için...

İslamî değerlere sarılmak için...

Kur’an’a ve Resulullah’ın Sünnetine yapışmak için. (Kur’an’ı ve Sünneti terk eden Müslüman helak olur.)

İslam medeniyeti ile medeniyetli olmak, Tâğutî ve Deccalî medeniyete karşı olmak için...

Topluma İslam ahlakının hakim olması için..

Evet bendeniz bu konularda yazı yazmazsam, uyarı yapmazsam hâin olurum.

Elinde imkân olan bütün âlim ve ziyalı Müslümanları da Ümmet-i Muhammed’i uyarmaya, emr-i maruf nehy-i münker yapmaya, haddim olmayarak davet ediyorum. Haddimi aşıyorsam afv edilmemi, bağışlanmamı istirham ediyorum.

            Üstad bütün birikimine, ilmi derinliğine, üstün şahsiyeti ile cehd ve gayretinin azametine rağmen çok mütevazı idi. Bu konuda: “Kendimi cümle Müslümanlardan edna (derece ve rütbe olarak en sonuncusu) kabul ediyorum.”diye yazmıştı. Zamanımızdaki kötü gidişatı çok iyi görüyor ve uyarıyordu: “Bin kere yazsam yine azdır. Ahlaksızlıkla yasal meşru sınırlar içinde mücadele etmeyen sözde ahlaklılar, sözde dindarlar, sözde sofular ahlaksızlardan daha ahlaksızdır.”

 

O her zaman Müslümanların birlik ve beraberliğinden yanaydı: “Bir Müslüman’ın sadık ve salih olması için, arada meşrep farklılığı da olsa bütün sâlih müminleri sevmesi gerekir.” Diyordu.

Üstadın çok önemli gördüğüm bazı fikirlerine de burada yer veriyorum: “Akıl çarşıda pazarda para ile satılmaz. Dünyanın en zengini olsan parayla bir zerre akıl satın alamazsın. Akıllanmanın, aklını geliştirmenin bir tek yolu vardır, o da İslamî eğitimdir.  (Gerçek İslamî eğitim, sahtesi yetersizi değil.)

Ülkemizin çok vahim bir Medenî Kanunu ve Ceza Kanunu problemi var, gündem dışında kalmış.

1985’ten beri devam eden PKK terörünün iç yüzünü, mahiyetini bilen yok. Otuz beş senedir ha bitti, ha bitiyor edebiyatı.

Mutlak doğrunun kaynağı İslam dinidir. Mutlak doğrular, Allah’ın Kitabında, Resulullahın Sünnetinde yazılıdır.

            Hayatını davasına adayan, son nefesine kadar Hakkı ortaya koymak ve Hakkı haykırmak konusunda en küçük bir tereddüt göstermeyen fazilet ve irfan sahibi, örnek şahsiyet, üstadımız, ağabeyimiz, değerli insan Mehmet Şevket Eygi Beyefendiyi rahmetle anıyoruz. Varsa Rabbim günahlarını afvü mağfiret eylesin, rahmetine gark etsin, mekânını âli kılsın, her zaman izinden gittiği Hazreti Peygamber (S.A.V.) Efendimize komşu eylesin. Âmin.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
AĞAR: TERÖR ÖRGÜTLERİNİ LANETLİYORUM
AĞAR: TERÖR ÖRGÜTLERİNİ LANETLİYORUM
CİP MESİRE ALANI İLGİ ODAĞI!
CİP MESİRE ALANI İLGİ ODAĞI!