Advert
“NEŞVE”  GÜZEL BİR MEKAN
Nevzat ÜLGER

“NEŞVE” GÜZEL BİR MEKAN

Bu içerik 2145 kez okundu.

        “NEŞVE”, ilimizde Hazardağlı Kavşağı’na bakan, MADO’nun hemen bitişiğinde açılan dinlendirici ve dostluk pekiştirici bir neşvegah. Neşve; sevinç, keyif ve neş’e anlamlarına geliyor. Yiyecek ve içecek adına dünyanın birçok mutfağı neşve’de toplanmış dense yeridir. İşletmecilerini tebrik ederim. Şehir adına bir kazanımdır doğrusu.

         NEŞVE çok iyi dizayn edilmiş, zevkle tefriş edilmiş bir mekan. Hem hizmet çok kaliteli hem de fiyatları uygun.

         Beni bir arkadaşım buraya davet etti. Doğrusu arkadaşımın anlattığından daha zevkli ve güzel bulduğumu belirtmeliyim. İçeriye girince kendinizi yabacı hissetmiyorsunuz ilgililerin sıcak karşılamalarından. Arkadaşımla uzun uzun konuşma fırsatı bulduk ve bu süre zarfında kimse bizden, biz de kimseden rahatsız olmadık. Mekan size bu rahatlığı sağlıyor. Arzu ettiğiniz her yemek var aşağı yukarı. Mönü oldukça zengin. Yemekten sonra da içtiğimiz “cevizli salep” üzerinde konuşmayı hak etti doğrusu.

         Salep soğuk havalarda hem içinizi ısıtır hem de varsa öksürüğünüzü keser. Ülkemizin batı şehirlerinde eskiden beri kullanılıyordu ama doğuda yaygın olarak kullanılmaya başlaması yeni sayılır. Zihin açıcı olduğunu söylüyor salep içicileri.

         İslam’ın kabul edilmesinden sonra alkollü içkilerin yasaklanmasının ardından yaygınlık kazanan içeceklerden biridir salep. Bilindiği gibi salebin ham maddesi orkidelerdir. Belli bölgelerde yetişen kırk türlü orkidenin karışımından elde edilir salep. Sıcak içecekler sıralamasında kendine yer bulabilen bir içecektir.

         Batı dünyası da kahve ile tanışmadan önce salep kullanıcılarındandı. Hatta yağlı ekmekle birlikte servis edildiğini kaydeden kaynaklar var. Gerçi bizde  “Türk Kahvesi” biraz ağır adam içeceği konumundadır ama yeni kuşak salep içmeyi seviyor. Bazen cevizlisini, bazen bademlisini bazen fıstıklısını tercih ediyor.

         Özellikle kış ve bahar aylarında salep içmek şehrimizde daha önce de vardı. Bu günkü Valilik binasının güneydoğu köşesinde bir salepçi vardı. Çaydan daha ziyade salep satıyorum diyordu. Bir elemanını ( kendi oğluydu) yalnız salep için görevlendirmişti. İnsanlar niçin bu kadar salep içiyor diye sorduğumuzda başlardı anlatmaya: “Abiciğim, bağırsaklarında tembellik varsa, öksürüğün varsa, hemoroitin varsa, miden ağrıyorsa salep içeceksin. Üzerine biraz da tarçın döktün mü inşallah şifa olur” diyordu.

         Yeni açılan “NEŞVE” isimli mekandan söze başladık ama nerelere kadar gitti. Artık söz neşve’den açılmışken, klasikle modernin terkibi açısından, böyle bir mekanda eksikliğini hissettiğim Bestesi Süleyman Erguner tarafından “uşşak” makamında bestelenen büyük şairimiz Yahya Kemal’in iki dörtlüğünü de analım:

         “Ömrün şu biten neşvesi tam olsun erenler

          Son meclisi cam üstüne cam olsun erenler

          Şükranla veda ettiğimiz can-ı fedaya

          Son pendimiz ah-lafa devam olsun erenler.

                               *

          Caizse harabat-ı ilahide de her şey

          Yaran yine Rindan-ı Kiram olsun erenler

          Tekrar mülaki oluruz bezm-i ezelde

          Evvel giden ahbaba selam olsun erenler.”

         “Bir acı kahvenin kırk yıl hatırı vardır” demiş bir eren salep tatmadan önce. “NEŞVE”de bir salep içseydi neler derdi acaba? 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X