Advert
PİŞMAN DEĞİLLER VE OLMAYACAKLAR -1-
Mehmet AYAZ

PİŞMAN DEĞİLLER VE OLMAYACAKLAR -1-

Bu içerik 1379 kez okundu.

 Fetö olarak bildiğimiz terör örgütünün içerdeki ve dışardaki elemanlarının yeni bir algı ve manipülasyon çalışması başlattığını görmekteyiz. Aslında onlara uygun gelen tabir yeni bir takiyye operasyonu demek daha doğru olur. Bir mağduriyet sözüdür söylenip duruyor, kim mağdur niye mağdur sorgulayan yok. Yok karı- koca hapiste olurmuymuş, içerde çocuklar var bu doğrumuymuş gibi safsatalar. birinci dereceden fetöcülerin işlemiş oldukları suçtan dolayı aldıkları cezaları ağır gösterme çabası yıllarca bu ülkede bunların zulümlerine maruz kalan insanları canını acıtıyor. Bunlardan biride benim.

Fetö, Devleti ele geçirmek için önüne çıkan kişi, kurum, kuruluş ve diğer islami  grup ve cemaatleri ya bertaraf etme yada ele geçirmek için bir sürü uydurma olaylar kurgulamış, kumpaslar düzenlemiş, olayları gerçeğe aykırı bir şekilde yansıtmıştır. Kimi yaşanan olayları kendi menfaatleri doğrultusunda manipüle etmiştir. Fetö devletin iç ve dış politika, güvenlik, istihbarat gibi hayati önem arzeden birçok alanda yapılan plan ve faaliyetleri ifşa etmiş ve devletin itibarının zedelenmesi için gayret göstermiştir. Örgütün bu kapsamda kendi amacına hizmet etmesi için yaptığı bu psikolojik harekat ve manipülasyonlar neticesinde birçok özel ve tüzel kişilikler ciddi yaralar almışlardır.

 15 Temmuz dan geriye doğru gittikçe fetö denilen hain ve alçak yapının bu ülkeye ve bu ülke insana yaşattıklarının ne kadar korkunç şeyler olduğunu vebinlerce, on binlerce insanın işinden, aşından, ailesinden, özgürlüğünden alıkonulduğunu hatırlarız .Her nasıl adlandırılırsa adlandırılsın, fetö yapılanması, hareketi, örgütü ya da cemaatinin zihniyet, kimlik, yöntem ve kurduğu ilişkiler, ittifaklar itibariyle,Dinlemeler, montaj görüntülerle oluşturulmuş şantaj kasetleri, takipler, kendilerinden olmayanlara yaptıkları zalimlikler ve bütün bu yaptıklarına karşılık inkar politikası ve neticesinde bu tuzağa düşen gafiller.

   Yıllardır kendilerinden olmayanlara değişik iftiralarla, düzmece tutanaklarla soruşturma açıp sürgün etmeler,sicil bozmalar,sonuçta ihraç etmeler. şimdilerde ise haksız yere ihraç edildim diye ağlayanlardan çok, yıllardır bu hain yapının mağdur ettiklerinin mağduriyetleri giderilmeli.

Kurumsal mağduriyetlerin başında kozmik oda olayı, İzmir askeri casusluk davası, 2010 yılı KPSS sorularının çalınması olayı, MİT tırlarının durdurulması olayı, hrant dink olayı, selam tevhid ordusu olayı, İstanbul da korsan bir şekilde HSYK dan örgüt mensuplarını tahliye girişimi, devletin bütün kurumlarını uygun olmayan bir şekilde dinleme yapılması, siyaset kurumuna yönelik operasyonlar,CHP eski genel başkanı Deniz Baykal ile bazı MHP üst düzey yöneticilerine kurulan kaset tuzakları, tahşiye operasyonları, başta Fenerbahçe eski başkanı Aziz Yıldırıma yapılan kumpaslar olmak üzere futbolda şike davası, PKK ve DEAŞ gibi terör örgütleriyle birlikte eylem yapma yada azmettirme, 15 Temmuz darbe teşebbüsü

          Birde kendi menfaatlerine ters düşen kişilere karşı yaptıkları haksızlıklar ve zulümlere bakalım;

Fetötarafından kumpas kurulan şahıslardan bazıları; Vasat örgütü davasında 15 yıl hapis cezası verilen 76 yaşındaki emekli müftü Çetin Yıldırım, Tahşiyeciler kumpası ile tutuklanan Mehmet Doğan, Vasat örgütü davası üzerinden kumpas kurulan ve 13 yıla mahkûm edilen Şahı Merdan Sarı, Selam ve Tevhid örgütü dosyasıyla kumpas kurulan Mustafa İslamoğlu.

Dicle Üniversitesinin Tıp fakültesinde görevli Prof.Dr. Ahmet Yalınkaya aynen şunları diyordu: ‘’Akademik kadrodayım. Hiçbir zaman dışarıdan gönderilen hastaya göndermeyin demedim. Benim elimden bir şey geliyorsa esirgemedim. Cemaat kadroları girdikten sonra bu tür şeyleri yaşamaya başladık. Acil hastalarda direnç gösterme, kabul etmeme, reddetme, yer yok gibi bahanelerle zaman zaman sorunlar yaşadık

 Şanlıurfa’da yapılan “yasadışı dinleme” operasyonunda birçok kişinin telefon numaralarının başka isimler ve alakasız suç isnatlarına dayanılarak dinlendiği, bu dinlemelerin yasadışı olduğunun anlaşılmasına rağmen, dinlemenin bir süre daha devam ettiği, hatta bazı dinleme sürelerinin yeni mahkeme kararları ile tekrar uzatıldığı ortaya çıkmıştı. Yürütülen bu soruşturma kapsamında yeni detaylar ortaya çıkmaya başladı. Dönemin emniyet personeli 17 Aralık Operasyonu ile deşifre olması üzerine söz konusu kayıtları geceleri yaktı. Ancak paralelci polisler, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’ndaki (TİB) kayıtları hesaba katmadı. Yapılan yasadışı dinlemeler tüm yönleriyle önce İçişleri Bakanlığı müfettişleri daha sonra da savcılığa ulaştı.

Kendi telefon numarası bir suçluya aitmiş gibi rapor düzenlenerek dinlenen valinin koruması Ali İhsan Özbek, mahkemede yaptığı savunmada Vali Okutan’a kumpas kurulması için dinlendiğini ifade etti. “Bir valinin yakın korumasının dinlenmesi demek, aslında o valinin dinlenmesi anlamına gelir. Çünkü Vali tüm görüşmelerini yakın korumasının telefonuyla yapar” şeklinde savunma yapan Özbek, Nuri Okutan’ın cemaat imamlarının arsa, cemaatçi polislere maaş ödülü, okul yeri tahsisi, SODES Projelerinde kendilerinin kurduğu derneklerin desteklenmesi gibi taleplerini reddettiğini ve önceki Valilik dönemlerinde de bu yapıya mukavemet gösterdiği için hedef haline geldiğini belirtti.

FETÖ terör örgütü kendilerinden olmayan ve "himmet" adı altına kendilerine haraç ödemeyen bir çok iş adamına kumpaslar kuruldu. Şanlıurfalı iş adamı  örgüt tarafından mağdur edildi! Azerbaycan'da restorantları başta olmak üzere birçok yatırım ortaklığı olan işadamı gerekçesiz olarak ülkeye alınmadı.

'FETÖ’nün TSK’daki yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında, 2010 KPSS davası sanıklarından eski öğretmen Hakan Meşhur’un “mahrem imam” olduğu belirlendi. O dönem ifadesinde, sorular çok kolay olduğu için karalama bile yapmadan çözebildiğini iddia eden Meşhur, ankesör soruşturmasında gözaltına alınınca itirafçı oldu. Meşhur, sınavdan iki gün önce soruların kendisine verildiğini anlattı. Dicle Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Matematik bölümü mezunu olduğunu belirten Meşhur, kopya skandalının yaşandığı 2010 KPSS sınavından 94 puan alarak Van’da matematik öğretmeni olarak Abdurrahman Gazi Anadolu Lisesi’ne atandığını kaydetti. 2010 KPSS kopya soruşturmasında gözaltına alındığını, bir süre tutuklu kaldıktan sonra 26 Mayıs 2016’da serbest bırakıldığını belirten Meşhur, “Serdar” kod adını kullandığını kaydetti.

Eski Polis Memuru Yakup Görmüş: Bazı polisler istemeden de olsa cemaat yapılanmasına girmek zorunda kalıyordu. Bizim gibi bazıları da direniyordu. Bir gün bir arkadaşım görevden döndükten sonra sırf müdüre yaranmak için abdesti olmadığı halde namaz kıldı. Amaç paralel yapının hedefinde olmamak ve onlara hoş görünmekti. Bunun neresinde din, bunun neresi Müslümanlık. Biz kimseye sesimizi duyuramadık. Kimi kime şikayet edeceğimizi bilemedik. Bu yapılanmayı biliyorduk ama kimseye anlatamıyorduk. Cemaat ablalarının toplantısına eşlerimiz davet ediliyordu. Göndermediğimiz için hedef olduk.
 Terör örgütü El Kaide ile bağlantısı olduğu iddiasıyla 2010 yılında yürütülen operasyonda gözaltına alınan ve "Tahşiyeciler" adlı grubun lideri olduğu suçlamasıyla 17 ay cezaevinde tutuklu kalan emekli imam Mehmet Doğan, "paralel yapının" kendisini mağdur ettiğini söyledi.Fethullah Gülen'in "Başörtüsü füruattır" sözünü, "Rumuzü'l Kur'an" adlı eserinde eleştirmesinden sonra paralel yapının hedefi haline geldiğini ve bundan dolayı da tutuklandığını söyledi.

Devamı haftaya....

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X