Advert
KARŞIMIZDAKİ BEYAZ ÖNLÜKLÜLER DE İNSAN
Mehmet AYAZ

KARŞIMIZDAKİ BEYAZ ÖNLÜKLÜLER DE İNSAN

Bu içerik 137 kez okundu.

Hepimizin çocukluk yıllarında, yani daha okula başlamadan yapacağımız meslek büyüklerimizce belirlenmiştir. Anne veya babalar “Benim çocuğum doktor olacak, mühendis olacak, hâkim olacak, öğretmen olacak” gibi yönlendirmelerle geleceğimizi çizmeye başlarlar. Bizler de büyüdükçe okullarımızı bir bir bitirdikçe bu hedefe ulaşmak adına çaba harcarız. Hani bize biçilen mesleği elde etmek anne ve babalarımızı mutlu etmek onları gururlandırmak adına gece gündüz demez çalışırız.

Belirlenen daha doğrusu bize layık görülen mesleklere, bazıları ulaşarak bu konuda muzaffer olurlar, bazıları ise bu mesleklerin yerine farklı mesleklerin sahibi olurlar. Ama neticede anne ve babalarının istediği meslek grubunda olamazlar. İşte bunlar içinde sürekli olarak ön plana çıkan bir meslek var. Doktorluk.

Gerçekten dışarıdan baktığımızda çok önemli. Ancak içine girdiğimizde, bize hizmet veren bu meslek grubundaki insanların ne kadar acı çektiğini, ne kadar fedakârlık yaptığını görürüz, anlarız. Çünkü bu meslek grubunda eğitimine devam etmek isteyenlerin bir ömür boyunca eğitim almaları gerektiğini hiç düşünmeyiz. Öyle tıp fakültesine girdi, 6 yıl okudu ve mezun olarak diplomasını alarak doktor oldu diyoruz da, bu bize göre. Aslında doktor olmaları onların eğitimini bitirmiyor. Tam tarsine yeni başlıyor. Mecburi hizmet başlıyor, ardından Tıpta Uzmanlık Sınavı, asistanlık, doçentlik, profesörlük derken bu insanların yani doktorların gençliği de gidiyor. Bu meslek grubunda yer alanlar diğer meslek grubundakilerden farklı olarak öğrenciliklerini devam ettiriyorlar.

Çünkü bizler onlara çok farklı bakıyoruz. Çünkü bizler onları doktor olarak görüyoruz. Çünkü bizler onları hayat kurtarma adına insanüstü güçleri olan varlıklar olarak tanıyoruz. Çünkü bizler onları biz ne kadar sıkıntılı olursak olalım, onların hiçbir sıkıntısı olmadığını düşünürüz.

Aslında onların insan olduğunu, bizim gibi sıkıntıları olduğunu, bir ailelerinin olduğunu, çocukları olduğunu, onların da kendilerine göre bir hayatı bulunduğunu, onların da insan olduğunu unutuyoruz.

Okullarını bitirdiklerinde beyaz önlüklerini giydiklerinde ettikleri yemine bağlı kaldıklarını ve ellerinin altındaki insanların yaşadıkları acılarını dindirmek adına kendilerinin acı çektiğini bilmemiz gerekiyor.

Bizler uğruna gençliğini, yaşantısını, ailelerini, hayatlarını ikinci planda bıraktıklarını bilmemiz gerekiyor. Beyaz önlük giyip, yemin eden ve yaşantıları bolunca insana hizmet için gece gündüz demeden çalışan doktorlarımız hiç mi saygıyı hak etmedi?

Yaşamın içinde farklı yerlerde gördüğümüz bazı olumsuz davranışların içinde hep doktorlarımız var. Tabi sağlık çalışanları da bu sıkıntılarda yer alıyor. Onlara da doktorlara yapılan şiddet gibi şiddet uygulanıyor. Bizler kendi derdimizin iyileşmesine gayret gösteren beyaz önlüklülerin de dertlerinin bulunduğunu bilelim ve onların da insan olduklarını unutmayalım.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Takımımız ligde yer alacak
Takımımız ligde yer alacak