Advert
İBLİS HAKLI ÇIKTI
Beşir İSLAMOĞLU

İBLİS HAKLI ÇIKTI

Bu içerik 179 kez okundu.

 

Bu makalede “İblis, kimdir, şeytan kimdir, Niçin secde etmediler, secde etmek ne demektir, bu kıssa bizatihi yaşanmış mıdır, yoksa Rabbimizin bir senaryoso mudur” gibi sorular üzerinde durmayacağım.

Bu makalede, asıl bizi ilgilendiren şu dört sorunun cevabını aramaya çalışacağım.

İblis/şeytan ne demişti?

Ne zaman demişti?

Niçin Demişti?

Ademoğlu ne yaptı da İblisi haklı çıkardı?

Bu dört soruyu cevaplamak için, Araf suresinde geçen Allah ile İblisin diyaloğuna kısaca bakmak gerekir.

Rabbimiz olan Allah bu diyaloğu şöyle anlatmaktadır:

“Ey insanlar! Sizi yeryüzüne yerleştiren biziz. Sizin için orada iyi yaşam koşulları hazırlayan da biziz; ancak siz, bize karşı olan sorumluluklarınızı yerine getirmiyorsunuz ve çok az şükrediyorsunuz.

Sizi yarattık, sonra size şekil verdik; sonra da meleklere, “Ademi saygıyla selamlayın” diye emrettik. İblisin dışındakilerin tümü saygı gösterdi; ancak o, saygı gösterenlerden olmadı.”

“İblis emre karşı geldi, büyüklük tasladı ve nankörlerden oldu.” (Bakara 34)

“Allah iblise, sana emrettiğim halde, Adem’e saygı göstermekten seni alıkoyan nedir” diye sorduğunda, İblis, “beni ateşten, onu topraktan yarattın. Ben ondan üstünüm” dedi.

Bunun üzerine Allah onu oradan uzaklaştırdı. İblis de kıyamete kadar süre istedi ve dedi ki “ben de senin kullarını saptıracağım. Öyle ki sen onların çoğunu sana şükreden kimseler olarak bulamayacaksın.”

Allah dedi ki: Sana süre verdim; defol karşımdan! Onlardan kim sana uyarsa, bilin ki cehennemi sizlerle dolduracağım.” (Araf 10-18)

İblis/şeytan ne demiş oldu? “Ben, senin kullarını saptıracağım. Öyle ki sen onların çoğunu sana şükreden kimseler olarak bulamayacaksın.”

İblis ne zaman dedi? İnsanlık tarihinin başında, Ademoğullarının ilk yaratılışında dedi.

Niçin dedi? Büyüklük taslayıp Allah tarafından kovulduğu için dedi.

Peki, Ademoğlu ne yaptı da İblisi haklı çıkardı? İşte asıl üzerinde durulması gereken husus budur. Evet, biz insanlar ne yaptık ki İblisi haklı çıkardık ve onu memnun ettik?

İşte Kur’an’dan cevabı:

“Doğrusu İblis, onlarla ilgili tespitinde HAKLI ÇIKTI (isabet etti). Nitekim inanan bir grup insan dışında hepsi İblis’in ardına düştüler.

Oysa İblis’in onlar üzerinde hiçbir zorlayıcı gücü yoktu…” (Sebe 20)

Allah, “İblis haklı çıktı” bilgisini bizlere ne zaman bildiriyor? Tabi ki 7. Yüz yılın ilk çeyreğinde Muhammed as’a indirilen vahiyle bildirmektedir.

İnsanlık tarihinden o tarihe kadar belki beş milyon yıl geçti. Bu zaman zarfında yaşayanlar, maalesef şeytanı haklı çıkardılar. Ne yapmakla şeytanı haklı çıkardılar? Zaten ayette cevabı verilmiştir: “İblis’in ardına düşerek”, Allah’a tabi olacakları yerde, İblise tabi olarak onu haklı çıkardılar.

Şimdi can alıcı soru şudur: Acaba, vahyin indirildiği 7. Yüzyıldan bu yana geçen on dört asır içerisinde İblisi/şeytanı ne kadar haklı çıkardık, ne kadar insan Allah’a tabi olacağı yerde ona tabi oldu?

Şimdi, 7. Yüz yıldan bu yana kısaca bir göz atalım; bakalım insanlar, Allah’ın mesajlarına ne kadar kullak vermişler, ne kadarını yerine getirmişlerdir?

Bu dönemin insanlarına baktığımızda savaştan başka nerdeyse başka bir şey göremiyoruz. Müslümanların kendi aralarındaki, Hristiyanların da kendi aralarındaki savaşlardan tutun da devletler arsı savşlara kadar tarih hep savaşlarla doludur.

Bu savaşlarda haksız yere öldürülenler, ayaklar altında can verenler, ülkelerinden (topraklarından) olanlar, dul ve yetim kalanlar, aç ve açıkta kalanların mutlaka ağır bir faturası olacaktır.

Yaşadığımız bu son yüz yılda dünyadaki zalim ve müstekbirlerin tüm dünyada yaptıkları zulüm ve insanlık dışı muamelelerine hep birlikte şahit olmaktayız.

Kimsesiz, güçsüz, evsiz, barksız, ülkesiz, aç, sefil bırakılmış mazlumların neler çektiğine tüm dünya bu modern zamanlarda televizyonlardan gözleriyle görerek seyirci kalmaktadır.

Zulüm ve haksızlıklar konusunda baktığımızda, Müslüman olduğunu iddia eden ülke halklarının, halkı Müslüman olmayan ülke halklarından bir farkının kalmadığını görürüz. Küçük bir azınlık hariç, yaşantımız baştan sona Allah’ı değil, şeytanı sevindirmektedir.

Allah’a iman iddiasında olanlar, hayatı boyunca kimi sevdirdiğine iyi ve doğru bakmalıdırlar. İhtiyaç sahibi mağdur insanları ihmal edip birkaç ibadeti yerine getirerek Allah’ı razı ettiğini zan edenler kesinlikle yanılmış ve kaybetmişlerdir.

O halde, derdimiz ve maksadımız şeytanı değilde Allah’ı sevindirmek (razı etmek) ise, mutlaka Allah’ın kitabından ne yapmamız gerektiğini öğrenip ona göre davranmamız gerkir. Aksi takdirde, İblisi/şeytanı sevindirerek haklı çıkartırız.

O zaman da şu ayetin muhatabı oluruz:

“Ey iblis/ şeytan! Git, uzaklaş benden; insanlardan kim sana uyarsa, bilin ki cehennemi sizlerle (bana karşı gelenlerle) dolduracağım.”

Selam ve muhabbetlerimle…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X