Advert
İŞSİZLİK VE YOKSULLUĞU NEDEN KONUŞMUYORUZ?
Evren DEMİRDAŞ

İŞSİZLİK VE YOKSULLUĞU NEDEN KONUŞMUYORUZ?

Bu içerik 378 kez okundu.

Hiç şüphe yoktur ki Türkiye’nin en can yakıcı konusu işsizlik ve yoksullaşma…

Fakat gerçek sorunlarımızı maalesef konuşmuyoruz, ülkenin en önemli sorunu nedir diye vatandaşa sorulduğunda yüzde 55’i yoksulluk ve işsizlik cevabı veriyor.

Ancak buna rağmen Türkiye’nin temel sorunu hale gelen, insanları intihara sürükleyen, gençlerin özgüvenini kaybetmesine sebep olan bu sorunları ne yazık ki tartışmıyoruz.

Neyi tartışıyoruz? “Hangi CHP’li saraya gitti, Erdoğan bugün şunu söyledi, Kemal Kılıçdaroğlu şöyle eleştirdi” diyerek günlerini harcayan ve büyük bir sorumsuzlukla memleketin can alıcı konularını bir şekilde erteliyoruz.

 Siyaset vatandaşın asıl gündemini kendi çürümüş gündemiyle meşgul ediyor. Toplumun sorunlarını konuşmamızı engelliyor, ülkenin gerçek sorunlarını konuşmamızı engelliyor, tartışmaktan, birbirimize hakaret etmekten hepimizin sorunu olan asıl meseleleri tartışmıyoruz.

Bunların en başında işsizlik geliyor. İşsizlik rakamları açıklandığında muhalefetin liderleri birkaç gün televizyonlarda tepki gösteriyor ve iki gün sonra unutuluyor.

 Sonrasında ülke o kısır gündemine dönüyor ve dedikodu üzerine yürüyen siyasete hapsolarak liderler birbirleriyle laf yarışına giriyor.

 Öbür tarafta  bu sorunların can yaktığı insanlar kendi dertleriyle baş başa kalıyorlar. Kendi sorunlarımızı konuşmamız lazım ne yapacağız nasıl çıkacağız buradan?

Ülkemiz berbat bir noktaya sürükleniyor eğer bu sorunlarımızı konuşmazsak daha da berbat bir yere gidecek. 

İnsanların hayatları söz konusu. intiharlar, yıkımlar, yoksulluk, eğitimsizlik, işsizlik gibi ülkenin temel problemleri bir tarafa itilemez.

Bir ülke bununla varolabilir, geleceğini bununla koruyabilir. Yapsalar da, dinlemeseler de konuşmamız lazım birbirimize sesimizi ulaştırmamız lazım.

Buna çözüm aradığımızı, kafa yorduğumuzu bir çıkış yaratmaya çalıştığımızı her ortamda göstermemiz lazım.

Başka türlü çıkamayız bu yoldan…

Şuanda bu yazıyı okuyanlar içerisinde muhtemelen yarın öbürgün işsiz kalacak olanlarda var.

Çünkü Türkiye’de korkunç bir güvencesizlik var. 2 bin liraya, 3 bin liraya çalışıyor olmanız güvende olduğunuz anlamına gelmiyor.

Çünkü bir ülkede ekonomi baş aşağı giderken her alanda büyük bir tahribat yaşanırken hiçbirimiz güvende değiliz.

Kaderi bir kişinin iki dudağı arasında olan, patronun ya da devletteki bir KHK ile işsiz kalma tehlikesiyle karşı karşıya olan milyonlarca kişiyiz.  Türkiye’de korkunç bir işsizlik olmasına rağmen bunu çözmek için hiç kimsenin bir iradesi yok.

Sadece iktidarın değil, kaldı ki iktidarın zaten gündeminde böyle bir konuda yok. İktidar zaten Türkiye’yi gözden çıkarmış. İktidar yoksulluğu, işsizliği, sefaleti ve eğitimsizlikten kaynaklanan cehaleti sürüklenmeyi bırakmış.

Ülkemizde 40 milyona yakın insan yoksulluk sınırında yaşıyor  buna rağmen iktidar insanların işsizlikten ne duruma geldiğini kavrayamıyor.  

Onlar sadece “yeter ki bizim iktidarımız bir sıkıntıya düşmesin” derdinde. İnsanlar siyanürle intihar ediyorlar bu intiharları kendi iktidarlarına tehdit olarak algılayan bir iktidardan çözüm üretmesini ummak ahmaklık olur.

Sadece iktidar değil muhalefette bunu kavramıyor olacak ki sadece tepki göstermekten başka somut bir çözüm önerisi sunamıyorlar.

"Bu ülkede bu işsizlik neden bitmiyor" diyen kalıcı bir hale dönüşmüş olan bu sorun karşısında hiçbir muhalefet partisinin somut bir önerisi yok.

Siyasetçilerin bizim derdimizde ilgilenmek gibi bir durumları  da yok. Siyasetçiler Türkiye’nin sorunlarıyla ilgilenmiyorlar sadece vatandaşın can yakıcı temel sorunları üzerinde laf cambazlığı yapıyorlar.

Bunlara teslim olamayız!

Kendi hayatımızı, geleceğimizi düşünmek ve bunun için bir şeyler yapmak, bir çaba göstermek zorundayız. Bunun için inisiyatif yaratmalıyız bu sadece siyaset yaparak olmaz.

Sesimizi yükseltmemiz etrafımızla diyalog kurmamız lazım. Çünkü Kürdü, Türkü, Alevi’si, dindarı, Atatürkçüsü, solcusu hepimiz işsiziz. Yarın kalktığımızda “ne yapacağım?” endişesi hepimizde var bunları konuşmamız gerekiyor.

Bir çıkış yaratmamız lazım siyasetçileri hizaya getirmemiz lazım, hesap sormamız lazım, yakalarına asılmamız lazım.

"Neden işsizliği konuşup da bir tek çözüm önerisi üretmiyorsun dememiz" lazım. Eğer yapmazsak hepimiz perişan bir hale sürükleneceğiz.  Eğer biz bir şey yapmazsak hiç kimse bir şey yapmayacak sesimizi yükseltelim.

Kimliğimize, dinimize, yaşam tarzımıza, başörtümüze bakmadan hepimizin yoksul güvencesiz olduğunu fark edelim ve bir birliktelik kurup ayağa kalkmanın yolunu arayalım.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X