Advert
ESKİ KOMŞULUKLARI ÖZLEYENLERLE ZAMANA YOLCULUK...
Selahaddin CANPOLAT

ESKİ KOMŞULUKLARI ÖZLEYENLERLE ZAMANA YOLCULUK...

Bu içerik 8473 kez okundu.

Büyük şehirlerdeki komşuluklar ekseriya, birbirinin ahvalinden habersiz olan ölülerin mezar komşuluğuna benzerler. 

Allah bana bir verirse arkadaşıma, komşuma iki versin diye düşünürsen, seninki üç olur. Eğer arkadaşın veya komşun böyle düşünmüyorsa, onunki ikide kalır.

Bu duygu düşünce ve ifadelerden sonra bakın ucu kırık kalemimle siz okurlarıma takipçilerime altta neler hatırlatıyorum.

Haberkent Gazetemizin Çok Kıymetli okurları köşe yazılarımızın, yazarlarımızın kıymetli takipçileri;

Ahir zaman alameti mi, teknolojinin değiştirdiği nesiller mi yoksa manevi açıdan insanların boşlukta olması mı? Bakmayın siz şimdilerde kimsede komşuluk ilişkisi kalmadığına. Eskiden komşuluk çok ama çok önemliydi. Komşunun hakkı da hatırı da vardı.

Büyük şehirlerde apartmanlar, siteler içerisine hapsedilmiş insanlığımızı komşuluk ilişkilerini bırakıp ta daha fazla yalnızlaştırmayalım. Dört duvar arasında sözde sosyal olan teknolojik cihazlara ve internete kurban etmeyelim ailemizi, komşularımızı. Saatlerce mesai yapma daha çok çalışma daha çok kazanma ve satın alma hırsıyla doldurulmuş gönüllerin huzura ermeyeceğini öğrendik öğreniyoruz.

Komşularımızla, tanışalım sıcak ve samimi bir selam verelim, içten hal ve hatırlarını soralım, bayram ve kandillerde tebrikleşelim, ortak yaşadığımız alanlarda birbirimize maddi, manevi yardımcı olalım gürültü veya temizlik kurallarına riayet edelim. Çocuklarımız tanışsın mahallede oynasın birlikte. Toplum olarak birlik olmayı birlikte yaşamayı ve her şeyden önemlisi birbirimize güvenmeyi hatırlayalım tekrar. İşte bize, size eski komşulukları hatırlatacak bir kaç başlıktan bahsedeyim...

a) YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA

Eskiden komşular taşınırken birbirlerine yardım ederdi…

Mahallemize bir komşu taşınacak olsa herkes yardımına koşar evi hep birlikte taşınırdı. Olurda mahallenin yeni sakini taşınma telaşıyla evde yemek pişiremez diye akşam mahalledeki komşulardan birer tabak yemek gelirdi. Mahallede birisi yaz kış için hazırlık, temizlik yapsa ona yardıma gidilir hep birlikte hazırlanılırdı. Mahalle sakinlerinden biri kızını oğlunu evlendirecek olsa mahalleli birlik olur çeyizini hazırlamasına yardım ederdi, düğünlerde her komşu tabak çatal kaşıklarını o düğün evine getirir her kes değişik renklerde orlon bağlar düğün bittikten sonra her kes kendine ait emanet bıraktığı tabaklarını aynı renklerde alırlardı.Bak şimdiden ahh ah  çekmeye ben başladım ya siz?

b) BİRLİKTE YAŞAMA

Eski günlerde birlik beraberlik çocukken başlardı.

Eskiden mahallenin çocukları bahçede, sokakta, mahallede birlikte kardeşçe oynar hep birlikte büyürlerdi. Birinin annesi pişi yapsa diğer çocuklara da gönderirdi. Paylaşmayı Sosyal medyada değil mahallede öğrenirdi çocuklar. Kimse kimsenin balkonuna halı çırpmaz, sofra bezi silkmez, balkon yıkamazdı. Belki de kalabalık şehirler bozdu insanların fıtratını. Hırsızlık olmazdı mahallede. Gönüllerde kilit yoktu ki kapılarda da olsun. Yazın aileler kapı açık yatardı evde, balkonda. Herkes mahallenin bekçisiydi. Vicdanının polisi. Gece mahallede bir olay olsa evinde oturup çayını yudumlayıp “Banane..!

(bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın”) demezdi.

Evli olanlar karı koca kavga ediyorsa arası bulunurdu. Mahallenin delikanlı ağır abileri vardı. Çocuklar kavga etse mahallede küfür edilse, yaramazlık olsa ilk müdahaleyi onlar yapardı.Ben Yine ahh ahh çekecem sizi bilmem buyrun devam;

c) SOHBET, MUHABBET

Eski Komşularda Sohbet ve Muhabbet

Komşu demek dertlerini anlatabileceğin dost demekti. Akşam kapısını çalacağın misafirliğe gideceğin yoldaş demekti. Sabah işe giderken kapıda gördüğünde selam verip aldığın ayak üstü hasbihal edip içini döktüğün arkadaş demekti. Eskiden yoktu PSİKOLOG, Zira psikolojinizi düzelten sorunlarınızı, sıkıntılarını dinleyen, çözen komşuluklar, dostluklar vardı.

d) AHDE VEFA MERHAMET

Eski insanlarda merhamet ve vefa duygusu

Mahalleden biri maddi manevi iflas etse hep birlik olunur sıkıntısına çareler aranırdı. Düşene tekme atılmaz kolunda tutup kaldırılırdı.

((“Merhamet etmeyene merhamet edilmez”))

düstûruna sahiptiler. Herkes mahallede kim aç kim tok bilirdi. Komşusuna kokacak bir yemek piştiğinde canı çekebilir diye bir tabakta ona gönderilirdi ve “O” tabak asla boş geri gönderilmezdi. Anadolu insanının engin vefa duygusunun olmazsa olmazdı, insanlar  Düşünceliydi,Vefalıydı. Yaptığı iyiliği unutur yapılan iyiliği asla unutmazdı. Hangimiz komşumuzun külüne muhtaç olmadık ki… Vahki ne vah

e) SEVGİ SAYGI SABIR

Kimse birbirine bağırıp çağırmazdı. Mahallede çocukları kavga edip gelse “sarılın bakalım birbirinize” deyip barıştırılırdı. Kimse küs kalmazdı o zamanlarda. Bayramlar fırsat bilinir küsler barıştırılırdı. Sevgi vardı insanların gözlerinde, sözlerinde. Çocukları mahallede görünce başları okşanır bakkaldan alınan şekerlerden verilirdi. ((“Yaratılanı sev yaratandan ötürü”)) sözünü unutmamıştı o devirde insanlar. Saatlerce çeşme sırası beklese de önündekini itip kakmazdı. Hastane, ekmek, tüp, gaz lambası kuyruğunda geçen ömürler birbirine saygıyla geçip gitti. Sabır vardı o eski insanlarda. Beklemenin, sahip olmanın bir anlamı vardı. Şimdi 15 yaşında çocuğa her şeyi verdik. Yukarıdakiler hariç. Sonra da otobüse yaşlı, hamile, çocuklu bayan bindiğinde yer vermesini bekliyoruz. Çok üzücü bir durum. Vahh, vah

Yukarıda belirttiğim daha yüzlerce konudan sadece Beş tanesiydi.

İşte eskiler bu Beş maddede buldular “O eski komşulukları” Peygamber efendimiz (S.A.V). bir Hadis-i Şeriflerinde şöyle buyurdular.

Cebrâil, bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki; ben (Allah Teâlâ) komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim. Eskiler bu nedenle

(“Ev alma komşu al”)

dediler atasözlerinde. Komşuluk gerçekten çok dikkat etmemiz gereken ve eskiye döndüremesekte elimizden geldiğince yaşamaya çalışmamız gereken güzel hasletlerden biri. Eski komşulukları yaşamaya çalışsak bile önce mahallemiz, sonra sokağımız, caddemiz, ilçemiz nihayetinde ülkemiz şimdi olduğundan çok daha iyi olabilir mi acaba?

Eskiden akrabalar ve komşular ile iç içeydik. Onlar bize gelir biz onlara giderdik, yemek götürür, yemek alırdık. Hep birlikte sohbet eder çay içerdik. Fakat artık böyle güzel günler geride kaldı. Ben bu durumu, hayatımıza giren teknoloji ve siyasetin değiştirdiğini düşünüyorum.

Bu konular özlem duyduğumuz konular olduğu için diğer sayılarda da bolca bahsedeceğim kaleme alacağım.

HaberKent Gazetesi imtiyaz sahibi Sayın Mustafa KOÇ nezdinde gazetemizin tüm görevlilerine yazarlarımıza ve ülkenin her köşesinden bizi izleyen takip eden insana insanlığa selam olsun. Vesselam

Kul Selahaddin CANPOLAT

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X