Advert
BÜYÜTMEK İSTEMİYORLAR AMA BÜYÜYECEĞİZ
Nevzat ÜLGER

BÜYÜTMEK İSTEMİYORLAR AMA BÜYÜYECEĞİZ

Bu içerik 1893 kez okundu.

   Büyütmek istemiyorlar ama biz bu işe baş koyduk, büyüyeceğiz. Yalnız kalkınmak bize yetmez, büyüyeceğiz de. Büyüme hızımız yüzde 8,8’i yakaladı ama içerden ve dışarıdan frene basın diyen çok oldu. Yavaşladık, bereket ki durmadık. Tekrar hızlandık, dört tane ağacı bahane ederek 160 milyara mal olan Gezi olayını çıkarttılar. Sonra 17 ve 25 Aralık oyunuyla 60 milyarımızı heba ettiler. Otuz yıllık PKK oyunuyla kaybımız 12 haneli rakamları buldu. Gerçi her olaydan güçlenerek çıkıyoruz ama geldiğimiz noktalar çok gerilerde olduğu için büyüme yavaş seyrediyor.

    Yıl 1923, ülke nüfusu 13 milyon. Kırk bin köyün ancak üç bininde okul var. Nüfusun % 80’i köyde yaşıyor. Ülkede okur-yazar oranı % 2. Tüm ülkedeki ilkokul öğrencisi sayısı 350.000’den biraz fazla. Çatı kiremitleri bile ithal. TBMM çatısının onarma işini alan Vehbi Koç, kiremitleri çocuklara ihale ediyor. Ülkede toplam sanayi kuruluşu üç yüzü bulmuyor. Bu kuruluşların da % 15’i Türklere ait. Bir halı fabrikası, bir bez farikası, bir yün iplik fabrikası bir de deri fabrikası var. Fabrikaların biri Hereke’de, biri Bakırköy’de diğerleri Beykoz’da. Ardından 1929 Dünya Ekonomik Krizi. O zaman dünya parası dolar değil sterlin. Bir sterlin on bir lira. Bir kilo şeker için 3,5 kilo buğday veriyorlar. İnsanlar nakit paraya hasret.

     Bilindiği üzere en son 2002 yılında 3.000 dolar seviyelerinde gezinen kişi başı gelirimizi, birileri hoşlanmasa da 11.000 doların üzerine çıkarabildik. Bu irtifaya dünya hayran ama bizdeki insanların % 30’u üzülüyor. İktisatçıların tespitleriyle “Yüksek Gelir Gurubu”na geçmek için yolun % 80’ini geçmiş durumdayız. Ancak son yıllarda yatırımsız büyüyoruz. Demek ki şiddetle yatırıma yönelmeliyiz. Hem üst gelir gurubuna geçebilmek için, hem de sürdürülebilir ve kaliteli büyüme için yatırım şart.

     Bu konuda hükümet ne düşünüyor? İşte Başbakanın söyledikleri:

    1- Tüketim malları ithalatına fren: Enerji üretiminde kullanılan teçhizat yurt içinde üretilecek. Elektrikli araçlar için pil üretimi ticari safhaya hazır hale getirilecek. Rafineri ve petrokimya tesisleri kurulacak.

    2- Teknolojik ürün üretene destek verilecek: AR-GE yapan firmalara destekler sağlanacak.

    3- Kamu alımında yerliye öncelik verilecek: İthalatta KOBİ’lere öncelik verilecek.

    4- Kuraklığa dayanıklı ürünlere öncelik verilecek: Sulama sistemleri kapalı sisteme dönüştürülecek. Kuraklığa dayanıklı ürünler tercih edilecek. Arazi toplulaştırılması yapılacak.

    5- Enerji verimliliği artırılacak. Elektrikli araçlara öncelik verilecek. Enerji verimliliği yüksek olan ev aletlerine düşük vergi uygulanacak. Evlerin yalıtımlı olmaları sağlanacak.

     6- Kaya gazı için çalışmalar başlatılacak.

     7- İlaçta molekül keşfi yapılacak.

     8- Okullara sağlık turizmi dersi konulacak.

     9- İran’la taşıma sorunu çözülecek.

     Neler yapılabilir?

     Yatırımların tekrar başlatılması açısından, gelişmiş dünya yatırımı nasıl yapıyorsa bizim de aynı modeli uygulamamız mümkündür. Dünya artık faizli kredi ile yatırım yapmıyor. Onların benimsedikleri model, “Risk sermaye Yönetimi” eliyle faizsiz yatırım yapmak şeklindedir. Bizim de Kalkınma Bankası, Halk Bankası ve Katılım Bankaları üzerinde yapılacak birkaç mevzuat değişikliği, biraz ince işçilik yaparak faizsiz kredi ile yatırım yapma şansımız oldukça yüksektir. Yeni bir kalkınma hamlesi için faizsiz kredi sistemi şarttır. Aksi halde 30 yıl beklememiz gerekebilir. Bu ülke tez zamanda “Üst Gelir Gurubu”na geçerek gelirin adil dağılımını sağlamalı, evrensel hukuku tam manası ile benimsemelidir. Unutmayalım; insan ekonomi için değil, ekonomi insan içindir. Sosyal devletin görevi en sıradan insanı dahi mutlu etmek olmalıdır.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Takımımız ligde yer alacak
Takımımız ligde yer alacak