Advert
GENÇLERİMİZE NE KADAR SAHİP ÇIKIYORUZ ?
FIRAT POLAT

GENÇLERİMİZE NE KADAR SAHİP ÇIKIYORUZ ?

Bu içerik 621 kez okundu.

 

Yitik bir nesille karşı karşıyayız. Yani "var, fakat yok bir gençlik" ne ahlak ne ilke ne de insanlık. Haya gittikten sonra, hayat da kaydı. Gençliğe sahip çıkmayanları gençlik de affetmiyor.

Gençlik fırtınası büyüyor. Kırıp döküyor... Yakıp yıkıyor... Arta kalan koca bir enkaz... Kendisiyle kavgalı, toplumla kavgalı iflah olmayan bir gençlik yetişti. Vakit geç olmadan, buna hep birlikte dur demeliyiz.

18-35 yaş arası nüfus alışılmışın dışında reaksiyonlar veriyor. O yüzden onları anlamadan dünyanın seyrini anlamamız zor.

Bu gençlerin vasıfları ve zihniyeti nedir?

İnternet, sosyal medya, kahve, hazır gıda, dışarıda yemek yeme ve bilgisayar oyunu gibi bağımlılıkları var. Aidiyetleri yok. Bu yüzden milliyetçilikten uzaklar, aileleri ve arkadaşlarıyla bağları çok zayıf, kalabalıkta kaybolmak istercesine hareket ediyorlar.

İçinde yaşadıkları cemiyetten kopuklar. Yalnızlar, bakışları donuk, sanki her şeyden kaçıyorlar.

Meseleler üst üste gelince intihardan ve şiddetten çekinmiyorlar. Dünya vatandaşı olmayı hedefliyorlar. Dinlere ve ideolojilere karşı soğuklar. Ama hayvan, çevre ve insan haklarına karşı hassaslar.

Sözde aktivistler. Algılara çok açıklar, kendi fikirleri yerine algılarla gelen fikirlere kapılıyorlar.

Dikkatleri birkaç dakikayla mahdut, düşünmeden ani kararlar alıyorlar, tahlil kabiliyetleri yok denecek kadar zayıf, okumak yerine resim ve videoları tercih ediyorlar.

Hafızaları ve öğrenme kabiliyetleri bir önceki nesle göre oldukça az. Sabah 9 akşam 5 türü işlerde çalışmak istemiyorlar. Ev alıp hayat boyu kredi ödemek istemiyorlar. Evlenip tek bir kişi ile ömür geçirmeye sıcak bakmıyorlar. Evlenirlerse de devam ettiremeyip, birkaç yılda boşanıyorlar.

Çocuk sahibi olmaya da sıcak bakmıyorlar. Daha ileri yaşlarda, belki bir çocuk.

Teknolojiye ve iletişime sınırsız para harcayabiliyorlar, çünkü bu onlar için özgürlük demek. Eve, arabaya, lüks giyime para harcamak yerine eğlenceye, yeme-içmeye ve seyahate para harcıyorlar.

Emekli olarak veya ev alarak güvence sağlamakla ilgilenmiyorlar.

Bunun yerine cazip işlerde! icatlar! yaparak hayatları boyunca yetecek paraları kazanmayı hedefliyorlar.

Anı yaşıyorlar. Tasarruf yapmıyorlar, yapamıyorlar. Yani kısacası hayatlarını ev, araba, okul taksitlerine gömmeyi istemiyorlar.

Dolayısıyla iktisatta geçen “şu şartlarda tasarrufa ya da tüketime yönelme olur” gibi teoriler işlememeye başlıyor.

Yukarda bahsedilen tavır, Gezi hadisesinde meydana çıkan ve hepimize “bunlar da kim” sorusunu sorduran gençlerin tavrı.

Fransa'yı, Macaristan'ı, Brezilya'yı ve İran’ı da şu anda değişime zorlayan aynı gençler.

Onlar aslında her yerde isyanla değişimi getirmeye hazır "gönüllü ordular". Kendilerini idare edenlerin maksatlarını anlamak gibi bir dertleri yok.

Sonunu göremedikleri maceralara hazırlar. Daima daha fazla hak ve özgürlük talep ediyorlar.

Yaşananların bugünkü görüntüsü bu. Ya bu gençliğin problemlerine çözüm getireceğiz ya da geleceğimiz olan gençlerimizin gözlerimizin önünde kayboluşunu izleyeceğiz.

BU GENÇLER BİZİM,

BU ÜLKE HEPİMİZİN.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
EĞİTİM AĞIR HASARLI
EĞİTİM AĞIR HASARLI
BAKAN KURUM: BİR YIL İÇERİSİNDE ELAZIĞ'IMIZI SIKINTIDAN KURTARACAĞIZ
BAKAN KURUM: BİR YIL İÇERİSİNDE ELAZIĞ'IMIZI SIKINTIDAN KURTARACAĞIZ