Selahaddin CANPOLAT
Selahaddin CANPOLAT
Giriş Tarihi : 25-02-2020 23:36

RÜTBE, MEVKİ, MAKAM GEÇİCİDİR; KALICI OLAN, HOŞ BİR SADÂ'DIR

Kıymetli okurlarım; Deprem şehri Elazığ'dan kaleme aldığım konu öncesi Şunu hatırlamak, hatırlatmak isterim. Deprem Elazığ'da kış mevsiminde bir çok kardeşimizin evsiz kalmasına neden olmuştur. İnsanlarımızın birçoğu yakın arabalarına ilçelere beldelere veya konteyner kentlere yerleşti, yerleşiyor. Ancak Her gün artçı depremleri de yaşarken İran merkezli Van Başkalede yine yıkımla ölümlerle yaralananlarla sonuçlanan depremlerimiz oldu. Çığ felaketi uçak kazası yani birçok Mehmetçiğimizin şehit haberleriyle sarsılıyoruz. İnşallah bundan sonra hayırlı Günlerimiz mutlu Günlerimiz olsun.

Esnaflarımızda bu depremle büyük yaralar almıştır. İş yapamaz siftah edemez duruma gelmişlerdir. Bu nedenle tüm okurlarıma takipçilerime dua etmelerini rica ediyorum. Yarabbi sen sadece Elazığ değil tüm ümmete her kimin ne sıkıntısı varsa tüm kardeşlerimizin yarasının sarılmasına yardım et işlerini kolaylaştır. Aminn

Dostlar Dünyamızı ne özetler biliyormusunuz? Bu yalancı dünyayı sadece ve sadece kabristanlar özetler. Pekiiiiii

Gidilecek yer mi var, kara topraktan başka" diyerek konuya gireyim;

Gelip geçici olan makam da, mevki de üstünlük sebebi değildir. Birçok Krallar, padişahlar, Cumhurbaşkanları başbakanlar, Belediye başkanları Milletvekilleri Rektörler Dekanlar kurum müdürleri amirler vs makam ve mevki sahibiydi. Hepsi de gitti, ancak iyilerin iyiliği, kötülerin kötülüğü söylenmektedir. Kötü birinin mevki ve makamı ile övünmesi neye yarar? İnsan, tabiatı gereği malı sevdiği gibi makamı da sever. Çünkü makam, maldan da etkilidir. Bundan dolayı insan, maldan çok makamı ister.

Dünyadaki her şey gibi; sahip olduğumuz makam ve mevkilerde gelip geçicidir. Bir makama yada mevkiye gelmek bir takım sorumlulukları beraberinde getirir. Bulunduğumuz mevkide kalıcı olmak için; o mevkiye gelmeden önceki dost ve tanıdıklarımızı unutmamalıyız. Çünkü makama geldikten sonra kazanılan dostlar makamdan düşünce bir anda kaybolmaktadır. Bu gibi durumlara yakın zamanda rastlanır yaşamış görmüş biri olarak diyorumki Her zaman mütevazı olmalıyız, ulaşılmaz olmamalıyız. Kendimizi vazgeçilmez zannetmemeliyiz. Unutmayalım ki mezarlıklar kendini vazgeçilmez zannedenlerle doludur. Makamlar insanları yüceltmek için değil, insanlar makamları yüceltmek için çalışmalıdır. Makamlar kalıcı, insanlar ise gelip geçicidir.

Unutmayalım ki, bunların hepsi geçicidir. Çok güvendiğimiz sağlığımızı bir gün kaybeder ve öğündüğümüz servetimizi yitirebiliriz. Makam ve mevkimiz elden gider, iki metre beyaz kefene bürünüp, yaptığımız iyi veya kötü amellerle yüce yaradana döneriz.

Yani kendini yüksek gören insanlar....

Belli bir makama ya da statüye kavuşan insanlar neden diğer insanlara yüksekten bakarlar. Onların farklılığı nedir? Sadece bir statü kazanmak makama ulaşmakla mı adam olunuyor anlamak gerçekten çok zor. Ufacık, küçücük bir makama bile gelemeyip sadece her ay düzenli olarak maaş almak belli bir yaşa gelince emeklilik garantisinin olması bile yetmiyor değil. Çünkü toplumda bu yönde bir algı var. Bu yıkılamaz olan tabuyu değiştirmek gerçekten meşakkatli ve zor. İnsanlar öylesine mevki ve makam hırsına kapılmışlar ki çocuklarını at gibi yarıştırmaktan hiç de kendilerini alamıyorlar.

Toplumumuzda da zaten belli mevkiye gelmiş insanlar beğeni topluyor ve örnek gösteriliyor. Buna illaki hepimiz tanıklık etmişizdir. Annemiz babamız büyüklerimiz bizlere mutlaka şunun oğlu, şunun kızı şu makama geldi veya şu oldu demiştir.

Şu ya da bu makama geliyorsun da ne oluyor sen de onlar gibi oluyorsun, tepeden bakanlar gibi tepeden bakıyorsun. O halde; Makam ve mevkinin gerçek sahibi sadece yüce Allah'dır.

Makam ve mevki gelir geçer.

Baki kalan bu kubbede sadece hoş bir sedadır ve insanlıktır.

Bunun dışında kimsenin kimseden üstün bir tarafı yoktur.

Günümüzde makam sahibi birçok kişinin içine düştüğü en büyük vahim hata, bu makamın geçici olduğunu görememek ve buranın ömür boyu sahibiymiş gibi davranmasıdır. Çevremizde hepimiz sıklıkla bu insanlarla karşılaşmışızdır.

PEKİ, BAZI İNSANLAR, KENDİLERİNE BİR MAKAM EMANET EDİLDİĞİNDE NEDEN DEĞİŞİR?

İNSANLARIN İÇİNDEKİ MANEVİ BOŞLUKLAR, NİÇİN BİR MAKAM SAHİBİ OLUNCA ORTAYA ÇIKAR?

İnsan, kendi EGO'su ve istekleri doğrultusunda bağımlılık oluşturmaya müsait bencil bir varlıktır. Bir makama sahip olan kişi, elde ettiği iktidar gücünü, hükmetme alanı ve imkânları ile farklı bir psikolojiye bürünür. Bu insanların psikolojisi, bilinçaltı kompleks ve kişilik bozukluklarından kaynaklanır. Nispeten makamı elde edinceye kadar bastırılan bu duygular, o makamın ele geçmesiyle birlikte ortaya çıkmaya başlar.

Makam sahibi olmayı isteyen EGO sahibi kişilerin bir tek hedefi vardır. Bu da dünyada güç sahibi olmak, herkes tarafından tanınmak ve saygı görmek, daha iyi imkanlara kavuşmak, sahip olduğu imkanları da yine kendi EGO'sunu tatmin etmek için kullanmak.

EGO sahibi olan kişi veya kişilere baktığımızda, Kendini bulunmaz hint kumaşı, küçük dağları ben yarattım sanırlar.

Makam bağımlılığı da madde bağımlılığına benzer. Tek fark, burada bağımlılık yapan madde değil, makamın kendisidir. Kişi, sahip olduğu güç ve imkânlarla; başkalarının, makamından dolayı kendisine gösterdiği hürmet ve ilgiyle kendinden geçer. Bu ilginin devam etmesi için elinden ne geliyorsa yapar. Aynen madde bağımlısı kişinin madde bulmak için her yolu mübah görmesi gibi makam sahibi kişide o makamda kalmak için her türlü yolu mübah sayar. Onun için önemli olan şey, sahip olduğu makam ve statünün sürekli olmasıdır. Bir koltuk olmazsa, başka bir koltuğu arar. Zamanla makamdan dolayı çevresinden gördüğü ilgi ve hürmetin artması, diğer yandan da makam ve mevkiinin yükselmesi gerektiğini düşünür.

EGO ve makam sahibi biri tam olarak Kendisine karşı biraz ilgisizlik veya normal davranışlar, onu çileden çıkarır. Bu yüzden, aşırı derecede ilgi ve hürmet göstermeyen, zaman zaman uyarıda bulunan kişileri etrafında bulundurmayı hiç istemezler. Çevresinde sürekli el pençe divan duracak kimseler arar. Sonunda etrafı, doğruları söyleyen, ona iyiyi ve güzeli tavsiye eden kimseler yerine, her yaptığını alkışlayan şakşakçı ve yağcı insanlarla dolup taşar. Bu durum ona daha fazla zevk verir. Çünkü sürekli yüksek dozda tatmin yaşamakta, makam ihtirası her geçen zaman giderek artmaktadır. Bu arada kendisine rakip gördüğü yetenekli kişiler, onda büyük bir rahatsızlık oluşturur. Aksi halde kendisine engel olabilirler. Bu kişiler kendisini gölgelemeden, önünü kesmeden hızlı bir şekilde yok edilmelidir. Dolayısıyla, hem kendi yerini korumuş olur ve makam devamlı hâle gelir, hem de hatalarını fark ettirecek kişiler ortadan kalkmış olur. Bu arada çıkar ve menfaat ilişkilerini kendisini çok yakından tanıyan kimselerin görmemesi de çok önemlidir. Dolayısıyla onlarında makamından uzak durmasını ister ki bu işi iyi beceren menfaat gruplarıyla iş yaptığını kimse bilmesin. Onlara karşı da dürüst imajı verilsin.

EGO ve Makam bağımlısı kişiler, makamlarını daha da sağlamlaştırmak için zaman zaman çevrelerine gözdağı verecek haksız ve adaletsiz kararlar alır ve uygular ( Mobbing). En yakın dostlarını bile harcamaktan çekinmezler .Çünkü onun potansiyeli ve zekâsı tüm insanlardan üstündür. Kısaca onların insana insanlığa bakış açısı şöyledir, Ben Allahın özel yarattığı biriyim her kes bana hizmet etmeli, özel olduğunu hep anlatmaya çalışırlar. Bazı insanların fikrini alsa da kendinden başka kimsenin düşüncesini kabul etmez, farklı fikirleri dinlemez, insanları gücünü göstermekte ve EGO'sunu tatmin etmekte kullanır. Belli bir süre sonra başını döndüren bu makam sevdası ciddi hatalığa yol açar. Ancak etrafında bu hataları fark ettirecek veya düzelmesine yardımcı olacak kimse kalmadığı için bunlarıda göremeyecek durumdadır.

Makam ve mevki sahibi olanlarda bağımlılık tedavisi yoktur. Bu sadece Allah'la kendi arasında bir vicdan muhasebesidir. Madde bağımlıları, nasıl para, iş, aile ve çevrelerini kaybediyorsa, makam ve mevki bağımlısı da; insanlara karşı saygı, sevgi, dostluk, merhamet, yardımlaşma, istişare, onurunu, şerefini ve ruhunu kaybeder. Artık saygı ve sevgi, helal ve haram diye bir ayrım da kalmamış her şey birbirine karışmıştır. Harama da hediye adı altında yeni kılıf bulurlar.

Bilmezler ki ;

Bütün makamlar geçicidir. Allah, verdiği bütün imkân ve nimetlerin hesabını da er geç soracaktır. Bizden daha yetenekli ve kapasiteli insanlar her zaman vardır ve olacaktır elbet.

MEZARLIKLAR KENDİLERİNİ VAZGEÇİLMEZ ZANNEDEN İNSANLARLA DOLUDUR.

Dünya makamı herkese verilebilir. Bu yolda merdivenleri çıkarken hiç kimse etrafında insanlara selam vermeyi unutmamalıdır. Unutmamalı, çünkü merdivenleri inerken yine aynı insanlara karşılaşacaktır.

Günün birinde o makamdan alındığında sudan çıkmış balık gibi olacağını düşünemez. Eğer elinde de bir varlık kalmamışsa, ya boynu bükük merdivenleri çıkarken karşılaştığı arkadaşlarının, dostlarının ve çevresinin arasına karışır yada kazandığı büyük varlıkla şöhretlerin, arasına karışıp mekan değiştirir.

Maalesef çevremizde bu insanlarla sık sık karşılaşırız.

Şahsiyetini bulmuş, inancını kemale erdirmiş kişi ise hiç bir zaman büyük görünme, büyüklük taslama ihtiyacı duymaz. Başkalarına kuş bakışı bakmaz, öyle bir tavır ve tutum içerisine asla girmez. Bilir ki, Allah herkesi eşit yaratmıştır ve kimse kimseyi küçümseyecek kadar büyük değildir.. Küçümsediği, hor baktığı, ezdiği her insan ve her şey için gün gelir, bir bedel ödeyeceğini bilir.

MÜTEVAZI EGO GURUR KİBİR BENLİK ENANİYET olmadan hayatı güzel ve insanla insanlıkla devam ettirenlere selam olsun.

Bir diğer konuda buluşmak dileklerimle

Kul Selahaddin CANPOLAT

NELER SÖYLENDİ?
@
Selahaddin CANPOLAT

Selahaddin CANPOLAT

DİĞER YAZILARI YAŞLILAR BİZİM HAZİNEMİZDİR...!! 01-04-2020 00:06 HER GÜNÜMÜZ ÇANAKKALE 24-03-2020 23:58 CORONAMI?  İKİ YÜZLÜLÜK'MÜ TEHLİKELİ...!! 17-03-2020 20:57 DEĞERMİ? YAPICI OLMAK VARKEN YIKICI OLMAYA...!! 11-03-2020 00:00 ÖLÜRSEK ŞEHİD KALIRSAK GAZİ... 04-03-2020 00:04 RÜTBE, MEVKİ, MAKAM GEÇİCİDİR; KALICI OLAN, HOŞ BİR SADÂ'DIR 25-02-2020 23:36 HAYAT YAŞAM ÖMÜR 19-02-2020 00:01 ACI İMTİHAN SEFALET YOKSULLUK 11-02-2020 23:34 GÜVEN, KARDEŞLİK, DOSTLUK... 04-02-2020 23:57 ELAZIĞ MALATYA ACIMIZ BİR 24/01/2020 20:55 (6.8) 29-01-2020 00:56 SESİMİZİ DUYAN YOKMUUU...!! 22-01-2020 00:15 MENFAATPEREST'ÇİLER MENFAATİ KRONİKLEŞTİRDİ...!! 14-01-2020 23:54 DÜNÜMÜZ VE 2020"DEN BEKLENTİLERİMİZ...! 08-01-2020 00:01 YENİ YILA SÜSLÜMAN DEĞİL MÜSLÜMAN OLARAK GİRELİM...!! KUMAR BAĞIMLILIĞI VE ŞANS OYUNLARI 31-12-2019 22:53 ASKER POLİS GAZİ VE ŞEHİTLERİMİZ İÇİN DUA 24-12-2019 23:56 "TABUREDE OTURARAK İBADET ETME KİLİSE GELENEĞİDİR" 17-12-2019 23:39 ESKİ KOMŞULUKLARI ÖZLEYENLERLE ZAMANA YOLCULUK... 11-12-2019 00:00 BİRAZ ESKİYE GİDELİM Mİ NE DERSİNİZ?? 03-12-2019 23:27 ORTA REFÜJDEN KAVŞAK AÇIN GERİ DÖNELİM...!! 26-11-2019 23:54 ÖĞRETMEN VE EĞİTİM ÇALIŞANLARININ ŞARTLARI İYİ OLMASI DEMEK TOPLUMUN KAZANCI DEMEKTİR 20-11-2019 00:01 HASTALAR ZİYARET VE DUA BEKLER..... 13-11-2019 08:10 MEZARLIKLAR VAZGEÇİLMEZLERLE DOLUDUR...! 06-11-2019 00:16 EYVAHHH...! SAYGI VE SEVGİYİ KAYBETTİK..! 30-10-2019 00:16 ERBAKAN HOCAMIZI NE KADAR ANIYORUZ..... 23-10-2019 09:49 ÜÇ GÜNLÜK DÜNYADA YÖNETİCİLİK..!İDARECİLİK..! LİDERLİK ..! 16-10-2019 08:04 ÇAĞIMIZIN EN ETKİLİ HASTALIĞI “EGO” "KİBİR" "GURUR" 09-10-2019 08:27 VEFA VE VEFASIZLIK...!! 02-10-2019 08:07 TOPLUM HASTALIĞI DÜNYEVİLEŞME... 25-09-2019 07:59 DOSTLUK VE ARKADAŞLIK 18-09-2019 09:41
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor2653
  • 2Başakşehir FK2653
  • 3Galatasaray2650
  • 4Sivasspor2649
  • 5Beşiktaş2644
  • 6Alanyaspor2643
  • 7Fenerbahçe2640
  • 8Göztepe2637
  • 9Gaziantep FK2632
  • 10Denizlispor2631
  • 11Antalyaspor2630
  • 12Gençlerbirliği2628
  • 13Kasımpaşa2626
  • 14Konyaspor2626
  • 15Yeni Malatyaspor2625
  • 16Çaykur Rizespor2625
  • 17MKE Ankaragücü2623
  • 18Kayserispor2622
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA