Advert
KREDİ KARTI SÖZLEŞMESİNİN İSLAM’DAKİ HÜKMÜ
Halit POLAT

KREDİ KARTI SÖZLEŞMESİNİN İSLAM’DAKİ HÜKMÜ

Bu içerik 291 kez okundu.

      Günümüzde kullanılması hayli yaygınlaşan kredi kartı, birçok İslam aliminin dikkatini çekmiş, İslam’a göre hükmünün ne olduğu hakkında yazılar yazılmış, konferans ve sempozyumlarda tartışılmıştır.

    Kredi kartı, klorid fainil maddesinden (PVC) metoduyla sıkıştırılmış plastik bir karttır. Yüzünde açık bir şekilde; numarası, hamilinin ismi ve geçerlilik süresi yazılı olduğu gibi, kartı çıkaran banka veya şirketin adı ve sembolü yazılıdır. Kartın arkasında ise, elektro mıknatıslı siyah bir şerit, onun altında, hamilinin imzası için yapıştırılmış bir kağıt şerit bulunmaktadır.

      Kredi kartı terimi Oxford adlı sözlükte şöyle tanımlanmıştır: "Herhangi bir banka veya şirket tarafından çıkarılan ve hamiline, satın almak istediği ihtiyaçlarını borçla satın almasını sağlayan bir belgedir.”

     İslam Hukuku Konseyi ise, kredi kartını şöyle tanımlamıştır:" Kartı çıkaran banka ile kart hamili arasında yapılan anlaşma gereği, parayı peşin ödemeden, bankanın ödemeyi taahhüt etmesi üzerine, hamiline mal ve hizmetlerin alınmasını temin eden bir belgedir.”

     Kredi kartları iki kısma ayrılır. Birincisi; hamiline, kredi çekme veya mal ve hizmetlerin, peşin para ödemeden veresiye satın alma imkanını sağlayan kartlardır. İkincisi ise hamiline, kredi imkanı sağlamaz. Sadece bankadan kendi adına bir hesap açılır. Bu hesap para yatırma, para çekme ve havale gibi işler için kullanılır. Bu kısmın helal olduğunda herhangi bir şüphemiz yoktur. Birinci kısım ise haramdır.

        Kredi Kartı Akdinin İslam Açısından Değerlendirilmesi

       Bir şey hakkında hüküm verebilmek, onun tanınmasına bağlıdır. Bu nedenle, kredi kartı akdinin İslam açısından caiz olup olmadığının bilinmesi gerekir ki, bu akit hakkında bir hükme varılabilsin.

     Bir asra yakındır kredi kartı çıkmış olmasına rağmen, Orta Doğu’da yaygın olmadığı için İslam alimlerinin pek dikkatini çekmemiştir. 1980’li yıllardan itibaren yaygınlaşmaya başladığında İslam alimleri de bu konuyu oturumlar düzenleyerek enine boyuna tartışmışlardır.

      Gün geçtikçe kullanımı yaygınlaşan ve ticaretin her sahasında kullanılmaya başlanan kredi kartının, İslam hukuku açısından hükmünün ne olduğu hususuna değineceğiz.

       İslam’da bir alışverişte üç şeyin bulunması, o alışverişi haram kılar: Bunlar; faizin bulunması, aldatmanın olması ve belirsizliğin bulunmasıdır.

     Kredi kartı sözleşmesi faiz üzerine kurulmuştur. Kart almak isteyen kişi banka ile yaptığı sözleşmede ‘borcunu zamanında ödemediği takdirde borcun üzerine faiz ekleneceğini’ kabul eder. Dolayısıyla böyle bir sözleşme haramdır. Cahiliye döneminde yapılan faizle borç vermeye tamamen benzemektedir. Bazı kimseler “ Ben borcumu zamanında öderim.” diyerek kendileri için çıkış yolu aramaktadırlar. Ancak hükümler fertlere göre değil toplumun tamamına göre verilir. Birileri ödeyebilse de bazıları da ödeyemez. Kaldı ki İslam böyle bir sözleşmede borcun zamanında ödenip ödenmediğini dikkate almaz. Sözleşmede bulunan faiz maddesi, bu sözleşmenin İslam’a uygun olmaması için yeterlidir.

       Kredi kartını veren kurumlar bu kartı, Allah’ın emrine ittiba eden alimlerin gözetiminde ve İslam’a uygun bir şekilde verilirse bu kapı açıktır. Helallik devam eder. Bunun dışına çıkılırsa, günümüzde bankalar ve diğer bazı kuruluşlar bu kartı müşteriye verdiklerinde parayı zamanında vermedikleri takdirde faiz veya gecikme zammı adı altında para alınacağı akde konulması gibi haram olur.

       Bugün Türkiye’deki İslam’ın pak şeriatının hükümlerine uymayan, alışverişlerini İslam’a göre yapmayan bankaların ve diğer kuruluşların vermiş olduğu bu kartlar vasıtasıyla bir Müslümanın alışveriş yapması haramdır ve Müslümanların bu gibi akitlerden uzak durması gerekir. Birilerinin de kalkıp bu gibi akitlerin caiz olduğuna dair fetva vermelerini şaşkınlıkla karşıladığımı söylemek isterim. Cahiliye döneminde yapılan sözleşme ile bu sözleşme tıpatıp aynı olmasına rağmen birilerinin buna fetva vermesi şaşılacak bir şeydir.

      Değerli okuyucularım dikkatinizi bir noktaya çekmek istiyorum. İslam adı altında kurulmuş katılım bankaları, İslam’ın ahkamına göre muamelelerini yapmayan diğer bankalar gibi yaptıkları sözleşmede gecikme zammı adıyla müşterilerinden haksız yere ücret alıyorlar. Bu paranın habis para olduğunu, bu parayı müşterilerine vermediklerini, Kızılay, yetimhaneler, cami abdesthaneleri gibi yerlere verdiklerini söyleyerek bu parayı helalleştirmeye çalışmaktadırlar. Bu finansların kredi kartı sözleşmesi yaparken sözleşmeye faiz maddesi koymazlarsa bu karz-ı hasen olur. Toplum için faydalı bir şey olur. Ancak İslam ile alakası olmayan, Allah’a ve Resulüne savaş açan diğer bankalar gibi faizle muamele yaparlarsa, Müslümanların bunlarla alışveriş yapmaması gerekir. Bu finansların genel merkezlerine bu durumu tenkit etmelerini, İslam’ın adını taşıyan bu bankaların bu tür alışverişleri terk etmeleri gerektiğini mesajlar göndererek ifade etmelerini Müslümanlardan istirham ediyorum.

    Pos Cihazları

    Pos cihazları bankalar aracılığıyla yapılan alışverişler de haramdır. Ancak banka ile tüccar arasında yapılan sözleşmede faiz şartı koşulmamışsa haram olmaz. Banka pos cihazı verirken kredi kartında olduğu gibi para üzerine para koyduğu gibi koymazsa helal olur. Ancak banka malın satılması karşılığında komisyon alırsa bunun helal olduğu kanaatindeyiz.

    Çek ve Senet

     Yine çek ve senette vaktinde ödenmediği takdirde faiz alınırsa kredi kartında olduğu gibi haramdır.

   Müslümanın daima İslam şeriatının bütün emirlerine iltizam etmeye haris olması, farzları yapması, haram ve mekruhları terk etmesi ve müstehap olanları yapması, helal olan şeyleri de ihtiyacı nispetinde alması ve şüpheli şeyleri terk etmesi gerekir. Çünkü şüpheli şeyler insanı harama sürükler.

    Konuyu Numan b.  Beşir’den rivayet edilen bir hadisle bitirelim: (Kulağını işaret ederek) bunlarla duydum ki Resulullah şöyle diyordu: “Helal olan şeyler de, haram olan şeyler de bellidir. Bu ikisinin arasında halkın birçoğunun helal mi haram mı olduğunu bilmediği şüpheli konular vardır.

    Şüpheli işlerden korunan kimse hem dinini hem de namusunu korumuş olur. Şüpheli şeylerden korunmayanlar ise harama dalıp giderler. Aynen sürüsünü başkasına ait bir arazinin etrafında otlatan çobanın diğerinin arazisine girmesinin kaçınılmaz olduğu gibi.

     Dikkat edin! Her idarecinin bir hududu vardır. Unutmayın Allah’ın hududu haram kıldığı şeylerdir. Dikkat edin! Vücutta öyle bir et parçası vardır ki o iyi olursa bütün vücut iyi olur, o bozulursa bütün vücut bozulur. İşte bu et parçası kalptir.” (Buhari, İman, 39; Müslim Müsakat, 109).

 

    Son olarak; İslam adı altında bürünerek biz faiz ile alışveriş yapmıyoruz diyen finans kurumlarına çağrıda bulunuyoruz. Biz Müslümanlar olarak faiz ile iş yapmayan müesseselerin toplum arasında artmasını onlardan daha fazla istemekteyiz. Bu finanslara benzer katılım bankaları Bahreyn’de, Filistin’de, Kuveyt’te mevcuttur ve bunlar bu ticaret yaparken İslam’ın alışveriş ile ilgili yapmaları gereken bütün emirleri yerine getirmektedirler. Türkiye’de bulunan finanslardan kartları verirken içerisinde faiz bulunan akitten vazgeçmeleri, haram kalemleri terk etmeleri, İslam’ın emirlerine uymaları, İslam’ı kendi çıkarlarına alet etmekten vazgeçmeleri tavsiyesinde bulunuyoruz. Eğer buna devam ederlerse Allah’a ve Peygambere iman eden her müminin diğer bankalardan uzak durduğu gibi bu finans kurumlarından da uzak durması gerekir. Ben Müslümanım diyen herkesin bunlara tepkisini ortaya koymalarını rica ediyorum. Vesselam.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Altay maçı Sivas’ta oynanacak
Altay maçı Sivas’ta oynanacak
Büyük bir israfın önüne geçildi!
Büyük bir israfın önüne geçildi!