Advert
NAMAZIN TERKİ TOPLUMU KÖTÜLÜĞE GÖTÜRÜR
Halit POLAT

NAMAZIN TERKİ TOPLUMU KÖTÜLÜĞE GÖTÜRÜR

Bu içerik 296 kez okundu.

Cennetlikler cehennem ehline “sizi şu ateşe sokan nedir?” (müdessir 42) diye sorduğunda şöyle cevap vereceklerdir :“biz namaz kılanlardan değildik”(müdessir 43)

“Namazlarından gafil olanlara azap ve helak olsun” (maun 4-5)

Münafıklar, Allah'ı aldatmaya çalışırlar. Halbuki Allah, onların oyunlarını başlarına geçirecektir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar. Allah'ı pek az anarlar. (nisa 142)

İnfakların onlardan kabul olunmamasının sebebi, Allah'a ve Resulüne inanmamaları, namaza üşene üşene gelmeleri, verdiklerini de istemeye istemeye vermelerindendir. (tevbe 54)

Büreyde’nin hadisinde Resulullah buyuruyor ki: “Bizimle onlar arasındaki ahid namazdır. Kim namazı terk ederse küfre düşmüştür.” (Ahmed ve diğerleri tahric etmişlerdir. Sahihu’t-Terğib, 564) Nesai ve Hafız-ı Iraki bu hadisin sahih olduğunu söylemişlerdir.

Tirmizi ve Hakim’in rivayetine göre peygamber ashabı “namaz dışında terkinin küfre götürdüğü başka bir amel bilmiyoruz.” demişlerdir.

Cafer-i Sadık’tan şöyle rivayet edilmiştir “küfür ile iman arasındaki fark namazın terkidir. Onu terk eden İslam dininden uzaktır.” Yine Cafer-i Sadık’tan rivayet edilmiştir ki “zina yapan ile içki içeni arzuları o işi yapmaya sevk eder. Namazın terkinin sebebi ise hafife almadır.”

Bu hadislerde geçen küfür kelimesinin akidevi küfür olmadığı, ameli küfür olduğu hususunda Ahmed b. Hanbel hariç cumhur ittifak halindedir. Ahmed b. Hanbel ise hadislerin zahirine dayanarak namazın terk edilmesinin kişiyi dinden çıkaracağını söylemiştir. Ve yine fukaha, İslamı kabullendikten sonra namazın vucubiyetini inkar eden kişinin kafir olduğunda ittifak etmiştir. Bu kişi islamda olmayan bir şeyi dinin içine koymuştur. Namazın farz olduğunu inkar etmeden kılmayanlar ise yine ulemanın ittifakıyla fasık olur.

Ancak tüm mezheplerin ittifakıyla namaz kılmayanlar devlet ve hakim-i şeri’ tarafından te’dib ve tövbe ettirilir. Böyle bir bireyin İslam toplumunun ahlakını bozmaya yönelik davranışından dolayı namaz kılmamaya devam ettiği takdirde yaşama hakkının olmadığını söylemişlerdir.

Cumhurun namaz kılmamanın küfre götürmeyeceği hakkındaki delili şudur : İslam tarihi boyunca namaz kılmayanların cenaze namazlarının kılınması ve müslüman mezarlığına defnedilmesinden dolayı namazın terki insanı küfre götürmez ama terk etmek ile büyük bir günah işlemiş olur.

Ayet ve hadislerde görüyoruz ki namaz kılmayanlar cehennemle tehdit edilmiştir.

Namazın Terkinin Topluma Vermiş Olduğu Zararlar :

Tecrübeler ispat etmiştir ki namazın terki genellikle insanları inkar yoluna götürmektedir. İnkar ve küfrün hakim olduğu yerlerde fuhuş , fücur ve fasıklık (dinden çıkmak küfre meyletmek) yaygınlaştığı görülmektedir. Bu haramları hafife alıp umursamamakta namazı terk etmenin eseridir . Namazın terk edilmesi gerek şehirlerde gerekse köy ve kasabalarda fuhuşun ve diğer kötü işlerin yayılmasına sebep olmuştur. Görüyoruz ki meyhaneler, kumarhaneler, pavyonlar, kötü alışkanlıklar fazla olduğu halde ibadethanelere olan ilgi bunlara nisbeten çok geride kalmıştır. Kur’an, oruç ve zikir ayı olan ramazan

gecelerinde dahi de insanlar bu kötü yerlere gitme alışkanlıklarını terk etmemektedirler. İnsanlar helal yoldan mı haram yoldan mı kazanıldığına bakmadan sadece mal için çalışmaktadırlar. Hayır yapmada cimri, şer yapmada cömerttirler. Toplumda bireylerin birbirlerine güveni azalmış, Müslüman müslümana güvenemez olmuştur. Toplum, salih insanların yolundan ayrılmış, namazı terk eden neslin yoluna tabi olmuşlardır. Namazı terk etmenin diğer bir etkisi de toplumdaki bazı kimselerin, insanların canlarına, mallarına ve namuslarına kast etmelerinin artmasıdır.

İçinde bulunduğumuz çağın gençliği din ve dindarları hafife almakta ve namaz kılanlarla istihza ve alay etmekte, bu gençliğin bir kısmı açık ve aleni bir şekilde tabiatın ötesinde bir varlığın olmadığını haykırmaktadırlar. Bir diğer kısım ise doğa ve tabiatın arkasında hakim bir müdebbirin yani bir yaratıcının varolduğuna inanmakta ancak namaz ve diğer islami farzların olmadığını söylemektedir. Hakikatine baktığımızda bu iki sınıfta Allah katında aynıdırlar. Çünkü namazın vucubiyetini inkar ve terk edenle Allah’ı inkar eden arasında ulemanın icması ile fark yoktur. Lakin biz inananlar çağın gençliğini fasık olarak nitelerken unutmayalım ki ikna edici üslup ile gençleri hidayete erdirip, doğru yolu göstermek her müslümanın boynunun borcudur. Müslümanların gençleri islami tedrisat yapan külliyelere yönlendirmesi, Kuran ve sünnet ilimlerinin, islam akidesinin felsefesinin , islam tarihinin , nefis terbiyesininin verildiği müesseseleri inşa etmenin , hakkı ve hakikati en güzel şekilde vaaz edip, gençleri davet etmenin alim ve dindarlar üzerinde lazım olduğunu unutmamamız gerekir. Yani yerimizde oturup hiçbir şey yapmadan onları kötülememiz aklın kabul edeceği bir şey değildir. Bununla birlikte gençliğin hakkı öğrenmekten yüz çevirmeleri hakla amel etmekten göstermiş oldukları acziyetten sorulacakları gibi alimler, dindarlar , anne ve babalar bu gençliğin kötülüğe gitmesinin önüne geçmemeleri durumunda Allah hepsinden de bu vebalin hesabını soracaktır.

Namazın Topluma Bıraktığı Güzel Eserler

“Mü’minler, gerçekten kurtuluşa ermişlerdir. Onlar ki, namazlarında huzu ve huşu içindedirler. Onlar ki, faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çevirirler.” (müminun 1-2)

Daha önce zikrettiğimiz ayet ve hadisler çerçevesinde namaz kılanlar toplumu yukarıda bahsettiğimiz bütün kötülüklerden uzak dururlar. Namaz kılan hiçbir Müslüman kumarhanelerin, içki yerlerinin üyesi ve bireyi olmaz. Namaza devam eden başkasının hakkına meyl etmez. Başkasının malına göz dikmez, onlara iyilik yapar. Birlikte yaşadığı insanların, ailesinin, komşularının hakkını zayi etmez. Başkasının kendisinde bulunan hakkını vermekten geri durmaz. Toplumda ahlaksızlığa sebebiyet vermez.

Namaz kılmaya devam eden bir toplum ihtiyaç sahiplerine yardım etmekten geri durmaz.

Namaz kılan hakkı ve hak ehlini ta’zim eder, batılı ve batıl ehlini hakir görür.

Zalim ve zorbaların tarafında yer almaz. Mazlumun, ezilmişin tarafını tutar.

Namaz kılan kişi musibetlere karşı dayanıklı olur. Nimet onu azdırmaz.

Namazın bütün bu faydalarına rağmen ne yazık ki huzu ve huşu ile namaz kılan insanların sayısı ateş kıvılcımından daha azdır.

Ya rab! Bizi namaz kılıp kötülüklerden sakınan, onun güzelliklerine nail olan kullarından eyle. Amin.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ELAZIĞSPOR YÖNETİMİNDEN DEVAM KARARI!
ELAZIĞSPOR YÖNETİMİNDEN DEVAM KARARI!
Elazığsporlu futbolcular basın toplantısı düzenledi: Sahipsizlik bizi yordu
Elazığsporlu futbolcular basın toplantısı düzenledi: Sahipsizlik bizi yordu