Advert
İSLAM’DA OLMAYAN BAYRAMLARIN KUTLANMASININ İSLAM’DAKİ YERİ
Halit POLAT

İSLAM’DA OLMAYAN BAYRAMLARIN KUTLANMASININ İSLAM’DAKİ YERİ

Bu içerik 281 kez okundu.

“Kim hidayet kendisine belli olduktan sonra Peygamber’e karşı çıkar, müminlerin yolunu bırakıpta başka yola ittiba ederse, onu kendisine reva gördüğü yol ile baş başa bırakırız ve sonra onu cehenneme koyarız. Dönüşlerin en kötüsü cehennemdir.” (Nisa 115)

 “Ey iman edenler! Yahudi ve Hristiyanları kendinize veli (dost, ahbap, yönetici) edinmeyin. Onlar birbirlerinin velileridir. Kim onları kendine veli edinirse, o da onlardandır. Şüphesiz Allah zalim olan bir toplumu hidayete erdirmez.” (Maide 51)

Ebu Davud’un rivayet ettiği bir hadiste İslam Peygamberinden şöyle rivayet ediliyor:  “Kim bir kavme kendini benzetirse, o da onlardandır.”

Yine başka bir hadiste Hz. Peygamberden şöyle rivayet ediliyor: “Şüphesiz sizden öncekilerin yollarını adım adım takip edeceksiniz. Hatta onlardan bir kertenkele deliğine girse de, ona tabi olacaksınız.” Bunun üzerine sahabe: “Onlar Yahudiler ve Hıristiyanlar mı?” diye sorunca Allah Resulü: “Başka kim olabilir.” buyurmuştur.

Ebu Hureyre’den rivayet edilen başka bir hadiste ise Allah Resulü: “Ümmetim geçmiş toplumların inançlarına adım adım tabi olmadığı müddetçe kıyamet kopmayacaktır” buyurmuştur.

Kur’an’da ve sünneti seniyede bu anlamda birçok ayet ve hadis görebiliriz. Sadece bu ayet ve hadislerden bazılarını ele almakla yetindik.

Hristiyan ve Yahudilerin kutlamış oldukları bayramları Müslümanlarında kutlaması İslam alimlerinin ittifakıyla dinen caiz değildir. İbn-i Kayyım konuyla ilgili olarak şunu söylemektedir: “Kafirlere has olan şiarları kutlamak bütün İslam alimlerinin ittifakıyla haramdır. Onların bayram ve oruç günlerini kutlamak, yılbaşın kutlu olsun, iyi yıllar, bayramın kutlu olsun vb. kelimeleri söylemek gibi. Bunu söyleyen bir Müslüman bu sözle küfre girmese bile kesinlikle haram işlemiştir. Bu, bir puta secde edenleri tebrik etmek gibidir. Belki bunun günahı içki içmekten, haksız yere insan öldürmekten ve zina yapmaktan daha şiddetlidir.”

Bunun üzerine halkı Müslüman olan ülkelerde de devlet tarafından veya toplumlar tarafından bazı günlerin bayram edilmesi, kutsal sayılması ve yeni nesle empoze edilmesi, sanki dinde yeri varmış gibi zafer bayramı, çocuk bayramı, cumhuriyet bayramı bu ve buna benzer İslam ahkamının kaldırılıp yerine beşeri sistemlerin konulduğu günleri bayram edinip kutlamak da günah noktasında kafirlerin bayram olarak kutladıkları günlerden bir farkı yoktur. Bunlarda kafirlerin şiarlarının kutlanması gibi haramdır.

Enes b. Malik’in rivayet ettiği bir Allah Resulü şöyle buyurmaktadır: Cahiliye döneminde insanların sevinip eğlendiği, bayram edindiği iki günleri vardı. Resulullah Medine’ye geldiğinde onlara şöyle dedi: “Allah bayram edindiğiniz bu iki günü daha hayırlı iki günle değiştirmiştir. Bunlardan biri ramazan, diğeri ise kurban bayramıdır.” Hadisten de anlaşıldığı üzere Resulullah(s.a.v), Medinelilerin cahiliye döneminden kalan bayram ve kutlamalarını onaylamamıştır. Onların bayramlarını daha hayırlısıyla değiştirmiştir. Peygamber bir şeyi başka bir şey ile değiştirdiğinde eskisine tabi olmak caiz değildir. Dolayısıyla hem cahiliye bayramlarının hem de İslam bayramların bir arada kutlanması caiz değildir. Allah ve resulünün bayram olarak ilan ettiği bu iki gün dışında ne kadar insanların bayram olarak icat ettiği günlerin İslam’da yeri yoktur. Ancak Müslümanların sonradan icat ettiği Hicri yılbaşı, Mekke’nin fethi gibi bazı günlerin kutlanmasının İslam’da yeri olmamasına rağmen günah noktasında kafirlerin şiarının kutlamak gibi değildirler. Bu gibi günleri de kutlamak, bayram edinmek bid’attir. Bu günleri kutlamakta kafirlere benzeme olmadığı için inşallah Allah kutlayanları mesul tutmaz.

Allah Resulunünün bizleri ehli kitabın, mecusilerin, demokratların, komünistlerin ve ilhadcıların bayram olarak ilan ettikleri günleri kutlamaktan men etmesinin iki nedeni vardır. Birincisi bunların İslam’da yeri olmaması, ikincisi ise bu kutlamalar ile kafirlere benzerlik oluşmasıdır. Yukarıda zikrettiğimiz toplumların bayramları İslam dışıdır. Nitekim İslam peygamberi şöyle buyurmuştur: “Kim bizim emrimiz olmayan bir işi yaparsa veya dinde olmayan bir işi icat ederse, o kişini yaptığı iş makbul değildir.”  Başka bir hadiste de “Benim ölümümden sonra sizden kim yaşarsa çokça ihtilafa görecekler. O ihtilafları gördüğünüzde benim sünnetime ve benden sonra gelecek Raşid halifelerin yoluna azı dişleriyle sarılın. İslam’da olmayan şeylere uymaktan kendinizi koruyun. Dinden olmadığı halde ihdas edilen bütün şeyler bidattir. Bütün bidatler delalettir.” buyurmuştur.

Buradan yola çıkarak insanların yaptıkları işleri iki kısma ayırabiliriz. Birisi ibadetler diğeri ise adetlerdir. İbadetlerde Allah’ın emrettiği şeyler dışında başka şeyleri meşrulaştırmamak gerekir. Adetlerde ise asıl olan mubah olmalarıdır. Allah men etmemişse bunlar yapılabilir.

 

İslam’da aslı olmayan bidatlerden biri miladi yılbaşı kutlamalarıdır. Bu gün dünyanın birçok yerinde bayram olarak addedilip kutlanmaktadır. İslam’dan önceki toplumlarda da yılbaşı vardı ve onlar yılbaşlarını farklı farklı zamanlarda kutlamaktaydılar. Bazıları hasat zamanında,  bazıları taptıkları ateşi söndürüp yeniden yaktıkları zaman, Mısırlılar Nil taştıktan sonra kutlarlardı. Romalılar yılbaşını kutsallık verdikleri bir ağaç dalını alıp birbirlerine vererek kutluyorlardı. İmparatorlar da bu günleri kutlarken birbirleriyle hediyeleşerek kutluyorlardı. Ancak daha sonra Hristiyan kiliseleri Romalıların bu geleneğini tamamen yasaklamıştır. İngiliz yöneticiler tekrar Romalıların uygulamasını geri getirmiş, 19. yüzyıldan itibaren ise yeniden yılbaşı kutlanmaya başlanmıştır.

Noel baba Hristiyanların kendi kendilerine uydurmuş oldukları bir efsanedir. Bu kişi aslında çocuklara çok iyi davranan, onlara oyuncaklar veren, şefkatli ve merhametli olan Nikolas adlı biridir. Babası zengin olan bu kişi çok yardımseverdir. Babası öldükten sonra kalan miras ile insanlara yardımlarda bulunmuştur. Yıkılan bir binanın enkazından kurtulduğu gibi birkaç mucizevi olayın başından geçtiğine inanılan bu kişi daha sonra Noel babaya dönüşmüştür.

Hz. İsa’nın doğum zamanının 25 Aralık olması doğru mudur?  Tarihçilere göre Hz. İsa’nın doğum günün kutlandığı gün, onun gerçek doğum günü değildir. Hz. İsa daha doğmadan önce dahi Yahudiler zaten bu günü kutluyorlardı. Hz. İsa’nın doğumundan çok daha sonra kilise ileri gelenleri 25 Aralığı Hz. İsa’nın doğum günü olarak uydurmuşlardır.

 

Yılbaşı gecesinde yapılan kadın erkek iç içe dans edilen ve küp küp içki içilerek yapılan kutlamaların ne Hz. İsa, ne Hz. Musa, ne de Hz. Muhammed’in getirmiş olduğu dinde yeri vardır. Kendilerini bu peygamberlerin takipçisi olarak gören ve buna rağmen yılbaşı gecelerini içkiyle, kumarla ve danslarla geçirenlerin peygamberlerinin yolunda olmadıklarını bilmeleri gerekir. Maalesef bugün Müslümanların da bu günleri kutladıklarını görüyoruz. İslam peygamberinin “onların emrine adım adım tabi olmadıkça kıyamet kopmaz” diyerek haber verdiği şeylerin gerçekleştiğinin canlı şahitleriyiz.

Yılbaşının 1 Ocakta olmasının doğurduğu sonuçlardan biri de Müslüman gençlerin hayatlarının Miladi takvime endeksli hale gelmiş olmasıdır. Müslüman gençlik oruç zamanı, iddet bekleme süresi vb. zamanların belirlendiği kameri takvimi ve kameri ayları unutur hale gelmişleridir.

Müslümanların bu gecede kutlama amaçlı olarak çerez almaları, hindi pişirmeleri, bu geceyi Hristiyanlar gibi kutlamaları caiz değildir. Bu taklidin bazısı kişiyi küfre, bazısı kişiyi fasıklığa ve bazısı kişiyi nifaka götürür. Müslümanların küfrün şiarlarına kendilerine şiar etmeleri, birbirlerine tebrikler göndermeleri, birbirlerine mesajlar göndermeleri bu günleri kutlamaları Müslümanların başına gelen felaketlerin en büyüğüdür.

Ey Müslümanlar! Ey dindarlar! Kafir ve müşriklerin bayramlarının kutlanmasının İslam’da yeri olmadığını, evlerinizde çocuklarınıza anlatın. Çocuklarınızı bu minval üzere yetiştirin. Anneler ve babalar! Bu günleri kutlamaya eğilimli davranışlar içine girmeyin. Çocuklarınızı bu kutlamalardan uzak tutun.

Allah’tan Müslümanların bu gaflet uykusundan uyanmalarını ve O’nun ve peygamberinin emirlerine uygun şekilde yaşamalarını niyaz ederim.

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ELAZIĞ, İKTİDARIN NİMETLERİNDEN FAZLASIYLA FAYDALANDI!
ELAZIĞ, İKTİDARIN NİMETLERİNDEN FAZLASIYLA FAYDALANDI!
Bıçaklı gasp olayına karışan 3 şüpheli tutuklandı
Bıçaklı gasp olayına karışan 3 şüpheli tutuklandı