Advert
ÖLÜMDEN SONRA ÖLÜYE FAYDASI OLAN HAYIRLAR
Halit POLAT

ÖLÜMDEN SONRA ÖLÜYE FAYDASI OLAN HAYIRLAR

Bu içerik 689 kez okundu.

Birçok kişi bizden ölünün ardından yapılan hayırların sevabı ölüye ulaşır mı? diye soruyor. Biz de bu sebeple, Kitabullah’ın ve sünneti seniyyenin emrettiği çerçevede bu konuyu ele almaya çalışacağız.

Evet, İslam şeriatında, Allah’ın kitabı ve Peygamberin sünnetinde emredilen şekilde yapılırsa ölü ondan faydalanır. Nitekim Sahih Buhari ve diğer hadis kitaplarında İslam Peygamberinin şöyle dediği nakledilmiştir: “İnsan ölünce, üç şey hariç ameli kesilir: Sadaka-i cariye, faydalı bir ilmi geride bırakmak veya salih bir evladının kendisine dua ve istiğfar etmesi.”  Ölünün ardından bunların yapılması, ölüye fayda verir.

Bu hadiste yer alan mü’min bir insanın ölümünden sonra kendisine fayda sağlayan amellerden, öğrendiği ilmi başkasına öğretmesi ve yayması, ölümünden sonra salih evlat bırakması, yolda kalanlar için yaptığı barınaklar, insanların su içmesi için kuyu veya kanal yapması ya da kendi hayatındayken malından çıkardığı sadaka-i cariyenin hayrı da ona fayda sağlar. İbn-i Mace ve İbni Huzeyme ve Müslim’in rivayet ettiği bir hadiste Allah Resulü “Kim güzel bir iş yaparsa, onun ve onunla amel edecek olanların sevabı hiç birinin mükafatı noksan olmaksızın, o kimseye de yazılır. Aynı şekilde kim kötü bir iş yaparsa, onun ve onunla amel eden herkesin günahı o kimseye de yazılır.” buyurmuştur. Örneğin; pavyon açmak, kumarhane açmak, şer’i olmayan işleri yapmak, sünnetin dışına çıkmak, sinemacıların ve tiyatrocuların icat ettiği İslam’da yeri olmayan bütün işler, faiz müesseseleri kurmak vs. kendilerine bunların günahları yazıldığı gibi, onlardan sonra bu işi yapılırsa onların da günahları bu kişilere yazılır.

Ölü adına verilen sadakadan ölünün fayda görmesi ile ilgili olarak Buhari’nin rivayet ettiği bir hadiste, Adamın biri Hz. Peygamber’e giderek annem öldü, onun adına sadaka verirsem fayda eder mi? diye sorar. Allah resulü de ‘Evet’ buyurdu.

Sad b. Ubade’nin Annesi vefat eder. Sad, Peygamberin yanına gelerek annem için hangi sadaka daha efdaldir diye sorar. Peygamber Efendimiz ‘su’ demiştir. Bunun üzerine Sad, annesinin hayrına bir su kuyusu kazmış ve bu su Sa’d’ın annesinin hayrıdır demiştir. Hadisten anlaşıldığı üzere evlatlar anne babalarının hayrına insanların faydalanması amacıyla bir kuyu kazarsa veya insanların ihtiyaç duyduğu herhangi bir şey yaparsa, ölü bunun faydasını görür.

Müslim’in naklettiğine göre bir adam Hz. Peygamber’e gelerek “Benim babam öldü. Geride bir miktar mal bıraktı ve vasiyet de yapmadı. Benim onun adına tasaddukta bulunmam, onun için kefaret olur mu? Peygamber: Evet diye buyurdu."

İmam Nevevi Sahih-i Müslim şerhinin ‘sadaka sevabının ölüye ulaşması’ konusundan bahsederken şu hadisi nakleder: “Bir adam Peygamber (s.a.v)’e gelerek “Annem ansızın öldü. Şayet konuşabilseydi, sadaka verilmesini vasiyet ederdi. Şimdi ben onun adına sadaka versem, sevabı ona ulaşır mı? diye sordu. Resulullah (s.a.v): “Evet” buyurdu.” (Buhârî, Cenâiz 95, Vasâyâ 19; Müslim, Zekât 51). Nevevi bu hadise dayanarak ölü yerine sadaka verilirse, ona ulaşır ve ona fayda sağlar demiştir. İslam alimlerinin icması ile ölünün borçlarını vermekle, ister bu borç Allah borcu olsun isterse de kul borcu olsun, ölünün bu borcu kalkar demişlerdir.

Yine Müslümanlar tarafından ölü için Allah’tan af ve bağışlanma dilenirse, ölü bunun faydasını görür.  “Onlardan sonra gelenler ise şöyle derler: Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin." (Haşr 10) Ayette geçen Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla” ifadesi, dua eden kişinin önce kendisine, sonra da ölülere dua etmesi gerektiğini gösteriyor. İslam Peygamberinden de“dua etmek istediğinde önce kendi nefsinden başla” buyurduğu rivayet edilmiştir.

Resulullah (s.a.v) “ölüye dua ederken içten (halis bir niyetle) dua edin” buyurmuştur.

Ölüler için yapacağımız şey onu yıkamak, kefenlemek ve defnetmektir. İslam peygamberi ölüyü kabre konulduğunda “Bismillah ve billah ve ala miilletti Resulillah” ( Allah’ı adıyla, Allah’ın yardımıyla, Muhammed Mustafa’nın getirdiği din ile) diyerek kabre indiriyordu.

Ölü defnedildikten sonra ise Resulullah kabrin başında durarak şöyle derdi: “Kardeşiniz için mağfiret dileyiniz ve ona sebat verilmesi için dua ediniz, çünkü şu anda o soruluyur.” buyurmuştur. Daha sonra sünnet olan herkesin kabrin başından ayrılmasında sonra ölünün ailesinden veya ailesi dışında salih, takva ve adil  bir kişinin, bir hayvan kesimi süresince kabrin başında kalarak ölüye dua etmesi, halis bir niyetle Allah’tan istiğfar dilemesi gerekir. İslam Peygamberi birçok sahabenin kabri üzerinde bunu yapmıştır. Ne yazık ki bu sünnet bugün unutulmuştur. Bu sünnetle amel eden çok az kişi vardır. Bu sünnetin terk edilmesi ölü için büyük bir zarardır. Tekrar Müslümanların bu sünneti ihya etmesi gerekir. İslam’da olmayan şeylerle meşgul olunacağına, Peygamberin emrettiği şeylerin yapılması gerekir.

Peygamberimiz kabirleri ziyaret ederken ölülere şöyle dua etmiştir: “Selam olsun Müslüman ve mü’min diyarına. Bizlerde inşallah size geleceğiz. Allah’tan bize ve size afiyet dilerim.”

İkinci bir rivayette “Ey Mü’min topluluğu! Sizlere selam olsun. Bizler de size geleceğiz.”

Üçüncü bir rivayette ise “Ey Mü’min olan diyar! Biz de size geleceğiz. Ya Rab! Bakiyyul Ğarkad (Medin’de bulunan bir mezarlığın adı) ehlini affet” buyurmuştur.

Ayet-i Kerimelerde ve hadisi şeriflerde, mü’minin ölümünden sonra kendisine nelerin fayda verdiğini gördük. Bazı kimseler “Ve insanoğlunun ne yapmışsa karşılığında o vardır. Şüphesiz kendi çabası ileride görülecektir. Sonra çalışmasının karşılığı kendisine eksiksiz verilecektir.” (Necm 39-41) ayetlerini delil göstererek, başka birinin yaptığı hayırların ölüye ulaşmadığını savunmaktadırlar. Evet, başka birinin yaptığı hayırlar ölüye ulaşmaz. Ancak; salih evladının duası, hayırları kendisine ulaşır. Salih evlat o kişinin çabası, sa’yı, ameli ve yetiştirmesidir. Dolayısıyla bu durum ayeti kerimelere ters değildir. Tıpkı ölümden sonra sadaka-i cariye ve faydalı ilmin fayda verdiği gibi, salih evladın da vefatlarından sonra anne-babasına yapmış olduğu dua ve hayırlar onlara fayda verir.

 

Yazımızı bir hadis-i şerif ile bitirelim. “İnsanoğlu öldükten sonra kendisini üç şey uğurlar: Malı, evlatları ve ameli. İkisi geri döner, biri kalır. Malı ve evlatları geri döner. Ameli yanında kalır.” Bunları bilerek ve bunların farkında olarak yarınımız için güzel şeyler yapalım. Bid’atleri terk edelim. Allah’ın ve peygamberinin emirleri doğrultusunda yaşayalım. Vesselam.  

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ELAZIĞSPOR YÖNETİMİNDEN DEVAM KARARI!
ELAZIĞSPOR YÖNETİMİNDEN DEVAM KARARI!
Elazığsporlu futbolcular basın toplantısı düzenledi: Sahipsizlik bizi yordu
Elazığsporlu futbolcular basın toplantısı düzenledi: Sahipsizlik bizi yordu