Advert
HAKKI ÜSTÜN TUTMAK
Habib KARAÇORLU

HAKKI ÜSTÜN TUTMAK

Bu içerik 499 kez okundu.

      İnsanı yeryüzünün halifesi olarak yaratan Yüce Rabbimiz, aynı zamanda biz kullarını da bir imtihandan geçirmektedir. Bu imtihanın konusu özetle şudur ki; insan kendisini yaratan, yaşatan ve her şeyin sahibi olan, gerçek ve tek hüküm sahibi Yaradan’ına mı yoksa  O’ndan başka bir şeye mi kulluk yapacaktır? Yüce Rabbimiz Hidayet kaynağı Kitabında:”Ben insanları ve cinleri ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.”(Zariyat Suresi-56:Ayet) buyurarak böylece yaratılış gayesini açıklamaktadır.

      Yeryüzündeki en güçlü unsur olan insan, sahip olduğu akıl ve yeteneklerle gerçek düzeni kurabilir miydi? Kurabilmiş olsaydı kendi haline bırakılması gerekirdi ki, bırakılmadı. Yüce Allah elçiler seçerek ona yeryüzünün yönetimi ve hayat kurallarıyla ilgili buyruklarını gönderdi. İnsan için hazırlanmış sonsuz hayat konusunda onu uyardı.

      Aslında imtihan öyle kolay da değildi, çünkü insanı kulluk yolundan saptıracak o kadar çok şey vardı ki; nefis, Şeytan, dünyevi  arzu ve menfaatler gibi. Bütün bunlardan kurtulup da Hakka yönelmek çok zordu. Allah’ın elçileri uyarıcı,  korkutucu ve müjdeleyici olarak geldiler, tebliğ ettiler, doğru yolu gösterdiler. Ancak nedense insanlarda gerçeği kabullenmek konusunda bir inat, gaflet ve şaşkınlık mevcuttu. Karşı çıktılar, kabullenmekte zorlandılar, kendi akıllarını ve sahip olduklarını çok önemsiyor, bundan ötesini idrak edip inanmada inat ediyorlardı. Allah bir çoğunu çok korkunç bir şekilde cezalandırdı.

     Bugün aynı imtihan daha ağır bir şekilde devam etmektedir. İnsanlar geçmiş asırlara göre daha rahat ve renkli bir hayata sahiptirler. İnsanları haktan saptıracak o kadar çok zevk ve eğlenceler hazırlanmıştır ki saymakla bitmez. Bu dönemde Hakkı savunmak, Hakkın safında yer almak hakikaten zordur.

    Hak nedir, nasıldır? Hakkı nasıl tanırız, hakka nasıl tabi oluruz? Haktan nasıl sapılır?  Bütün bu sorularını cevabını yine Yüce Rabbimizin Hayat Rehberinden öğreniyoruz:” Gerçek (hak) Rabbinden gelendir, şu halde sakın kuşkuya kapılanlardan olma.” (Bakara Suresi-42.Ayet) buyurarak Mutlak ve tartışmasız gerçeğin kendisinden gelen yani vahy olduğunu Rabbimiz bildirdikten sonra yine aynı surenin 147.Ayet-i kerimesinde:”Hakkı batıl ile örtmeyin ve hakkı gizlemeyin,(kaldı ki) siz (gerçeği) biliyorsunuz.” Buyurmuş, insanların aslında hakkı bildikleri halde bunu batıl ile, yani hakkın zıddı olan şeylerle örttüklerini ifade etmiştir.

       Hakk kelimesi anlam olarak inkarı caiz olmayan sabit şey, doğru, doğruluk, adalet ve hikmet gibi anlamlara gelse de aslında Yüce Rabbimizin güzel isimlerinden de biridir. Dolayısıyla Haktan yana olmak aynı zamanda şeksiz, şüphesiz, mutlak var olan  Yüce  Allah’tan yana olmak da demektir ki, işte imtihanın kendiside budur.

      Günümüzde yeryüzünün yönetim ve nimetlerinin önemli bir kısmını elinde bulunduran kesimler hakkın ayakta tutulması ve devamı yönünde değil de, tam tersi batılın devamı konusunda çalışmakta ve ona hizmet etmektedirler. Böyle olunca yeryüzünde adalet kaybolmakta, zulüm hakim olmaktadır. Genel olarak bakıldığında  Yeryüzünün Kuzey yarım küresinde,Batı bölgelerinde zengin ve kolay bir hayat sürenler varken, diğer yarım kürede, özellikle doğusunda yokluklar ve çileler devam etmektedir.

      Yeryüzündeki zulmün devamı batılın egemenliğinden kaynaklanmaktadır .Ne yazık ki insanlar Hakkın hakim olması, yeryüzüne adaletin gelmesi için çalışanların yanında yer almamakta, hep güçlüden yana olmaktadırlar. Güçlü ve zalim olanın karşısına çıkıp da mücadele etmek cesaret ve azmini göstermeyen kitleler ezilmeye ve sömürülmeye mahkum olmaya devam etmektedirler. böylece dünya mutluluğunu kaybetmenin yanında ne yazık ki ahret mutluluğunu da kaybediyorlar, kendilerini büyük bir tehlikeye atıyorlar.

    Sonuç olarak şunu çok iyi bilmeliyiz ki, biz imtihandayız, bunun konusu da Hakk ve batıl mücadelesidir. Dünya ve ahret mutluluğu da bu mücadeleyi kazanmaktan geçmektedir. Hakkın hakimiyeti için çalışmak hepimizin görevidir. Güçlüden yana değil haktan yana olmak insanlığın ve inancımızın gereğidir. Unutmayalım “Hakkın hakimiyeti için çalışmamakla batılın tesisi için çalışmak arasında bir fark yoktur.” Yüce Rabbimiz bizleri Hakkı  hak bilip hakka uyan, batılı da batıl bilip ondan uzaklaşan kullarından eylesin! Amin.

 

 

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ters lale tohumları toprakla buluştu
Ters lale tohumları toprakla buluştu
Sarıkaya: Kandil zulmün, haksızlığın yıkılışı demektir
Sarıkaya: Kandil zulmün, haksızlığın yıkılışı demektir