Advert
SİYASETÇİLER SAVRULUR MU?
Nevzat ÜLGER

SİYASETÇİLER SAVRULUR MU?

Bu içerik 2255 kez okundu.

        Son hafta siyaset açısından oldukça hareketli geçti. İlimizden millevekili olmak için 64 kişi müracaat etti, dört de müracaat etmeyen ama tekrar milletvekili olmak için çalışan arkadaş var. Yani toplamda 68 milletvekili aday adayı var Elazığ’ın  1 Mart 2015 tarihi itibariyle. Hepsine de kolaylıklar diliyorum.

         Siyasette bu kadar kolay savrulanları gördükçe doğrusu hem endişe duyuyorum hem de acıyorum. Düşünebiliyor musunuz, Abdullatif Şener AK Partinin ilk 8 kurucusundan biriydi ama dün TV’lerde onu Doğu Perincek’in arkasında ve Esed’e destek verirken izledik. Abdullatif Şener, Milli Görüş kökenliydi. Öfkesi ve nefreti ne olursa olsun, bu tablo ona yakışmadı.

         Dengir Mir Mehmet Fırat AK Partinin ikinci adamıydı bir zaman. Şimdi onu HDP’den aday olmak için müracaat ederken seyrediyoruz.

         İdris Naim Şahin, Milli Görüş kökenliydi ve Sayın Cumhurbaşkanının 1994 yılından beri önemli bir yardımcısıydı. 

         Murat Başeskioğlu AK Partinin ilk bakanlarındandı.

         Erkan Mumcu AK Partinin ilk kültür bakanlarındandı ve yerini alan Ertuğrul Günay da yine kültür bakanıydı.

         Bu arkadaşlar ulvi idealler için yola çıkmışlardı ama savruldular. Yani bu savrulmaları ve en az üç parti değiştirmiş insanları gördükçe de inanın konuşmak istiyor insan.

         Şimdi yeni bir seçimin arefesindeyiz. 7 Haziran 2015 günü seçim yapılacak. Aday  adayı olan arkadaşlar elbette meşru olan her imkanı kullanacaklardır. Normal bir olaydır. Ama aklıma birkaç soru geliyor işin doğrusu.

         Aday adayı olan insanlar için iktidar partisi ne ifade ediyor? Yani bir imkan olarak mı bakıyorlar yoksa hedefledikleri ulvi bir hedefleri mi var? Bilindiği üzere bütün parlak söylemlerine rağmen  siyaset henüz bir zenginleştirme aracı olarak olarak kullanılıyor. Neden bu soruyu soruyorum? Çünkü iktidar partisinin dışındaki partilere teveccüh oldukça sınırlı bir durumda. Eğer maksat memlekete belli alanlarda hizmet etmek olsaydı, bu arkadaşlar kendi mesleklerinde de bu işi yapabilirlerdi. O zaman bu insanları bu işe sevk eden esas gayelerini hiç olmazsa karşılarındaki insanlrın gözüne bakarak hem muhataplarına hakaret etmesinler, hem de vekil olmadan gerçek dışı konuşma gibi bir fiili işlemesinler.

         Yetmişbeş yaşını geçmiş bir insana siyasi bir görev teklif edin, anında kabul eder. Geçmişte yaşı ilerlemiş bir milletvekiline ; “biraz da gençlere yer açsanız nasıl olur acaba?” denilmiş, o zat da; “genç olupta ne yapacak yani, mecliste taş mı taşınacak?” diye cevap vermiş.

         Tabi şunu da hemen belirteyim ki; siyaset toplumun geleceğini planlama işidir ve birileri bu işi muhakkak yapmalıdır. Ancak siyaseti geçim ve zenginleşme aracı olarak kullanmak durumunda olanların dışında kalanlardan adaylar seçilmelidir. Bunları belirlemek hiç de zor değildir.

         Fazla ideal şeyler söylediğimin farkındayım ama adayları belirleyen insanlar birazda ilkeli davranmalıdırlar. Ayakları kirli olan insanların ayaklarını, temiz omuzlara bastırmasınlar.

        Kirlenmiş ve dünyevileşmiş toplumlarda,  Müslüman yöneticiler çok ciddi bir kuşatma altındadırlar. Ancak diğer Müslümanlar da onların mağlup olmamaları için çaba sarfetmelidirler.

        “Dünyaya rağbet gösterme ki Allah da seni sevsin, insanların elinde bulunanlara göz dikme ki onlar da seni sevsin.” (Hadis)

         Hz. Ömer’e atfedilen bir söz var: “Onların oruçları ve namazları sizi aldatmasın. Siz onların para ile olan ilişkilerine, insanlarla olan münasebetlerine bakın” diyor.

         Her kitle kendi benzerini milletvekili seçiyor zannederim. Yani bu bir bileşik kaplar örneğidir. Açıkçası seçilenleri hiç değilse biraz vasıflı olanlardan seçmeye gayret etmek gerekir. Seçilen de oyu ile seçildiği vatandaşa çaka satmasın. Çünkü onun orada bulunma sebeplerinden biri de seçmendir. Kim hangi partiye oy veriyorsa versin ama biraz düşünsün ve vicdan muhasebesi yapsın lütfen.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X