Advert
BEDİÜZZAMAN; BİR MEDENİYET KURAMCISI
Nevzat ÜLGER

BEDİÜZZAMAN; BİR MEDENİYET KURAMCISI

Bu içerik 1898 kez okundu.

Son yüzyılda iman ve aksiyon sahasında en dikkate değer isim, toplumu dönüştürmede başvurulacak ilk kaynak Bediüzzaman’dır. Yalnız Türkiye için değil belki tüm İslam Dünyası için referans isimdir Bediüzzaman.

O ilmin anahtar kitaplarını çok kısa bir sürede okuyup ezberlemekle kalmıyor, nüfuz ediyor. İlim, hikmet, irfan yönüyle meşgul oluyor.

O, toplumsal denge ve dünyanın kavranması açısından hem İslami hem de fen bilimlerinin bilinmesini istiyor. Ancak buradaki can alıcı nokta şudur zannederim; İslami ilimler, batı bilimi ile her konuda imtizaç etmeyebilir. Çünkü Batı, nasıl İslami ilimlerin dışına çıkarak kendine özgü bir model olarak “felsefe” ilmini vazgeçilmez bir noktaya çıkardıysa, Müslümanlar da yine “nas”lara dönüş yapmalıdır. Bu arada da batı ilminin evrensel olanları “İslami süzgeç” ten geçirilerek öyle içselleştirilmelidir. Bütün medeniyetlerde bu böyle olmuştur. Bilim sahasında batıya ait gibi görünen birçok konu ve yenilik, İslam’dan alınmasına rağmen, batı hiçbir zaman kaynak belirtmemiştir.

Üstad, çağının kapanlarından kurtulmuş ve ondan sonra “zamanın çocuğu” olmuştur. O, batının ideolojilerini ve içerideki Truva atlarını biliyor, mücadelesini de onlara karşı başlatıyordu. Onun boy hedefi “deizm” ve “pozitivizm” ideolojileriydi. Nihayet kırk yıllık mücadelenin galibi üstad oluyordu. Şimdi milyonlarca okuyanı var.

“Batı” aslında bir “medeniyet” değil, bir uygarlıktır. Batı sekulerdir, dünyevidir, yatay bir gelişmedir ve tek boyutludur.

Oysa medeniyetler hem yatay, hem dikeydir. Hem maddeye, hem manaya bakar, hareketlerini ve hedeflerini nas’lar belirler. Medeniyetleri dinler kurar.

Günümüzde çok cazip gibi görünen geri kalmak ve ileri gitmek kavramları aslında sorunlu kavramlardır ve batıya aittir. Neye göre geri, neye göre ileri. Ölçü de, merhale de kendilerine ait. Hem hâkim hem savcı konumundalar.

Bediüzzaman bu netameli kavramlar yerine iki kavram üzerine yoğunlaşıyor: İman ve Hürriyet. O, Liberalizm için değil, şeriat için hürriyet diyor. Yani Liberalizm, özgürlük, hürriyet, demokrasi gibi kavramların, İslam’ın süzgecinden geçtikten sonraki alacağı şekli talep ediyor.

İnsanlık tarihi boyunca oluşturulan 26 medeniyetin 16 tanesini, “Batı” tedavülden kaldırmıştır. Yani batının medeniyet getirme sözü doğru değildir, medeniyetleri öldürme aksiyonu gerçektir. İnkalar, Astekler, Kızılderililer vs?

Medeniyet konusunda da iki kavramı öne çıkarıyor Üstad: “Hukukullah” ve “Hukuku’l İbad”. Yani önce Allah’ın hukuku hemen ardından da kulların hukuku. Ona göre birincisini bilmeyenlerin ikincisini bilme ve tanıma şansları yoktur. Çünkü Allah’a kul olmayanlar, kendilerine çok tanrılar bulurlar. Allaha kul olanların tabiatla ve eşyayla da ilişkileri iyidir.

Üstad risalelerinde iki önemli dil kullanır. Biri tefekkür için gerekli olan istilahlarla örülü “nev’i şahsına münhasır” bir Türkçe. Bu dilde semboller ve metaforlar resmigeçit yaparlar genellikle. Diğeri ise, toplumun ortalamasına hitap eden vasat bir Türkçe.

Ancak bu iki dil birbirleriyle bağlantılıdır. Biri olmadan diğeri olmaz.

Tefsir, hadis, fıkıh, tarih, akaid vs. kısaca bir medeniyeti bu iki dille anlatıyor Üstad.

Medeniyetlerde dil çok önemlidir. Ancak bu dil, durağan-statik değil, üreyen ve dinamik bir dildir. Tabi dilin üretken olabilmesinin yolu da, medeniyetin canlı ve yeni ürünler veren bir medeniyet olmasına bağlıdır. Bizim topraklarımız bu iklime müsaittir.

Medeniyetin yeniden ihyası için Bediüzzaman’ın yazdıkları “anahtar” olabilir. Hem geçmişe uzanıyor hem de geleceğe ışık tutuyor. Çünkü o, kuranla ve hadislerle beslenmiş ve onlarla konuşuyor. Yazdıkları ve yaptıkları “avami” ve “sıradan” işler değildir. Onun görüşleri yeniden bir ihya, bir diriliş ve bir hayat soluğu olmaya müsaittir kanaatindeyim.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ak Parti İlçelerde Temayül Yoklaması Yaptı
Ak Parti İlçelerde Temayül Yoklaması Yaptı