Advert
CUMHURBAŞKANI HAKLI  ORTA SINIF BÜYÜYOR
Nevzat ÜLGER

CUMHURBAŞKANI HAKLI ORTA SINIF BÜYÜYOR

Bu içerik 889 kez okundu.

         Dünya Bankası Türkiye Direktörü Martin Raiser Gaziantep Sanayi Odası'nda (GSO) düzenlenen Dünya Bankası Tanıtım Toplantısı'nda konuştu. Raiser, geçen yıl Türkiye'de yoksulluğun azaldığını söyledi.
        Dünya Bankası Türkiye Ofisi'ne gelen pek çok ülkenin "Türkiye ne yaptı da bu dönüşümü gerçekleştirdi. Biz Türkiye'nin yaptığı neleri yaparsak benzer bir değişimi dönüşümü gerçekleştiririz" diye sorduğunu dile getiren Raiser,Türkiye'nin 2023 yılı için son derece iddialı hedefler ortaya koyduğunu söyledi. 
   Türkiye'nin ekonomik dönüşümü sağlamasında, dış ticaretin ve kadınların sisteme entegrasyonunun önemli olduğunu vurgulayan Raiser, bu konudaki zorlukların üstesinden gelebilmek için gerekli kurumları tesis etmesigerektiğini ifade etti.
     Yüksek gelir ekonomisine ulaşabilmek için bazı ortak paydaların sağlanması gerektiğine işaret eden Raiser, "Orta gelir tuzağından çıkıp yüksek gelir ekonomisini yakalayabilmek için kurulması gereken kurumlar, hukukunüstünlüğü ilkesinin tesisi, yüksek kalitede düzenleyici kurumların olması, kamu finansman yönetiminin tam ve düzgün şekilde tesis edip işler hale gelmesidir" dedi.
         İstatistiki veriler ve tablolar eşliğinde yaptığı sunumda Türkiye'de kişi başına milli geliri, Avrupa Birliği ve ABD ortalamasıyla karşılaştıran Raiser, 1960'lardan 1990'ların ortasına kadar bakıldığında ülkenin çok fazla gelişme kaydetmediğini, 2001'den sonra bunun değişmeye başladığını ve AB ile ABD ortalamasıyla yakınsama içine girdiğini dile getirdi. Türkiye'de son 10 yılda yoksulluğun düştüğünü aktaran Raiser, şöyle konuştu: "Günde 2,5 dolar yoksulluk sınırı olarak belirleniyor. Bugün Türkiye'de yoksulluk sınırında bulunan nüfus yüzde 5'in altında. 10 yıl öncesine baktığımızda yoksulluk sınırının altında olan nüfus yüzde 16 civarıydı. Son 20 yıl içerisinde Türkiye'de günlük 10 dolar geliri olan nüfusun oranının iki kat arttığını görüyoruz. Bu dönem içerisinde günlük geliri 10 dolar olanların miktarı yüzde 19 iken, bugün itibarıyla yüzde 41'e ulaşmış vaziyette. Bu da Türkiye'de orta gelir grubunun arttığını, büyüdüğünü gösteriyor.
      Bu iki tablonun kanıta dayalı şekilde özetlediği şey şu; Türkiye'deki ekonomik dönüşümün kapsayıcı bir dönüşüm olarak gerçekleştiği ve bu yönde büyümenin devam edeceği yönündedir." Raiser, Gaziantep'in de Türkiye'nin endinamik şehirlerinden birisi olarak ön plana çıktığını ve diğer şehirlere örnek teşkil ettiğini sözlerine ekledi.

         Aslında istatistiki rakamlar da yakın şeyler söylüyor. 2005 yılında ülke nüfusu 72.1 milyonken istihdam edilenlerin sayısı 19.6 milyondu. 2014 yılı sonu itibariyle ülke nüfüsu beş milyon artış gösteririken, istihdamdaki artış dokuzmilyon yüz bin kişi olmuş. İstidam artışı yönüyle oldukça önemli bir iyileşme var. Ancak aynı iyileşmeyi çalışanların milli gelirden aldıkları pay üzerinde bulamıyoruz. Demek ki biraz daha çaba gerekiyor.

         İşte burada Sayın Cumhurbaşkanının, Merkez Bankası’na yönelik sözlerine dikkat etmek gerekir. Merkez Bankası diyor ki; “Eğer faizleri düşürürsem piyasa hareketlenir ve enflasyon yükselir.”  Buna karşılık Cumhurbaşkanı ne diyor; “Eğer faizler düşerse kredi maliyetleri düşeceğinden yatırımlar artar ve piyasa hareketlenir. Yatırımlar artınca da büyüme hızlanır ve işsizlik düşer. Bu arada bankalar merkez Bankası’ndan düşük faizli döviz kullanacaklarından, piyasada döviz bollaşarak kur yönünü aşağı çevirir.” Burada anlaşılmayacak bir husus yok. Birileri anlamamakta direnen o insanların kalemlerinin yön alışına para yatırdıklarından, onlar da istenen parçayı çalıyorlar. Paralı müzik kutusu gibi.

        Merkez Bankası’nın tezinden direkt olarak belki (Banka hesap tutarı bir milyonun üzerinde olan) toplam 77.000 kişi kazanır. Ama Cumhurbaşkanının tezinden 77 milyon kişi kazanır. Ülke büyür, işsizlik azalır, mutluluk oranı yükselir.

         İşte bürokratla siyasetçi arasındaki fark böyle bir şey. Vesayetçi sistemi kimlerin istediğine dikkat etmek gerekir. Örnek çok çarpıcı.

         Merkez Bankası’nın başına “Mühendis Finansçı” değil, “İktisatçı Finansçı” getirmek daha iyi olur gibime geliyor.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
2013 model Volkswagen Jetta icradan satılıktır
2013 model Volkswagen Jetta icradan satılıktır
2012 model Peugeot 308 icradan satılıktır
2012 model Peugeot 308 icradan satılıktır