Advert
SİYASETTE İKİLİ YAPIYA DOĞRU
Nevzat ÜLGER

SİYASETTE İKİLİ YAPIYA DOĞRU

Bu içerik 1994 kez okundu.
AK Parti’ye muhalif olan Türkiye’deki bütün çevreler, aşağı yukarı Gezi olaylarından beri, dışarıdaki etkinliği kalmamış bazı düşünce kuruluşlarının da desteğini alarak Başbakan Erdoğan’ı ve AK Parti iktidarını devirmek istiyorlar. Türkiye’nin 12 Eylül 1980 darbesini, 90’lı yıllardaki, özellikle 93-98 dönemi faili meçhullerini, 28 Şubat post modern darbe hareketini ve sivil iradenin kabul edilmediği vesayetçi dönemlerini bilen insanlar, yukarıdaki tablonun kıymet-i harbiyesinin, böyle bir oluşumun içerde ve dışarıda bir karşılığının olmadığını çok iyi bilirler. Artık üç tane güçlü şirketin ve yedeklerine alınmış bir yazar kadrosunun darbe yapması oldukça zor hale gelmiştir. Türkiye son 12 yılda cidden çok değişti. Muhafazakâr-demokrat AK Partili Türkiye’yi içerde ve dışarıdaki birçok gücün, eski vesayetçi Türkiye’ye çevirmek için adeta deliren ve ölümüne koşturan gurupların olduğu bir sır değil. Ancak bu çalışmaların gerek ABD ve gerekse AB ülkeleri için birer devlet politikası haline gelmediğine, içerde de büyük bir seçmen desteğinden dolayı muhalif gurupların güçlenmediğini artık kabul etmek gerekmektedir. Esasen insanlar artık müspet hareketlerin takipçisi olmalıdırlar. İktidar içerde ve dışarıda attığı adımları atarken kimseden talimat almadan atıyor, bu doğru, ancak bu adımlarını da ulusal ve uluslar arası hukuka uygun attığını unutmamak gerekir. AK Parti ve Erdoğan hala sokağa hâkim ve daha önemlisi her şeye rağmen hala sokağı kaybetmediler. Dolayısı ile de muhalif güçler yanıldılar ve kaybettiler. 17 Aralık olayları sonrasında başlatılan paralel yapıların ve yapılanmaların tasfiyesi konusunda da AB ve ABD nezdinde bir olumsuzluk görülmedi. Çünkü iktidarın yaptığı savunmalar uluslar arası mahfillerde de kabul görüyor. Bakmayın bir kısım basının kin ve nefret kokan yazıp çizdiklerine, onların gerçek olmadığını artık kendileri de, toplum da görüyor. Artık şu iyice anlaşılmıştır ki; içerdeki cılız muhalif güçlerle ve sokak enerjisi kullanarak, kırılganlığını yenmiş bir ekonomik yapıya rağmen darbe düşüncelerinin başarıya ulaşması kolay değildir. Şimdi Türkiye’de yeni bir durum ortaya çıkmıştır; bundan sonra Türkiye’de dindarlıkla arasını düzeltmemiş, demokrasiyi benimsememiş, vesayetle arasına mesafe koymamış ve dinamik kadroları olmayan hareketlerin iktidar olma şansları yoktur. Ve yine görülmektedir ki, Türkiye hızla “Muhafazakar Demokratlar” ve “Cumhuriyetçi Demokratlar” adı altında ikili bir siyasi yapılanmaya doğru hızla yol alıyor. Bunlardan “Muhafazakar Demokrat” bloğu, MSP, RP, FP, AK Parti, BBP, kısmen MHP ve muhafazakar eski partilerin bir kısım taraftarları oluşturacak, “Cumhuriyetçi Demokrat” bloğunu da “cemaatin” kadrolarının hakim olacağı yeni CHP, kısmen MHP, ulusalcılar ve marjinal guruplar oluşturacaklardır. “Cemaat” artık uluslararası ilişkileri kurmakta zorluk çekmeyen, dindarlığı üzerinde tereddüt edilmeyen bir yapı haline gelmiştir. “Cemaat” sayılan bu özelliklerini iktidara taşımak için son bir yıl içerisinde birkaç defa kadrolaşma ve darbe anlamına gelecek atılımlar yapmış fakat siyasi sezgileri ve cesareti güçlü olan Başbakan Erdoğan bu girişimleri boşa çıkarmakla kalmamış, cemaati karşı blokta konuşlanmaya mecbur etmiştir. CHP için şimdilik perde arkasından destek veren bu enerjik “cemaat”, çok yakın bir gelecekte CHP yapısı içerisinde teşkilatlanarak partilerini iktidar alternatifi haline getirebileceklerdir diye düşünüyorum. CHP teşkilatları buna evet der mi? Bu yapılanmanın getirilerini ve bu yapılanmanın dizayn ediliş noktalarını gördükten sonra, tabanı ikna etmek zor olmayacaktır diye düşünüyorum. Kaldı ki bu günkü zayıf yapılanmaya dahi gönüllü destek vermiş bir teşkilatın güçlü bir yapılanmaya hayır demesi biraz zor. Bu yapılanmanın aynı zamanda teröre geçit vermeyeceğini de kabul etmek gerekir. Değişimin çok çok hızlandığı bir dünyada, eski liderlik replikleri üzerinden ya da tarihi kişilikler üzerinden siyaset yapma dönemleri artık kapanmıştır, bu gelişmeyi artık iyi okumalıdır bu ülke. Düşünceler topluma sunulurken, yapılan sunuş paketleri dahi artık önem kazanmış bir dünyada yaşıyoruz. Birkaç insanı heyecanlandıracak şeyler söyleyebilirsiniz ama sadra şifa olmuyorsa yeni şeyler söylemenin şart olduğunu görebilmeliyiz. NEVZAT ÜLGER
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ak Parti İlçelerde Temayül Yoklaması Yaptı
Ak Parti İlçelerde Temayül Yoklaması Yaptı