Advert
AK PARTİ’NİN SEÇİM BEYANNAMESİ
Nevzat ÜLGER

AK PARTİ’NİN SEÇİM BEYANNAMESİ

Bu içerik 1943 kez okundu.

     AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davudoğlu 14.04.2015 günü partisinin 100 maddelik seçim beyannamesini “Yeni Türkiye Sözleşmesi” adıyla kamu oyuna açıkladı.

      Konuşmasına başlarken kullandığı cümleler oldukça iddialıydı. Mesela konuşmanın girişinde kullandığı “AK Parti tarihi bir yürüyüşün günümüzde tecessüm etmiş ismi ve cismidir” cümlesi oldukça önemli ve ağırlıklı bir cümleydi. Keza arkasından kullandığı “AK Parti bir erdemliler hareketidir” cümlesi ile hem “Hılfu’l Fudul” cemiyetine göndermede bulunarak dini bir mesaj veriyordu hem de sosyal yönü ağır basan bir iddiayı dillendiriyordu. Türkiye’nin orta gelir gurubundan üst gelir gurubuna geçtiğini söylerken aslında fert başına gelirin 2.500 dolardan 11.000 dolara yükseldiğine ve ülkenin küresel güç olmaya doğru gittiğine vurgu yapıyordu ama bu cümleyi ayda 350 dolara çalışan asgari ücretlilerin buruk dinlediğine dikkat etmeliydi Sayın Başbakan. Çünkü sosyal ücretlerin tanımlanmasında Başbakan’ın her cümlesi bu toplumda yaşayan herkesi çok ilgilendiriyor. Demek ki gelirin bölüşümüne dikkat etmek gerekir. Doğru, TÜSİAD ve MÜSİAD üyesinin geliri beş kat arttı da, satın alma paritesi yönüyle dokuz milyon asgari ücretli ile onüç milyon emeklinin durumu acaba ileri mi gitti geri mi gitti? İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.

      Başbakanın insan odaklı cümleleri elbette toplumun her kesimini kucaklıyor olması memnuniyet vericiydi. Keza bu ülkede az da olsa hala taraftarı bulunan bütün darbeleri reddetmesi de önemli vurgulu cümlelerdendi. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan, 17-25 Aralık vs.yi peşpeşe sayması oldukça önemliydi.

      Beklenen önemli cümlelerinden olan “Başkanlık” sistemi için kullandığı “yetki karmaşasına son vermek için Başkanlık sistemini öngrmekteyiz” vurgusu hem köşkle (şimdi saray diyorlar) uyum açısından hem de bir sistem değişikliği açısından üzerinde durmayı gerektirir. Bunun anlamı yeni bir anayasa yapılacak, kabul sayısı ne kadar yüksek olursa olsun referanduma sunulacaktır. Şimdi işin burasında muhalefet rahatsız oluyor. Efendim diyorlar halk çok bilmez, onun için konu mecliste çözülsün. Şimdi bu düşüncenin 1930’ladaki halk bilmez cümlesi ile, 27 Mayısçıların hepsinin ortak fikri olan demokrasiye fazla ihtiyaç yoktur cümlesi ile, daha sonraki bidon kafalılar hakaretinin ne farkı var? Bu toplum bir bütün halinde “bileşik kaplar” mesabesindedir ve yükselişler de hep birlikte olmalıdır. Yani adam diyor ki; ben adliyeye girerken aranmak istemiyorum. Hani kanun önünde insanlar eşitti. Bu elitist kafanın ülkeye vereceği olumlu bir şey hiç gözükmüyor maalesef. O bakımdan Başbakanın “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmanın yanında başka bir üstünlük ünvanına ihtiyaç yoktur “ cümlesi oldukça önemlidir bence.

        3Y devam edecek diyor Başbakan. Yani yosullukla, yasaklarla ve yolsuzluklarla mücadele edeceğiz diyor Başbakan. Yoksullukla mücadele adil gelir dağılımı ile olur. Asgari ücret kavramı “İnsani Ücret” şekline ve ismine gelirse bu iş olur. Yoksa 945 lirayı 960 liraya yükseltmekle bu iş olmaz. Kestirmeden bir yol da önerelim hemen: Asgari ücret (insani ücret) vergi dışı kalsın. Teşvik adı altında bir kesime o yolla para aktarılıyorsa, yirmi milyonluk bir kesime de bu yolla aktarma yapılsın. Bu işin teknik yönüne girmek istemem doğrusu, çünkü erbabı ne demek istediğimi çok net anlıyor. Pastadan paylar dağıtılırken eski Türkiye’den farklı olmalı. Aksi halde yalnız söylem değişmiş olur. Hiç kimse alınmasın, ben toplumda konuşulanları yazıyorum. Bunun adına reel politika denir, masa başı politika ayrı bir şeydir.

       Başbakanın çok boyutlu dış politikamız devam edecektir cümlesi alkış alırken. “çoklukta birlik” vurgusu toplumsal mütabakat adına çok çok önemliydi.

      Hedefimiz insanımızı ve devletimizi özne yapmaktır cümlesi de Başbakana aitti.

      Adayların belirlenmesinde halkın herhangi bir dahli olmuyor, hiç değilse pastadan pay dağıtılırken halk unutulmamalıdır.

      Sayın Başbakandan ümitliyiz. Çünkü bu ülkede insan, zaman ve mekan üçlüsünün terkibini yapacak “Bilge Başbakan” olma ünvanına layık insanlardan biridir Sayın Ahmet Davutoğlu.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Gazi Caddesi'nde Korku Dolu Anlar Yaşandı
Gazi Caddesi'nde Korku Dolu Anlar Yaşandı