Advert
MEŞHUR MAĞARA HADİSİ
Nevzat ÜLGER

MEŞHUR MAĞARA HADİSİ

Bu içerik 1924 kez okundu.

         Hz. Ömer anlatıyor: "Resûlullah Efendimiz (SAV)  buyurdular:
         "Sizden önce yaşayanlardan üç kişi bir gün yola çıktılar
   (Akşam olunca) geceleme ihtiyacı onları bir mağaraya sığındırdı ve içine girdiler Dağdan (kayan) bir taş yuvarlanıp, mağaranın ağzını üzerlerine kapadı Aralarında "Bizi bu kayadan, salih amellerimizi şefaatçi kılarak Allah'a yapacağımız dualar kurtarabilir!" dediler 

          Bunun üzerine o üç kişiden birincisi şöyle dedi;
         "Benim yaşlı, ihtiyar iki ebeveynim vardı
 Ben onları çok kollar, akşam olunca onlardan önce ne ailemden ne de hayvanlarımdan hiçbirini yedirip içirmezdim   Bir gün odun arama işi beni uzaklara attı Eve döndüğümde ikisi de uyumuştu Onlar için süt sağdım Hâlâ uyumakta idiler Onlardan önce aileme ve hayvanlarıma yiyecek vermeyi uygun bulmadım. Onları uyandırmaya da kıyamadım Geciktiğim için çocuklar ayaklarımın arasında kıvranıyorlardı Ben ise süt kapları elimde, onların uyanmalarını bekliyordum Derken şafak söktü: 
       "Ey Allahım! Bunu senin rızan için yaptığımı biliyorsun, eğer samimi idiysem bizim yolumuzu kapayan şu taştan bizi kurtar!" Taş bir miktar açıldı
 Ama çıkacakları kadar değildi.
          İkinci şahıs şöyle dua dedi: 
         "Ey Allahım! Benim bir amcakızım vardı
 Onu herkesten çok seviyordum Ondan kâm almak istedim Ama bana yüz vermedi Fakat gün geldi kıtlığa uğradı, bana başvurmak zorunda kaldı Ona, kendisini bana teslim etmesi mukabilinde yüz yirmi dinar verdim; kabul etti Arzuma nail olacağım sırada: 
         "Allah'ın mührünü, gayr-ı meşru olarak bozman sana haramdır!" dedi
   Ben de ona temasta bulunmaktan kaçındım ve insanlar arasında en çok sevdiğim kimse olduğu halde onu bıraktım, verdiğim altınları da terk ettim 
         Ey Allah'ım, eğer bunları senin rızan için yapmışsam, bizi bu sıkıntıdan kurtar
 
Kaya biraz daha açıldı
   Ancak onlar çıkabilecek kadar açılmadı 
          Üçüncü şahıs da şöyle dua etti:  
          "Ey Allahım, ben işçiler çalıştırıyordum
 Ücretlerini de derhal veriyordum Ancak bir tanesi (bir farak pirinçten ibaret olan) ücretini almadan gitti Ben de onun parasını onun adına işletip kâr ettirdim Öyle ki çok malı oldu Derken (yıllar sonra) çıkageldi ve: 
         "Ey Abdullah! Bana olan borcunu öde!" dedi
 Ben de: 
"Bütün şu gördüğün sığır, davar, deve ve köleler senindir
 Git bunları al götür!" dedim Adam: 
"Ey Abdullah, benimle alay etme!" dedi
 Ben tekrar: 
"Ben kesinlikle seninle alay etmiyorum
 Git hepsini al götür!" diye tekrar ettim Adam hepsini aldı götürdü 
         "Ey Allahım, eğer bunu senin rızan için yaptıysam, bize şu halden kurtuluş nasip et!" dedi
 

          Kaya açıldı, çıkıp yollarına devam ettiler " (Hadis/Buhari)

           Hadis-i şerif öncelikle insan haklarına, Allah rızasına ve ardından da ücretin önemine ve ulviliğine vurgu yapmaktadır.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X