Advert
HERKES SANDIK BAŞINA
Nevzat ÜLGER

HERKES SANDIK BAŞINA

Bu içerik 1869 kez okundu.

        Seçimlere dört gün kaldı. Şunu artık rahatlıkla görebiliyoruz; Kanaatimce Türkiye’de iki akım adına  yarışıyorlar: Bunlardan birincisi İstanbul’un fethini isteyen ve surları kuşatanlar, diğeri de eline belki bir şey geçer diye surları savunan Şehzade Orhan’ın yanında olanlar. (Şehzade Orhan, Batı’nın emrine girebilecek kadar iktidar sevdalısı bir saraylı)

         Üzerinde yaşamaktan mutlu olduğumuz yer, jeo-politik olarak önemli ve zorlu bir coğrafya. Bu nedenle de bu ülkenin geleceği üzerinde hesabı olan çok insan, çok kuruluş, çok devlet ve çok örgüt var.

         7 Haziran 2015 seçimlerinde ya devlet ve millet kazanacak ya da devlet ve millet kaybedecek. Bu ülkenin insanları artık iktidarın ne anlama geldiğini, milli iradenin ne demek olduğunu çok iyi biliyor. Bu seçimin siyasi parti mücadelesinin ötesinde farklı kodlara sahip olduğunu iyi öğrendi.  Zaten milli irade 1950 yılında vesayete galip geldikten sonra darbeler, muhtıralar, balans ayarları, e-muhtıralar, “bizim çocuklar” hep meydanda arzı endam ettiler.

         Bu seçimden sonra ya tarihi hafızamızı hatırlayıp Türkiye ölçeğini aşarak küresel güç olma yoluna gireceğiz ya da o kabus günlerine; Kemal Derviş’li, IMF’li günlere döneceğiz.

         Bu ülkenin terör örgütlerine iktidar yolunu açmak isteyen insanlarla varmak istediği noktaları net olarak görmek gerekir. Terör örgütü yalnız kalaşnikof taşıyanlar değil elbet, basın kartelleri yok mu, küresel sermaye yok mu, ihale çeteleri yok mu, faiz lobisi yok mu, dış güçler yok mu?

         Bü ülke, 1071 yılından bu tarafa çok badirelere, çok iç ve dış seferlere ve çapulculuğa sahne olmuş ama hep galip gelmesini bilmiştir. Celali isyanlarını da berteraf etmiştir, saray darbelerini de. Batı dört yüz yıl bu ülkeye ancak hayranlık ve kıskançlıkla bakmıştır, 18.yy’dan bu yana da intikam almaya çalışıyot. Ama 21.yy’la birlikte bu ülkenin seyri değişmiştir artık. Sinirlerine hakim olan kazanacaktır. Unutmayalım devlet kaybetmez.

         Türkiye artık Mısır olmamalıdır, Ukrayna olmamalıdır, Irak olmamalıdır, Yemen olmamalıdır. Fakat bu tehlike henüz tam olarak da geçmemiştir.

         Vesayetçilik anlayışı, yönetmek üzerine değil, parçalama ve istikrarsızlaştırmak üzerine kurgular hazırlıyor. Normal yollardan iktidara kavuşamayanların gözünü dolar ve duman bürümüştür. Bu nedenle millete dayanmayan güç merkezlerine dikkat edin. İnsanlar eskiden olayların arka bahçelerini pek öğrenemiyordu, şimdi dünya değişti, iletişim kanalları muhbirlik yapıyor her konuda.

         En sağdaki insanı en soldaki ile değil, terör örgütü ile yan yana görmeye alışık değildir bu millet. Müftünün ırkçılık yapmasına, milliyetçinin dış güçlerin emrine girmesine sıcak bakmaz bu millet. Bu sahneleri çok yaşadı bu ülke. Geçmişte bir müftü (sonradan profesör yapıldı) horozdan kurban olsun diyordu, şimdi de din-diyanet olmasın deniyor. Geçmişte Kabe Arab’ın olsun deniyordu şimdi de bizim kabemiz Taksim’dir deniyor. İsimler ve takımlar değişse de zihniyetler değişmiyor. Bir farkla; önceden bu vesayetçi insanlar çoğunluktaydı şimdi milli irade taraftarları çoğunlukta. Önceleri Başbakanlık binasının yerini insanlar noktasal olarak pek bilmiyordu, şimdi Çankaya Köşkü’dür diyorlar. Reis biraz daha yukarılara çıktı artık. Sesini herkes duyabiliyor, herkes de Reis’e ulaşabiliyor. “Şerefül mekan bilmekin.” Artık başörtülüleri okula almayan, onları başka ülkelere göndermek isteyen rical yok. Artık Kavakçı başını örttüğü için meclisten ve vatandaşlıktan çıkarılmıyor, müdahaleler yok artık. Ziraat Bankası yalnız faizli işlemlerin merkezi değil artık, faizsiz olarak çalışan, faizden kaçan insanlara da hizmet veren ilk etapta 20 şubesiyle “Ziraat Kalkınma Bankası” da var. Birileri rahatsız oluyor ama çoğunluk öyle istiyor ne yaparsınız. Pek yakında Halk ve Vakıflar Bankaları da faizsiz işleme başlayacaklar. Gerçi 200 Batıcı aydın bu işten hoşlanmadığını deklere etti ama ülkenin yarısından fazlası da onları tekzip etmek için sandıkta farklı şeyler söylüyor. Demokrasiden yana isek “milli irade-halk ne diyor ve ne istiyorsa o.”

         Seçim günü herkes sandık başına. Seçim sizin. “Neye layıksanız öyle idare olunursunuz” kaisesi zamanlar üstüdür. Unutmayın iktidarlar günümüzü ve geleceğimizi planlıyor.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X