Advert
BATI NEDEN BOMBALIYOR?
Nevzat ÜLGER

BATI NEDEN BOMBALIYOR?

Bu içerik 1896 kez okundu.

Gerek Batı ve gerekse doğu, belki kullandıkları dil itibariyle farklı şeyler söylüyorlarmış algısını iyi tahlil etmek gerekir. Mesela Sokrat ve ondan öncesi filozoflar, bazı sembollerle dünyanın tek bir unsurdan meydana geldiğini söyleyerek bir teori oluştururlar. Aynı düşüncenin İslam dünyasındaki karşılığına baktığımız zaman “varlığın birliği” manasına Vahdet-i Vücud’u görebiliyoruz. Aynen öyle de; çeşitli fikri akımların ayrılık nedenlerinin dört konu başlığı olduğunu söylemek mümkün olmaz mı?

1-      Birlik ilmindeki sapmalar vahdetten ta ateizme kadar uzanan çizgi.

2-      Hepsi de Allah’ın peygamberleri olan nebilerin arasındaki kabul zorlukları nedeniyle düşman dini gurupların oluşmasına kadar giden çizgi.

3-      İmamet noktasındaki farklı kabuller nedeniyle suni mezheplerden ayrılarak oluşturulan “siyasi” mezhepler arasındaki farklılaşma çizgisi.

4-      Mezhep farklarından dolayı da tarihi olayları yorumlama farklılıklarına doğru uzanan çizgi. Fark edileceği gibi başat bir konu olarak nübüvvet konusu bu konuların odak noktasını oluşturmaktadır.

         Bu gün hem yurt dışından, hem de yurt içinden, sinelerindeki maneviyatı alınmış gayr-ı memnunlar ne kadar Batı’nın dümen suyunda gidiyorlarsa, Müslümanlar da artık “aktif tevekkül” devrini yeniden başlatmışlardır. Gerçi Batı, uyanışın ileri boyutlara doğru hızla ivme kazandığını gördüğünden, Doğu ülkeleri için “Ilımlı İslam” gibi bir kavramı empoze ediyor. Nedir ılımlı İslam? Ilımlı İslam; gerçek İslam’ın hakimiyetini önlemek için kullanılan bir araçtır. Yani Ilımlı İslam, diğerlerini alt edinceye kadar Batı’nın kullandığı “durdurucu” ve yavaşlatıcı bir formulasyondur.

         Batı dünya hâkimiyetini, her yerde kaba kuvvetle, bomba atarak filan sağlıyor demek mümkün mü? O bomba attığı yerlerde acil tehdit gördüğü için bombayı atıyor. Atmadığı birçok yer var, başta kendi coğrafyası. Bu adamlar kendi coğrafyasında ne yapıyor? İnsanları eğitiyorlar; doğrusu, iyisi budur diye, işte “bilime inanacaksın, demokrasiyle yönetileceksin” diyorlar. Batı ideolojisinin özeti budur. Bu nerede iş görüyor? Batı’da hâlâ iş görüyor ama Müslüman Dünyası’nda o kadar görmüyor. Ne zamandır görmüyor? Müslüman Dünyası’nda başka bir gelişme, yeniden diriliş hareketi olduğundan beri bu propaganda fazla işe yaramıyor. “Müslüman Dünyası’ndaki canlılığın motor gücü İslam dinidir/İslâmcılıktır”. Evet, Müslüman Dünyası’nda bir şeyler oluyor! Bu dünya artık eskisi gibi değil. Az da olsa, bir dinamizm var. Bunun nedeni ne? Batı kopyası Sağcı veya Solcu yönetimler mi? Hayır. Batı’nın şu an ‘potansiyel rakip’ olarak gördüğü Müslüman Dünyası’nda olup biten nedir? Yüzeysel bir bakışla baktığınızda, durum hiç de iyi değil. Bombalar patlıyor sürekli. Peki, bu gerçekten kötü durumda olduğumuzu mu gösteriyor? Hayır. Çünkü mesela başka bir coğrafyada niye patlamıyor bu bombalar? Orada bir ‘canlılık’ veya ‘tehdit’ yok da ondan! Batılılar orada meseleyi halletmişler! Doğru bakış budur. Batı Müslüman Dünyası’na niye bomba atıyor? Burada birileri ‘bir şey’ istiyor ve istedikleri bu şey Batı’nın işine gelmiyor, bunu tehdit olarak görüyor. Fakat başka coğrafyalarda isteyen de yok! Şimdi ajitatif bir şekilde soruyorum: Hiç isteğin olmadığı yere bombaların atılmaması mı iyi bir şeydir, isteyenlerin olduğu, yani düzeni değiştirmek isteyenlerin olduğu yere bomba atılması mı iyidir? Nereden baktığınıza bağlı tabii ki! Dolayısıyla meseleyi iyi analiz ettiğiniz zaman, ‘kötü’ gibi görünen şeyin bazen ‘ümit’ anlamına geldiğini de söyleyebilirsiniz. Netice itibariyle Müslümanlarda aktif tevekkül devri başlamıştır. Zaten Batı’yı rahatsız eden de bu değil mi?

         Şimdilerde Batı'nın birinci elden sömürgecilikten küreselleşmeye geçişini görürken, İslam toplumlarında da siyasi, iktisadi ve uluslar arası alanda önemli atılımlara şahit olmaktayız.

         Her türlü kalkınma hareketlerine rağmen hem Batı hem de Doğu henüz özgürlük problemini, gelirin adil dağılımını, sözlü, yazılı ve görsel hürriyet konusunu, hukuk ve insan haklarını konusunu, işsizlik ve açlık sorununu, uyuşturucu ile mücadele konusunu, eğitimsizlik sorununu, etnik yapılara dayalı üstünlük iddiaları sorununu, ülkelerin birbirlerinin iç işlerine müdahale etmek için kullandıkları terörizm konusunu vs. çözüme kavuşturabilmiş değildir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X