Advert
ORYANTALİZM
Nevzat ÜLGER

ORYANTALİZM

Bu içerik 1911 kez okundu.

Oryantalizm; Müslüman doğu medeniyetinin din, edebiyat, dil ve kültürü içine alacak şekilde bütün unsurlarını inceleyerek İslam Dünyası hakkında Batılıların sistematik bir bilgiye sahip olmalarını sağlayan, İslam ve Batı medeniyeti arasındaki mücadelede Batı uygarlığı lehine veriler elde etmeye çalışan bir akımdır. Bazı tarihçiler bu akımın Endülüs’teki İslam devleti zamanında başladığını söylerken, diğer bir kısmı da Haçlı Savaşları döneminde başladığını ifade etmektedirler. Oryantalistlerin hedefleri arasında; Hz. Peygamber ve Kur’an-ı Kerim hakkında şüphe uyandırmak, İslamın Yahudi ve Hristiyanlığa dayandığı tezini işlemek vardır. Oryantalistler önceleri Avrupa için çalışırken sonraları Siyonizm’in emrine girmiştir. Oryantalizm konusunda en dikkate değer eleştiri ve saptamaları Edward Said yapmıştır. Keza İsmail Raci Faruki, Aliya İzzet Begoviç, Muhammed Hamidullah, Mehmet Akif, Necmettin Erbakan ve Halil İnalcık başta olmak üzere bir çok entelektüel hiçbir komplekse kapılmadan, bir çok imkanı kaybetmek pahasına sözlerini ve düşüncelerini cesaretle ifade etmişlerdir. Edward Said’in yazmış olduğu “Oryantalizm” adlı kitabının belli notlarından oryantalizmin ne olduğunu anlatmak mümkündür:

 “Yazar bu eserinde Batı'lıların Doğu'yu ele alırken bütünü ile kendi görüşlerinden ve varsayımlarından hareket ettiklerini, hayallerini konuşturduklarını ve Batı'nın çıkarlarına uygun bir Doğu manzarası ortaya koyduklarını ispat etme gayretindedir. Çok defa Batı'1ı yazarların görüşlerine başvurarak ve Batı'lı eserlerden örnekler vererek onlara günahlarını kendi ağzından itiraf ettiriyor.

Misal: "Onların her şeylerini tahrip ettik, felsefeleri, dinleri mahvoldu, artık hiçbir şeye inanmıyorlar, derin bir boşluğa düştüler. Anarşi ve intihar için olgun bir hale geldiler..." diyor Lovis Massignon.

Avrupalı için Doğu, Avrupa'nın bir icadı olup, eski çağlardan beri insanlarda hülyalar uyandıran, garip izlenimler yaratan, kendine has yaratıkları ve manzaraları ile fevkalade deneyimlere yol açan bir yerdir.

Amerikalılar için Doğu, Uzak Doğu'dur. Ve özellikle Çin ve Japonya'dır. Amerikanlıların aksine Fransızlar ile İngilizler ve onlar kadar olmasa da Almanlar, Ruslar, İspanyollar, Portekizliler, İtalyanlar ve  İsviçreliler uzun bir Oryantalizm geleneğine sahiptirler.

Şark’ı öğreten, yazıya döken veya araştıran kimseye Şarkiyatçı ya da Oryantalist denir. Yaptığı şey de oryantalizmdir.

Doğu, Avrupa'ya bitişik bir kara olmanın yanında, Avrupa'nın en büyük, en zengin ve en eski sömürgelerinin bulunduğu yerdir, kurduğu medeniyetlerin ve konuştuğu dilin membaıdır, kültürel uzantısıdır. En önemlisi Doğu, Avrupa'nın "karşıt kalesi" olarak kendisini tesis etmenin en büyük yardımcısıdır. Her şey zıddıyla anlaşılır ilkesi rehberleri olmuş.

Bu yönleriyle Oryantalizm, kültürel hatta ideolojik bir açıdan, arkasında müesseseler, kelimeler, ilim, tasvirler, öğretiler hatta müstemleke bürokrasileri, müstemleke usulleriyle kavramlar olan bir muhakeme biçimidir.

Oryantalizmi bir muhakeme usulü olarak ele almaksızın ve doğu hakkında söz söylerken bu muhakemenin usullerine riayet etmeksizin muvaffak olmak yani Doğu'yu politik, sosyolojik, askeri, ideolojik, bilimsel ve fikri bakımdan yönetmek imkanı yoktur. Yani Oryantalizm, Şark söz konusu olduğunda otomatik olarak devreye giren ve tesir icra eden menfaatler örgüsüdür.

Oryantalizm, Avrupa'nın Doğu hakkındaki bir uydurması değil, Batı tarafından bilinçli bir şekilde vücuda getirilmiş ve nesiller boyu hatırı sayılır yatırımlara konu olmuş bir teori ve pratikler bütünüdür.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X