Advert
DÜNYADA KOMÜNİST AZALDI AMA BİZDE…
Nevzat ÜLGER

DÜNYADA KOMÜNİST AZALDI AMA BİZDE…

Bu içerik 2059 kez okundu.

          Bu toplumda tanınır olmak acaba kişilerin ortaya koydukları fikirlerden mi ileri geliyor yoksa bu işin soy ağaçlarıyla bir ilgileri var mı? Bu konu aynı zamanda Türkiye’nin “Batılılaşma” olgusu ile de yakından ilgili mi? Hatta bu soy ağaçlarına mensup olanlar acaba tesadüfen mi tepe yöneticiliklerde görev alıyorlar? Çünkü Batılılaşmayı taşıyan isimler genelde bu yazıda ismi geçenlerle onların etraflarında ya da fikir akımlarında gönüllü rol alanlardır. Ben de Batıcıyım diyen inananlar biraz daha düşünmeli değil mi?

         “Boğaziçi Aşireti”ni düşündüm. Batılılaşmanın sol cenahını oluşturan Nazım Hikmet, Oktay Rıfat, boşandığı eşinin kızıyla evlenen Refik Erduran, Rasih Nuri İleri, Ekrem Bolayır, Zeki Baştımar, Turgut Sunalp, Sabahattin Ali, Nazım’ın oğulluğu Mehmet Fuat, Numan Menemencioğlu, Abidin Dino, Banker kastelli (Abidin cevher Özden), Nazım’ın annesi Celile Hanım, Rahşan Ecevit, Bülent Ecevit ve annesi Nazlı Hanım aklıma geldi. Sonra Nazım’ın annesi Celile Hanımla ve Refik Erduran’ın kız kardeşiyle ileri derecede ilgilenen Yahya Kemal sonra Orhan Veli ve Melih Cevdet aklıma geldi. Sonra Nazım’ı Vala Nurettin vasıtasıyla hapisten kurtaran Ali Fuat Cebesoy sonra Nazım’ın teyzesinin oğlu Mehmet Ali Aybar aklıma geldi. Refik Halid Karay ve Aydın Boysan ile M. Kemal'in kız kardeşi Makbule hanımla evli olan Mehdi Boysan aklıma geldi. Ne kadar ilginç isimler ve bunların yüzde sekseni birbirleriyle akraba. İttihat ve Terakki cemiyetinin, Jön Türklerin ve Cumhuriyet dönemi sol kanatın beyin takımı hep bu ailelerden. Zaten Türkiye’de belli bir tarihe kadar sanat, siyaset, finans ve toplumsal sahanın söz sahipleri toplamda elli aileye ait isimler olmuş. Yerli değerleri “taassup” olarak gören bu ekibe ait halita 1983 yılından sonra değişmeye başladı. Son 12 yılda yeni zenginler üretildi. Ne garip, bu ülkede devlet hep bir zenginleştirme aracı rolünü oynuyor. Bazen Boğaziçi’nde bazen taşrada. Bazen Yakubilere bazen sabataist olmayanlara.

         Nazım Hikmet, Ali Fuat Cebesoy’la teyze çocuklarıdır. Nazım’ı hapisten Vala Nurettin vasıtasıyla onun kurtardığı söyleniyor. Keza TİP’in ilk Genel başkanı Mehmet Ali Aybar da, Nazım’ın teyzesinin oğludur. “İkinci Yeni” şiir akımının öncülerinden Oktay Rıfat,  Nazım’ın teyzesi oğludur. Oktay Rıfat’ın babası Trabzon Valisi, annesi de Hasan Enver Paşa’nın kızıdır. Nazım Hikmet Selanik doğumludur ve dedesi Polonya asıllıdır. Zaten kendisi sonradan Polonya vatandaşı olur ve Moskova’da ölür. Gerçi Mehmet Kaplan, Nazım’ı Moskova’ya götüren esas nedenin, Yahya Kemal’in, Nazım’ın annesi Celile Hanımla bir Bektaşi Dergahında yaşamış olduğu aşkın dillere düşmesidir diyor. Yahya Kemal’de biraz da donjuanlık var galiba ki, aynı dönemlerde Nazım’ın eniştesi Refik Erduran’ın kız kardeşi ile de aşk yaşamıştır. Refik Erduran’ın ahlaki pozisyonu bakımından, boşadığı eşinin kızıyla evlendiğini ve bu evliliği mahkemelerin iptal ettiğini de belirtelim.

         Refik Halit Karay, Engin Noyan ve Bülent Ecevit akrabalar. Engin Noyan’ın annesinin dedesi, Refik Halid’in abisi. Refik Halid’in teyzesi İsmet Hanım da Bülent Ecevit’in babaannesi. Rahşan Hanım, Ecevit’in annesinin öğrencisi, Aydın Boysan’ın da kuzenidir. Aydın Boysan’ın kardeşi Mecdi Boysan da M. Kemal’in kız kardeşi Makbule Hanımla evli.

         Burada önemli olan insanların etnik yapıları değil, taşıdıkları zihniyettir. Bu zihniyeti bazı tekkelerde de görüyoruz. Bu gün yaşadığımız olumsuz olaylar bu zihniyetlerin çıkardığı kavgalardır. Örneklendirelim: TKP kurucusu Mustafa Suphi, Melami tarikatına mensup. Hasan Ali Yücel Mevlevi. Konu ile ilgili olarak Can Yücel, “Mevlevilik dinin incelmesidir,  dinin incelmesi ateizme gider. Bende inanç kalmadı ama Mevlevilikten koptum sayılmaz” diyor. Çetin Altan’ın dedesi (annesi tarafından) hafız Mustafa Efendi Rufai tarikatı postnişini. Oktay Rıfat’ın dedesi Bektaşi’dir.

         Bu zihniyet mensupları üç tarikatta çok etkindirler; Mevlevilik, Bektaşilik ve Melamilik. Özellikle Sabataistlerin Mevlevilikte çok etkin olduğu söyleniyor.

         1965 yılından sonra bir parça farklı oluşumlar başlıyor. Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya ve arkadaşlarından oluşan guruba 68 kuşağı denildi. Bunlar da iki guruba ayrılıyorlardı: Sosyalist/komünist guruba mensup olan; Mihri belli, Mehmet Ali Aybar, Kemal Tahir, Behice Boran, Hikmet Kıvılcımlı, Kerim Sadi, İdris Küçükömer, Doğan Avcıoğlu, Sadun Aren, Sencer Divitçioğlu gibi isimlerdi. Bunlardan bir kısmı Rusya’yı model olarak alalım yeterli olur diyordu. Bir kısmı da Batıcı laik görüşten hareket eden yukarıdaki bazı isimlerin dışında Mahir Çayan, Ertuğrul Kürkçü, Hasan Cemal, Doğu Perincek, Cengiz Çandar gibi isimlerden oluşan ve demokrasiye ihtiyaç duyulmadan (ihtilalle) devrim yapılacağına inanan gurup.

         Konu uzun. Ancak şu kadarını söyleyelim ki; “biz Osmanlıyız” dedikleri için, bütün komünistler Kemal Tahir’e, İdris Küçükömer’e ve Cemil Meriç’e düşman olmuşlardır. Tabi Cemil Meriç’in sonraları inanan insanlar safındaki yerini aldığını da belirtmek gerekir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X