Advert
İSLAM ŞERİATININ İLK KAYNAĞI OLMASI İTİBARİYLE KUR’AN’IN TANIMI, FAZİLETİ VE YERİ-2
Halit POLAT

İSLAM ŞERİATININ İLK KAYNAĞI OLMASI İTİBARİYLE KUR’AN’IN TANIMI, FAZİLETİ VE YERİ-2

Bu içerik 331 kez okundu.

Biismihi Teala

Cinlerin Kur’an’ı Dinleyip İman Etmeleri

Bu Kur’an’ı cinler bir süreliğine işittiklerinde onun tesiri altında kaldılar. Onların kalpleri Kur’an’ın muhabbeti ve tazimiyle doldu. Ve hemen kendi kavimlerine giderek Kur’an’a ittiba etmeye davet ettiler. Ki şöyle dediler “…Bizler, daima hakka, doğruluğa ve rüşde ileten bir Kur’an işittik. Biz ona iman ettik. Ve artık kimseyi rabbimize ortak koşmayacağız. Şüphesiz Rabbimiz büyüklük ve azamet sahibidir. O, kendisine ne bir eş ne de evlat edinmiştir.” (Cin 1-3)

Ve yine rabbimiz Kur’an’da cinlerin şöyle dediğinden bahsetmektedir: “Biz, Musa’dan sonra indirilen bir kitabı işittik. O kitap kendinden önceki kitapları tasdik ediyor, hakikate götürüyor ve doğru yola iletiyor.  Ey kavmimiz! Allah’ın davetçisine icabet edin. Ona iman edin ki Allah sizin günahlarınızı affetsin ve sizi elem verici azaptan korusun.” (Ahkaf 30-31) Bu ayeti kerimeden de cinlerden bir taifenin Musevi olduğu, ehli kitap olduğu, tevratı okudukları ve Kur’an’ı işittikleri anadan itibaren de Kur’an’a iman ettikleri anlaşılmaktadır.

Görüyoruz ki bu kitap belağat ve fesahat yönünden diğer semavi kitaplardan daha farklı ve daha meziyet sahibidir. “Bu kitap bizim katımızda olan levh-i mahfuzdadır. Kadir ve şerefi çok yücedir. Muhkemdir. Onda tenakuz da yoktur. (ayetleri birbiriyle çelişmez) (Zuhruf 4)

Yine Rabbimiz şöyle buyuruyor:  “Biz kitabı gerçek olarak sana indirdik ve bu kitap kendinden önceki olan kitaplarında semavi kitap olduğunu doğrular ve hem de bu kitaplar bunun üzerine şahittirler.” (Maide 48)

Bu mukaddes olan kitabın Allah’ın kudreti ve vahdaniyetini ispatlamaya delil getirirken kainattaki bilimsel gerçeklere de vurgu yaptığını görmekteyiz. Mesela Allah “Biz canlı olan her şeyi sudan yarattık” (Enbiya 30) buyurmuştur.

Yine rabbimiz dünya hayatında Allah’ın gözetimi altında yarattıklarından yararlanmayı teşvik etmiş: “Yeryüzünde ve gökyüzünde nelerin olduğuna bakın.” (Yunus 101) buyurmuştur. Öyleyse Müslümanların pozitif ilimlerde de fikir sahibi olmaları, o alanlarda çalışmaları ve Allah’ın yer ve gök hazinesinde indirmiş olduğu bu büyük gücün meyvesinden yararlanmaktan kendilerini mahrum bırakmamaları gerekir.

Yine Kur’an toplumsal ilişkilerden bahsederken Müslümanlara adaleti, şurayı ve istişareyi sevdirmiş; zulüm ve istibdattan uzaklaşmalarını emretmiştir.

Kur’an’a tabi olanların şiarı iman gücüdür. Benliği, kibri ve kişinin sadece kendisini sevmeyi terk etmesi ve birbirlerine karşı rahmetkar olmalarıdır. Ancak Kur’an’ı okuma, anlama, amel etme ve kanunlarını koruma yoluyla Kur’an’la yaşanılır. Ki rabbimiz şöyle ferman ediyor: “Şüphesiz Kur’an’ı okuyup onunla amel edenler, namazları (vaktinde) kılmaya devam edenler, onlara verdiğimiz rızıklardan (vacip veya müstehab) gizli açık olarak infak edenler kesada uğramayacak, yok olmayacak bir karı beklemektedirler. (Fatır 29) O ticaret de rablerinin rızası ve onun büyük sevabıyla ahirette mükafatlandırılmalarıdır.

Gelin rabbimizin Kur’an’ı niçin gönderdiğinden bahseden birkaç ayete göz atalım:

  “Biz kalpteki olan hastalıklara (cehalet, nifak, şek gibi) ve hem de okumalarıyla bedenlerine şifa vermesi için ve imanlarından ötürü kurtuluşlarına vesile olsun diye Kur’an’dan ayetler indirdik. Kafirlerin de iman etmediklerinden ve onu doğrulamadıklarından ötürü onları da küfre götürüp İslam’dan uzaklaştırmaktan başka bir şeyi fazlalaştırmaz ve fayda da sağlamaz.” (İsra 82)

“Kur’an’a ittiba etsinler, onunla amel etsinler, ibret alsınlar ve onlara hüccet olsun diye bu Kur’an’da insanlar için her çeşit örnek sunduk.” (İsra 89)

“Öğüt alsınlar, iman etsinler diye bu Kur’an’da insanlar için hakkı açıklayan örnekler sunduk. Oysa insanoğlu yaratılmışlar içinde rabbine karşı husumette olan ve en çok rabbine karşı durandır.” (Kehf 54)

“Biz bu Kur’an’ı zorlanasın, sıkıntıya düşesin, meşakkat çekesin diye değil ancak inanlar için tezekkür ve öğüt olsun diye indirdik.” (Taha 2)

“Ey Resul! Kur’an’ı almada Cebrail vahyini bitirmeden onunla birlikte okumaya çalışma ve de ki bana öğrettiğinle ilmimi fazlalaştır.” (Taha 114)

“Bu Kur’an İsrailoğullarının ihtilafa düştüklerinden daha fazlasıyla hakkı onlara söylemektedir.” (Neml 76)

“Ben Allah’ın haram kıldığı beldenin rabbine ibadet etmekle emrolundum. Her şey onundur. Ve yine Müslüman olanlardan olmayla ve Kur’an’ı okumayla da emrolundum. Kim bu Kur’an’la hidayete gelirse kendisi içindir. Kim de sapıtır yoldan çıkarsa de ki ben ancak ve ancak insanları Allah’ın azabından uyaranlardanım” (Neml 92)

“Ey resul! Kur’an’ı indiren ve onu tebliğ etmeyi ve onun emirlerine uymayı sana farzeden Allah, çıktığın yere (Mekke’ye) seni tekrar döndürecektir. Ey resul bu müşriklere de ki rabbim hidayetle geleni ve haktan çıkanları en iyi bilendir.” (Kasas 85)

“Allah’ın vahdaniyetini ispat etsin ve onların üzerine hücceti de ikamet etsin diye biz bu Kur’an’da insanlar için her türlü misali getirdik. Ey resul! Sen onlara senin doğruluğunu ve peygamber olduğunu ispatlayacak bir mucize getirsen inkar edenler, ‘sizin bize getirdiğiniz şey boş ve batıldır’ diyeceklerdir”. (Rum 58)

“İnkar edenler derler ki biz ne bu Kur’an’a ne de onun bahsettiği ölümden sonraki dirilişe iman ediyoruz. Şayet sen bu zalimler rabbinin huzurunda hesaba durduklarında birbirlerine suçu atanları, mustazaf olanlar müstekbir olanlara sizden olmasaydı biz de müminlerden olacaktır dediği günü gördüğünde o durum ne kadar acı vericidir.” (Sebe 31)

 “Biz bu Kur’an’da şirk koşanlar için geçmiş ümmetlerden çokça örnekler sunduk ki öğüt alsınlar” (Zümer 27)

“Biz bu Kur’an’ı elfazı açık, manası kolay, şekk-şüphenin ve eğriliğin olmadığı Arapça bir Kur’an olarak indirdik ki Allah’ın emirlerini yerine getirsinler ve menhiyatından da ictinab etsinler.” (Zümer 28)

“Bu münafıklar Kur’an’ın öğütlerinde ve delillerinde hiç mi tefekkür etmiyorlar. Hayır, onların kalpleri kapalıdır. O Kur’an’dan hiçbir şey onların kalplerine ulaşmıyor. Onlar bu Kur’an’ın öğütlerini ve ibretlerini hiç teddebür etmezler.” (Muhammet 24)

Bunlar ve bunlara benzer yüzlerce ayet vardır ki örnek alalım, emirlerine uyalım ve Kur’an’ın emirlerine sırt çevirenlerden olmayalım diye Rabbimiz bize Kur’an’da indirmiştir.

 

Rabbimizden Kur’an’ı indirdiği ve beyanı yaptığı gibi uymayı ve onun haramlarından ictinab etmeyi niyaz ederim. Vesselam.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Altay maçı Sivas’ta oynanacak
Altay maçı Sivas’ta oynanacak
Büyük bir israfın önüne geçildi!
Büyük bir israfın önüne geçildi!