Advert
DANIŞTAY’DA ÇİRKİN KONUŞMA
Nevzat ÜLGER

DANIŞTAY’DA ÇİRKİN KONUŞMA

Bu içerik 1874 kez okundu.
Danıştay2ın 146. Kuruluş yıl dönümü kutlanacak. Yüksek yargı üyelerinin yanı sıra, devletin temsilcisi sıfatı ile yetkililer hep toplantıda hazır bulunuyor. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay başkanı ve bakanlar ve diğer protokol mensupları hep oradalar. Önce Danıştay Başkanı Zerrin Güngör konuştu. Konuşması 25 dakika sürdü ve dikkatli bir konuşmaydı. Sonra Barolar Birliği Başkanı Metin Fevzioğlu konuşuyor. Konuşma uzadıkça uzadı ve bir saat sürdü. Konuştuğu konular ne hukukla ilgili ne de gerçek. Devletin ve milletin terörist dediği insanlara olan sitayişkar methiyeler de yutulur gibi değil. En önemlisi de “millet iradesi”ni hiçe sayarak haddini ve bilgisini aşan cümleler kullanmaya başlıyor. İşte tam bu noktada Başbakan Tayyip Erdoğan oturduğu yerden “edepsizlik ediyorsun” diyerek Fevzioğlu’na müdahale etti. “Millet iradesi” bize aittir demeye getirerek, tribünlere oynayan konuşmacıyı azarlayarak kürsüde bırakıp salonu terk ediyor. Arkasından Cumhurbaşkanı, Genelkurmay Başkanı ve diğer protokol üyeleri de salonu terk edince, bu işten en çok mahcup duruma düşen Danıştay Başkanlığı, bir bildiri yayınlamak mecburiyetinde kalıyor. Danıştay başkanlığı yayımladığı bildiride; “İdari yargı ve avukatlık mesleği ile ilgisi olmayan konulara” ilişkin yapılan bu konuşmanın “teamüllere aykırı, beklenmedik ve özel günümüzün anlamı ile bağdaşmayan bu davranış nedeniyle ev sahibi kurum mensupları da incinmiştir” diyerek konuşmacıyı kınamıştır. Şimdi bu saatten sonra Fevzioğlu’nun karizmasının çizilmesi bir yana, Hukuk Fakültelerinin verdiği diplomayı yeterli görmeyip, vesayetçi bir anlayışla 27 Mayıs darbesinden sonra barolara verilen ve ülkeyi strese sokan “Avukatlık Belgesi” verme yetkisi derhal bu vesayetçi kurumlardan alınarak, fakültelere itibarları iade edilmelidir. Devletin Hukuk Fakülteleri, diplomalarını dernek benzeri bir kuruluşun onayından geçirerek işlerlik kazandırılma ayıbından derhal kurtarılmalıdır. Bu ve benzeri kuruluşlar aslında seçimle iktidar olamayan İttihatçı anlayışlara iktidar yolunu açmaları için 27 Mayıs darbesinden sonra oluşturulmuşlardı. Birçok meslek kuruluşunun gayesi buydu. Mimarlar ve mühendisler bu kamburdan kurtarılmışlardı. Şimdi hukuk mezunlarının da bu ayıptan derhal kurtarılmaları gerekir. Hak ve yetki dağılımında da, hak ve yetki kullanımında da toplum adil davranıldığına inanırsa toplumsal adalet ve toplumsal mutluluk sağlanır. Hiç kimse bu ülkedeki hak ve sorumluluk açısından birbirinden daha üstün olmamalıdır. Bu kuruluşları 27 Nisan bildirisinde de, 17 ve 25 Aralık olaylarında da, Gezi ve Taksim olaylarında da milletin ve devletin karşısında gördü bu millet hep. Kendi ülkesinin yöneticilerine saldıran anlayışlar belki anarşist diye bir tanıma oturur ama bu insanları hakikaten kategorize etmeye değmiyorlar. Bunlar hem bu ülkenin Ergenekon tabakasının yanında ve emrinde, hem de itibarlı bir konumda olmak istiyorlar. Hâlbuki bu ülkede eski anlayışlara ve ülkeyi geri bırakan darbeci anlayışlara artık itibar eden insan sayısı yüzde onu geçmiyor. Dünyada solculuk kayboldu bizde bu azınlık gurup hala daha kendi toplumuna yabancı. Bu insanlar maalesef, kutsalı olmayan bir nitelemeye muhataptırlar. İslam’dan hem korkuyorlar, hem nefret ediyorlar, hem de suret-i haktan görünmeye devam ediyorlar. Başbakanı bu onurlu ve anlamlı davranışından dolayı tebrik ediyorum. Yalnız darbe yanlısı dış dünyaya değil, darbe yanlısı içteki kişi ve kuruluşlara da "hadi oradan" demiştir. Bu hareketiyle hem millet iradesini hem de devleti görünür kılmıştır. Allah razı olsun. “Ne siyasiler ne de devlet şamar oğlanı değildir” diyen Başbakan’a “Devlet Başkanlığı” yakışır doğrusu. Anlaşılmıştır ki kervan yürüyecektir. Devlet emin ellerdedir. Milletin iradesi, temsil kabiliyeti olan ellerdedir. “Avukatlık yapabilme belgesi” tanzim etme yetkisi elinden alınarak, Hukuk Fakülteleri itibarlarına kavuşturulursa, Fevzioğlu’nu tanıyan insan sayısı yok denecek sayıya iner. Devlet, zenginleştirme ve vatandaşları arasında ne ad altında olursa olsun ayırım yapma alışkanlığını iyice bırakmalıdır. NEVZAT ÜLGER
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X