Advert
MODERNİZM TEOLOJİKTİR
Nevzat ÜLGER

MODERNİZM TEOLOJİKTİR

Bu içerik 1921 kez okundu.

İslam’da “ilerleme” fikri Batı’dan oldukça farklıydı. Batı, kapitalizm ekolüyle nasıl olursa olsun kalkınma ve ilerleme derken, İslam dünyası ilerleme için; ilk mükemmel durumla mevcut durum arasındaki sapmayı gidererek, insan merkezli bir gelişmeden bahseder. Bu düşüncenin tahakkuku için sonradan geliştirilen fikirlere “ihya-diriliş” denmesinin altında yatan da budur.    Fakat galiplerin taklit edilmelerine ilişkin kaide Müslümanlar üzerinde de etkili olmuş ve 18.yy’ın hemen başından itibaren Batı taklitçiliği İslam dünyasına baskın bir akım olarak yerleşmişti. Batıcılık hemen 1803 yılından itibaren başat bir akım olarak saray referanslı olarak İslam dünyasına giriş yapıyordu. Batı’ya tahsil için gönderilen öğrenciler, ülkelerine ancak bir kompleks ve Batı hayranlığı taşımışlar, konu ile ilgili şiirler yazılmıştır. Hatta öyle ki birçok zayıf iradeli insanı da inancının ve düşünme kabiliyetinin yetersiz olduğu yabancılaşmış konumuna getirmiştir.

İşte bu durumdan istifade etmek isteyen oryantalistler; din-ilim çatışması, devlet-din ilişkileri, akıl-nakil çatışması gibi konular icat ederek İslam toplumlarını sarstılar.

Oryantalistler daha da ileri giderek hadislerin sahih olup-olmadığı gibi konuların yanına tasavvufun ve İslam hukukunun orijinal olup-olmadığı gibi tartışma konularını da açtırabilmişlerdir. Son olarak da hadisleri saf dışı bırakarak yalnız Kur’an yeter tartışması başlatılmıştır.

Batıcı kadrolar, kapıldıkları bu ekolden o kadar etkilenmişlerdir ki artık kendi medeniyet kodları onlara bir şey anlatamaz olmuştur.

Bu ülke çok uzun süre “üç tarzı siyaset” etrafında düşünceler üretmiş ama toplum sükuna kavuşamamıştır. 21.yy’la birlikte bu “üç tarzı siyaset”in de değişmeye hatta terk edilmeye başladığını görmekteyiz. Ancak modernite kırık dökük de olsa bir süre yaşamaya devam edecektir. Türkiye çoğunluk itibariyle zaten hiçbir zaman modern-Batıcı olmadı. Moderniteyi yaşatan şey “pozitivizm” olmuştur. Modernizm esasen teolojik bir kavramdır. Pozitivizm 20.yy’ın ikinci yarısından itibaren cazibesini kaybetmiştir. Artık defansif anlayışlar itibar görmemektedir. Bu toplum da kendi düşünce kodlarına dönmeye başladığından, Batı cereyanları sıfırlanmayacak ama etki gücünü her geçen gün azaltacaktır.

20.yy’ın ikinci yarısından itibaren İslam coğrafyasında kendi medeniyet kodları üzerinden atılım yapmak isteyen Müslüman düşünce adamları, işletmeciler, iktisatçılar ve siyasetçiler büyük bir atılım başlatmışlardır. Teorik bilgi kadar teknolojik atılımlar da geri kalmışlık çizgisini değiştirmeye başlamıştır. Mesela Türkiye’de 2014 yılı itibarı ile fert başına gelir 10.000 doları aşmıştır. Türkiye’nin dış ticareti hızla bir trilyon dolara doğru gitmektedir. İhraç edilen ürünler içerisinde teknoloji ağırlıklı olanları artmaya başlamıştır.

İlmi ve fikri gelişmeyi büyük çapta yakalamış olan Doğu için esas problem ahlakidir. Hazzın, hızın ve çılgınca tüketimin kollarına düşmüş olan insanların en büyük handikapları tüketim hastalığıdır. Sosyal ve ahlaki çöküntünün ortadan kaldırılması çok kolay bir iş olarak görülmemelidir. Çağımızın insan ruhunu çürütücü hastalıklarının tedavisi için yalnız entelektüel bir uyanma yetmez, Müslümanlara şok tedaviler gerekmektedir. Bunun için tavsiyelere değil, modellere ihtiyaç vardır. En tesirli modeller elbette devlet ve hükümet başkanlarıdır. Resmi kanallar taklitçiliği bırakırlarsa toplumsal değişme hem hızlı hem de anlamlı olur. Kapsamlı bir hayat görüşünün sağlıklı bir toplum oluşturmada, bilim ve teknolojiden daha elzem olduğunu Batı’daki yaşayış şekli bize çok iyi anlatmıştır.

Günümüz dünyasında bir düşüncenin sınırların dışına çıkması veya sınırlardan içeriye girişi çok kolaydır. Dışarıdan alınan her yeni üretim ve tüketim anlayışının yeni müesseseler meydana getireceği çok açıktır. Orta boy işletme fikrinin bu toplumda yer etmesi şarttır. İnsan yüzlü kalkınma ancak orta boy işletmeler eliyle sağlanabilir. Orta boy işletmelerin üretimlerinin toplamından büyük işletme imalatları elde etmek hem daha sağlıklı, hem de daha kolaydır. Bu fikirlerin kök salmaları için zamana ihtiyaç vardır. Ancak doğru tercih yapabilmek için, ülke yöneticilerinin de doğru tercih yapmaları şarttır. İnsanlar ülke yöneticilerinin düşünce kütüklerine yazılıdırlar unutmayalım!

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X