Advert
İSLAM ŞERİATININ İKİNCİ KAYNAĞI VE ASLİ UNSURU: NEBEVİ SÜNNET- 2
Halit POLAT

İSLAM ŞERİATININ İKİNCİ KAYNAĞI VE ASLİ UNSURU: NEBEVİ SÜNNET- 2

Bu içerik 323 kez okundu.

İslam hilafetinin yok oluşundan sonra Müslümanlar bölünüp parçalanmış, geri kalmış, güç ve kuvvetleri yok olmuştur. Hatta öyle bir hale gelmişler ki “Yiyicilerin yemek kabına (kas’a) üşüştükleri gibi bir gün diğer milletler de sizin başınıza üşüşecektir” hadisinin bildirdiği hale dönüşmüşlerdir. Daha sonra ise durum öyle bir hal almıştır ki İslam’ı, Müslümanların içinden çıkan ve dışardan gelen tehlikelere koruyacak birileri kalmadı.

Geçmişte olduğu gibi günümüzde de sünnetin, İslam’ın asıl kaynaklarından olmadığını söyleyenlerin zuhur ettiğini görmekteyiz. Bu da İslam şeriatının ebedi ruknü olan ikinci esasının ki bu da sünneti mutahharadır, yok edilmesi anlamına gelmektedir. Onların çok sinsice düşünüp İslam’ın yasalarını yıkmaya yönelik çaba ve çalışmaları, İslam’ın yasaları akıl ve hikmetle dolu olduğundan ötürü sonuç vermeyecektir. Üzülerek belirtmek isterim ki gayri müslimler ve beşeri sistemler İslam yasalarıyla iftihar ederken, kendisini Müslüman olarak niteleyenler sünneti inkar etmekte ve onu yok etmeye çalışmaktadırlar.

İslam kültüründen ve medrese eğitimden uzak olarak yetişmiş bazı kimselerin bu sözlerin etkisinde kalarak sünneti inkar ettiklerini görmekteyiz. Bu ise birkaç nedenden kaynaklanmaktadır:

1)         Bu kişilerin İslam kültürden uzak olmaları ve bilgi-birikimlerinin az olması

2)         Yabancı kültürlerin İslam toplumuna egemen olması

3)         İslam ahkamının hükümlerinin uygulanmasına yönelik yaptırımların zayıf olması

4)         Yeryüzünün tamamında İslam’ı temsil edecek ve koruyacak seviyede donanımlı Müslümanların az olması

5)         İslami bir devletin olmaması

Bu aldatılan gençlerden bazılarıyla İslami bir konuda tartıştığınızda ve sahih sünnetle delil getirdiğinizde alay edercesine güler ve şöyle der: Hadis İslam ahkamlarının ispatında hüccet olamaz. Söylediğin söz hakkında Kur’an’da ayet var mıdır? Bu durum günümüz İslam dünyasında çok fazla yaygınlık kazanmamışsa da endişe edilecek seviyeye ulaşmıştır. Bunun önüne geçmezsek ve toplumu bilinçlendirmezsek ileride büyük bir soruna yol açacaktır. Eğer bu fikir yayılırsa bu, İslam ahkamının temel dayanağı olan sünnetin büyük bir kısmının yıkıma uğraması anlamına gelir. Daha kötüsü ve daha ilginç olanı bütün bu yıkımlar dini daha iyi anlama ve ilmi tartışma adı altında yapılama çalışılmaktadır.

Bütün bunlardan ötürü Kur’an, sünnet, icma ve akli deliller ile sünnetle amel etmenin vacip oluşu ve sünnetle amel etmenin terkinin apaçık bir delalet olduğu hususlarına değineceğiz. Yine bu konuda geçmişte ve günümüzde bazı gaye sahiplerinin ortaya attıkları maksatlı şüphelerden bahsedeceğiz. Müsteşriklerin ve onların düşüncelerini dillendirenlerin görüşlerinden de yeri geldikçe tek tek bahsedeceğiz.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
YENİ BASIN KARTI YÖNETMELİĞİ YAYIMLANDI​
YENİ BASIN KARTI YÖNETMELİĞİ YAYIMLANDI​