Advert
KUR’AN’I KERİM’DE SÜNNETİN HÜCCET OLUŞUNA DELİLLER
Halit POLAT

KUR’AN’I KERİM’DE SÜNNETİN HÜCCET OLUŞUNA DELİLLER

Bu içerik 437 kez okundu.

Sünneti nebevi İslam şeriatının asli olan kaynaklarındandır. Sünnetin asli kaynak oluşunu Kur’an ayetlerinden, hadislerden, ümmetin icmasından ve akli delillerden faydalanarak ispatlamaya çalışacağız. Bu haftaki yazımızda öncelikle sünnetin hüccet oluşunu ispatlayan Kurani delilleri ele alacağız.

Sünnetin asli kaynak oluşunun ispatlanması noktasında Kur’an’da açık ve sarih deliller ikame edilmiştir. Kur’an’ı kerim, sünnetin kabullenilmesini asli kaynaklardan olduğundan ve şer’i hükümler istinbat etmede temel olduğundan Müslümanlar üzerine farz kılmıştır. Bu konuda İmam Şafii şöyle diyor: “Sünneti değerli kılan ve onun değerine şahit olan Kur’an’dır.” (el-Muvafikat fi Usuli Şeria Ve’l Ahkam 4/10)

Kur’an ayetleri sünnetin hüccet olması noktasında birçok delil sunmaktadır. Yine Kur’an Resulullah’a ittiba ve itaat etme hususunda da çokça kesin deliller getirmiştir. Şöyle ki, Kur’an’da, peygambere muhalefet edenlerin, onun emirleri dışına çıkanların, onun getirdiği hükümleri kabul etmeyenlerin korkutucu cehennem azabıyla tehdit edildiği ayetleri görmek mümkündür.  (Mekanetus Sunne fi Teşriil İslami, D. Muhammed Lokman es selefi s. 45)

Hz. Peygamber’in (s.a.v)  Allah’tan tebliğ ettiğine dair Kur’an ayetleri: “O, heva-i nefsten konuşmaz. Ancak onun konuştuğu Allah tarafından ona yapılan bir vahiydir.” (Necm 2-3) Bu ayeti kerime ile ilgili olarak Kadı Ebu’l Beka şöyle diyor: “Bu ayet, hem Kur’an hem de sünnetin Allah tarafından indirilen vahiy olma noktasında eşit olduklarına delildir.” (Kavaid’ul Tahdis Min Fununi Mustelehil Hadis Li Allame el-Kasımi s.59)

İbn-i Hazm ise bunu daha da pekiştirerek şöyle diyor: “Bu ayeti kerimenin ışığında Resulullah’a indirilen vahyin iki kısma ayrıldığını söylememiz doğru olur. Birincisi matluv ve mucizevi bir şekilde telif edilmiş vahiy ki Kur’an’dır. İkincisi ise gayrı matluv, rivayetlerle nakledilen ve mucize olmayan vahiydir. Bu da peygamberden varid olan ve Allah’ın ayeti kerimelerdeki maksadını açıklayan haberlerdir.” (el-İhkam Fi Usulil Ahkam, ibn-i Hazm, s.87.)

“Allah, sana kitabı ve hikmeti indirmiş ve senin bilmediğin şeyleri sana öğretmiştir. Allah’ın senin üzerindeki fadlı büyüktür.” (Nisa 113)

“Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın. Şüphesiz, sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.” (Bakara 129)

“Andolsun, Allah, mü’minlere kendi içlerinden; onlara ayetlerini okuyan, onları arıtıp tertemiz yapan, onlara kitab ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. Oysa onlar, daha önce apaçık bir delalet içinde idiler.” (Ali imran 164)

“Siz evlerinizde okunan Allah’ın ayetlerini ve hikmeti hatırlayın. Şüphesiz Allah en gizli şeyi bilendir, hakkıyla haberdardır.” (Ahzab 34)

Rabbimiz, bu ayeti kerimelerde kitap ve sünnetin Resulullah’a indirildiğini ispat etmektedir. Alimler, kitap ve hikmetin aynı şey olmadığını, hikmetin kitap dışındaki başka bir şey olduğunu ve hikmetten kastın ise sünneti nebevi olduğunu söylemişlerdir. Tüm bunlardan Resulü Ekrem’in (s.a.v) beyan ve açıklamalarının bu dinin tamamlayıcı parçası olduğu ve Kur’an’ı Kerim ile birlikte Allah tarafından peygambere vahiy yoluyla indirildiği anlaşılmaktadır. Hikmetin de Allah katından indirilen vahiy olduğunun sübutu, sünnetin İslam nizamında kesin bir hüccet olduğunun sübutudur.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
2013 model Volkswagen Jetta icradan satılıktır
2013 model Volkswagen Jetta icradan satılıktır
2012 model Peugeot 308 icradan satılıktır
2012 model Peugeot 308 icradan satılıktır