Advert
FAİZ NEDEN YASAKTIR?
Nevzat ÜLGER

FAİZ NEDEN YASAKTIR?

Bu içerik 1910 kez okundu.

     Faiz yasağı, İslâm iktisadının hem ana öğelerinden birisi, hem de makul bir gereğidir. İslâm, servetin atıl bırakılmamasını, üretim ve yatırım dışında tutulmamasını isteyerek faiz ortamının doğuşunu engellemek istemektedir. İslâm'da temel üretim faktörü olarak "emek" kabul edilip, sermayenin risk ve zarara katlanmadan tek başına kazanç aracı olması önlenmiştir. Çünkü emek yerine faiz esas alınırsa, sermaye ve servetin giderek belli bir zümrenin elinde toplanmasına, neticede insanların sınıflaşmasına, büyük bir kesimin mağduriyetine sebep olmaktadır.

         İslâm'ın yerleştirmeye çalıştığı ahlâkî anlayış, yardımlaşma ve sosyal dayanışma ilkesi, zekât ve infak emri, emek ve sermayenin birlikte üretime ve yatırıma yönelmesi, kâr ve zararı birlikte göğüslemesi prensibi ve benzeri düzenlemeler, bir bütünün birbirini tamamlayan parçalarıdır. İslâm, nimetleri ve külfetleri topluma dengeli biçimde toplumun tabanına yaymayı hedefler. Zaten Müslüman’ın hayatı bir bütündür. Ticaret hayatı ayrı, ibadet hayatı ayrı, sanat hayatı ayrı diye bir anlayış İslami değildir.

         Batı toplumunda ise, sermayenin belli ellerde toplanması istenmektedir. Kapitalizm anlayışı insan merkezli olmadığı için sermayenin belli ellerde toplanmasını kalkınmanın esası kabul etmekte, büyük kitlenin sömürülmesini önemsiz görmektedir. Bu amaçla sermayenin belli merkezlerden daha organize bir şekilde belli ellere üretim ve yatırım için aktarılması planlanmaktadır. Buna karşılık, çokça çalıştığı halde varlıksız bir zümre oluşması onun için önemli değildir. Batı tipi hayat ve düşünce tarzına hızla adapte olan Müslüman toplumlarda da faizin iktisadî hayatın temel unsuru ve sermayenin en tabii hakkı olarak görülmeye başlanması aynı sebepledir. Batı toplum düzeninde nüfusun belki % 5-20’lik bir kısmı rahat bir hayat sürüyor ama resmin büyük kısmındaki ahlakdışı ve problemli bir haleti ruh hali içinde yaşamaları hep adaletsiz anlayışla ilgidir. Adaletsizlik aslında haktan kopuşu simgeler.

         Kur'an, faiz ile zekât karşılaştırması yaparak zekât ve infakın değerli ve kalıcı, faizin ise değersiz ve bereketsiz olduğunu bildirmektedir (Bakara 2/276; Rum 30/39). Gerçekten de zekât ve infak sosyal adaleti ve refahı arttırıcı olduğundan değerlidir. Faiz ise gelir akışını belli ellerde toplayıp sosyal refahı önlemektedir. Dolayısıyla geniş bir kesimin tüketim eğilimini ve imkânını azaltıp, bazen sosyal patlamalara sebep olacağından neticede bereketsiz ve saptırıcı bir yoldur. Öte yandan, zekât ve infakın Allah katında ecir ve mükâfat ile faizin ise ceza ve günah ile karşılanması bir Müslüman için kuşkusuz daha da önemli bir farklılıktır.

         Kur'an'ın, faizle ticaret arasındaki ilişkiye değinerek ticaretin helâl, faizin haram olduğunu bildirmesi de dikkat çekicidir. Çünkü ticaret üretken olup toplumda emeğe ve sermayeye dengeli bir pay verir, paranın akışını hızlandırır, belli istihdam imkânları ortaya çıkarır. Faiz ise üretken değil tek taraflı çıkar sağlayan bir sömürüdür. Eşit ve iki taraflı risk taşıyan ticaret ile eşit olmayan ve tek taraflı risk taşıyan faiz arasında önemli bir mahiyet farkı vardır. Faizle ticaretin aynı olmadığını vurgulayan bir üslûp kullanırken, Kuran’ın bu noktaya dikkat çekmeyi amaçladığı söylenebilir.

         İslâm, sermayenin üretim ve kârdan sabit bir pay alarak bütün risk ve sorumluluğu emeğe yüklemesine karşı çıkmış, sermayenin payını değişken bir oran/miktar üzerine oturtarak emek-sermaye arasında makul bir denge kurmuştur.

         İslam’da riske ve teşebbüse katılmayan sermayenin gelir elde etme hakkı yoktur. Riske ve teşebbüse katılmadan elde edilen gelir ‘faiz’dir.

         İktisadi faaliyetten maksat, ferdin tabii ihtiyaçlarını karşılayarak huzur içerisinde düşünmesini, inanmasını ve inancını yaşamasını ve böylece toplumsal adaleti ve huzuru temin etmektir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ak Parti İlçelerde Temayül Yoklaması Yaptı
Ak Parti İlçelerde Temayül Yoklaması Yaptı