Advert
NEBEVİ HADİSLERLE SÜNNETİN HÜCCET OLUŞUNUN İSPATI-2
Halit POLAT

NEBEVİ HADİSLERLE SÜNNETİN HÜCCET OLUŞUNUN İSPATI-2

Bu içerik 242 kez okundu.

Peygamber (s.a.v) sünnetin hüccet oluşunu kararlaştırmış ve sünnetin de İslam şeriatının delillerinden olduğunu vurgulamıştır. Biz burada Resulü Ekrem’in (s.a.v) sünnetin hüccet oluşunu, sünnetin önemli bir kaynak olduğunu ve İslam şeriatının esasından olduğunu ispat eden bazı hadislerini zikredeceğiz.

Nebevi hadislerde sünnetin hüccet olduğunu ispatlayan deliller çoktur. Hatıb el-Bağdadi el-Kifaye fi ilmi’r rivaye adlı eserinin “Allah’ın kitabında ve sünnette bulunan hüküm ile amel etmenin vacip ve o emre ilzam etmenin eşit olması” babında birçok hadis nakletmektedir. Bunlardan biri Mikdam b. Madikeribe’den rivayet edilen şu hadistir: Mikdam b. Madikeribe, Resulullah’ın Hayber’in fethi gününde birçok şeyi haram kıldığını işittiğini ve şu sözle devam ettiğini söylemiştir: “Bilin ki bana Kur’an ile birlikte onun bir benzeri de verilmiştir. Karnı tok bir şekilde koltuğuna kurulmuş olan bazı kimselerin ‘Sadece bu Kur’an’a sarılın; Kur’an’ın helal dediğini helal, haram dediğini haram kabul edin’ diyeceği günler yakındır. Bilin ki Resulullah’ın haram kıldıkları da Allah’ın haram kıldıkları gibidir.”

 Başka bir rivayette ise “Sakın sizden birisini koltuğuna yaslanmış bir halde kendisine benden bir emir veya nehiy geldiğinde: ‘Bunu bilmiyoruz, biz, Allah’ın kitabında neyi bulmuş isek ona uyarız’ derken bulmayayım.” buyrulmuştur.

Diğer bir hadiste ise “Emrim ve nehyim kendisine geldiğinde bizim yanımızda Allah’ın kitabı vardır. Senin söylediğin Allah’ın kitabında yoktur deyip, benim sözümü kabul etmeyen birini görmek istemem” buyrulmuştur.

Hasan b. Atiye’den rivayet edildiğine göre Cebrail (a.s) Resulullah’a Kur’an’ı indirdiği gibi sünneti de getiriyordu. Sünneti de Kur’an’ı öğrettiği gibi öğretiyordu.

Abdullah b. Mesud; “Allah dövme yapan, dövme yaptıran, yüzündeki tüyleri aldıran, güzellik için dişlerinin arasını seyrekleştiren ve Allah’ın yarattığını değiştiren kadınlara lanet etmiştir” dedi ve bu söz Esedoğulları’ndan bir kadına ulaştı. Bunun üzerine kadın İbn-İ Mesud’a gelerek şöyle seslendi: Ya Eba Abdurrahman senin şöyle lanet ettiğin bana ulaştı. İbni Mesud kadına dönerek bana ne oluyor ki, Resulullah (s.a.v)’in lanet ettiği kimselere lanet etmeyeceğim, bu Allah’ın kitabında var demiştir.” Kadın ben mushafın her iki kapağı arasını okudum ama böyle bir şey göremedim. İbn-i Mesud, kadına dönüp sen Kur’an’ı okumuş olsaydın onu bulurdun. “Resulün size emrettiğini alın nehyettiğinden uzaklaşın” (Haşr 7) ayetini okumadın mı? Kadın evet okudum dedi. İbn-i Mesud peygamber bu fillerden men etmiştir. Peygamberin nehyettiği Allah’ın nehyettiğinin aynısıdır” diyerek cevap vermiştir. Bu rivayetten Resulullah (s.a.v) gelen bir hadisin ayetin tefsirini yaptığını görmekteyiz.

Resulullah’tan rivayet edilen bir hadiste de şöyle buyrulmuştur: “Bilin ki bana Kur’an ile beraber bir misli de verildi.” Bu hadis sahih bir hadistir. (1)

Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Kendisi gitmek istemeyen hariç benim bütün ümmetim cennete girecektir.” Biri ‘kim gitmek istemez ya Resulullah’ diye sordu. Resululullah (s.a.v) şöyle cevap vermiştir: “Kim bana itaat ederse cennete girer kim bana isyan ederse şüphesiz o cennete girmekten men olmuştur.” (2) Cennete girmek ve ateşten kurtulmak peygambere itaat etme ve onun emrine ittiba etme üzerine bina edilmiştir. Çünkü peygambere itaat vaciptir.

Resulü Ekrem’in sünnetine ittiba etmeyi teşvik eden ve sünnette ifrat ve tefritten sakınmayı emreden diğer bir delil ise Resulü Ekrem’in (s.a.v) veda hutbesinde topluma olan nasihatidir. “Ben size iki şey bırakıyorum. Onlara temessük ettikçe sapıtmazsınız. Bunlar Allah’ın kitabı ve benim sünnetimdir” (3)

Bu zikrettiğimiz hadisler açık bir şekilde sünnetin hüccet olduğuna delalet ediyor ve sünnete ittiba etmemize ve ona temessük etmemize ve onları bir metod edinmemize davet ediyor. Çünkü bu sünnetler hevai nefsinden konuşmayan İslam peygamberinden sadır olmuştur. İrba b. Sariye’den rivayet edilen hadis ile "Benim ve benden sonra gelecek olan hidayete ermiş raşit halifelerin sünnetine uyunuz" hadisi peygamberin sünnetine temessük etmenin zorunlu olduğuna açık bir şekilde işaret etmektedir.

1-Müsned, Ahmed b. Hanbel 4/130 131; Ebu Davud, Kitabı Sünne, Bab-ı Lüzumu Sünne 4604.

2- Buhari 7280, el-İtisam Bil Kitab ve Sünne

3- Darekutni, Sünen 4, 245; Beyhaki, Süneni Kübra 10/114.

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ters lale tohumları toprakla buluştu
Ters lale tohumları toprakla buluştu
Sarıkaya: Kandil zulmün, haksızlığın yıkılışı demektir
Sarıkaya: Kandil zulmün, haksızlığın yıkılışı demektir