Advert
DÜN & GÜN & ATİ
M.SALİH DEMİRDAĞ

DÜN & GÜN & ATİ

Bu içerik 227 kez okundu.

          Vardıklarımız, sonraki menziller için işaretimiz...  
         Ya varamadıklarımız? Ya da vardıktan sonra tarafımızca terk edilenler veya bizi terk edenler? "Ukde" kavramının yaşanmışlığa hediye ettiği köşe taşları... 

         Önemli olan, menziller arasında mesafe açıp kapatırken her hâl ve ahvale hazır olmak. Onun neticesinde de, mutlu ve huzurlu olabilmek. Öyle değil mi?

         Yolculuğa hangi kimlik ve hangi iç dinamiklerle çıktığımızı bilirsek, sorularımızın cevaplarını, asrın yaşanılan sıkıntılarının sebeplerini ve bunların çözümünü daha kolay buluruz.

         Şarklıyız biz... Şarkın bütün değerlerini iç dünyamızda hissederek büyüdük. İnanç sistemi, ontolojik bakış mesafesi, insanlar arası ilişkiler, aşkı tanımlayışımız ve yaşadıklarımız ile... 

         Modernitenin ya da Garbın iç dünyaya yakınlaştırdığı seküler zihni yapı, süzgecin "kabul edilmezler" safahatına küçük resimlerle resmedilmiştir.   
         İbrahim'i yürek sofrasına sunan simgeler, hayatımıza birebir uğramamış olsa da, zihninin ve yüreğinin yaşadığı bütün evreleri yaşamış ya da bunun için gayret etmiş bir prototiptir Şarkta yaşayan her insan...  

         Sorgu ile başlar misalen, şarkın insanının evreni anlama ve kendini tanımlama arayışı. İbrahim gibi güneş ve yıldız değildir belki ilk sorguladıkları. Ama açlık ve yokluk ile başlar haritasını çizmeye. İlk çıkış noktası, diyalektiktir öncümüzün. Diyalektik bakış açısının kahramanımızı vardırdığı son nokta ise; iç dünyasından başlayarak, çevresinin seküler ve dar kalıp yaklaşımlarının simgelerini paramparça etmektir.

         Şarkın değerlerinin daha menfi ya da insanlık değerleri ile cilalanmış daha müspet anlayışının Garp Medeniyetince, insanlığa hediye edilmesi, Garp Medeniyetinin mutlak üstünlük taslamasına sebep olagelmiştir. Bunu aşmak için, taklit edilenin, tarihi birikiminden aldığı duru ve mutlak iyi anlayışını tekrar diriltmesi gerekmekte. Peki bunu başaracak insan unsurunun zaman itibarı ile kendini nerede ikame ettiğini sorgularsak, alacağımız cevap kimi mutlu edecektir sevgili dostlar? 

         Rehber ve de örnek insanın duruşunu bugünün zemin ve zamanına uyarladığımızda; hangi tarafta durduğumuz, hangi zihin zenginliği ya da fakirliği ile duruş sergilediğimiz, asri problemlere yönelik olarak hangi referanslarla çözüm ürettiğimiz; ona yakınlık, uzaklık hatta hasımlık noktasında olup olmadığımızı ortaya çıkaracaktır.

         İnsan ve de toplumbilim tanımlaması ile birey olarak inşa ettiğimiz zihin dünyası, bizi ya iyilerle buluşturacak ya da doğruları örtenlerin safına itecektir.

         Şarka ait olanın mutlak doğru ve de mutlak yanlışın yanında bütün varlığı ile kendini idame ettiğini müşahede etmekteyiz tarih okumalarımızda. Mutlak doğrunun yanında, safında kalmak, zihin dünyasının çelişkilerden arınması anlamına da gelecektir aynı zamanda. Yanlışın yanında yer almak da, zemini kirlettiği gibi, içinde yaşadığımız zaman diliminin, sonraki nesiller için çürümüş hayvan kokusu kıvamında olmasına sebebiyet verecektir.

         "Çözüm ne" diye bağıranların olduğunu duymaktayım... Çözüm bize teslim edilenleri, en keskin bilenmişlikle mutlak doğrunun emrine amade kılmak a dostlar...

         Yüreğimizin sesi ne der, kulak verelim mi şimdi?   

 

                                               

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ELAZIĞSPOR YÖNETİMİNDEN DEVAM KARARI!
ELAZIĞSPOR YÖNETİMİNDEN DEVAM KARARI!
Elazığsporlu futbolcular basın toplantısı düzenledi: Sahipsizlik bizi yordu
Elazığsporlu futbolcular basın toplantısı düzenledi: Sahipsizlik bizi yordu