Advert
SÜNNETLE BEYANI YAPILAN EMİRLERDEN EMZİRME, HIRSIZLIK VE ZİNA
Halit POLAT

SÜNNETLE BEYANI YAPILAN EMİRLERDEN EMZİRME, HIRSIZLIK VE ZİNA

Bu içerik 407 kez okundu.

Sünnetle açıklanan konulardan biri emzirme konusudur. Nisa suresinin 23. ayetinde sütanne ile süt kız kardeşlerle nikahlanmanın haram olduğu mücmel bir şekilde emredilmektedir. Şayet Resulullah’ın açıklamaları bir kenara bırakılırsa, kulak ardı edilirse sadece çocuğu emziren kadının ve süt bacılarının nikahlanmasının haram olması gerekir. Sütannenin annesi, ninesi, bacıları, halaları, teyzeleri vs. ile nikahlanmasın haram olmaması gerekir. Yine süt emen erkeğin çocuklarının, anne-babasının sütannesinin çocuklarına, halasına, amcasına, teyzesine, dayısına vs. helal olması gerekir.

 İslam peygamberinden mütevatir olarak bize ulaşan hadisi şerifte “nesepten dolayı nikahlanmaları haram olanların emzirmeden dolayı da nikahlanmaları haramdır” buyrulmuştur. Mücmel olan ayetleri peygamberin hadisine götürdüğümüzde Nisa suresi 23 ve 24. ayetlerinde belirtilen nikahlanmaları haram olan kişilerin aynı zamanda emzirme yoluyla da nikahlanmalarının haram olduklarını görmekteyiz. İslam peygamberi, Allah’ın bu ayeti kerimelerdeki muradını bu şekilde açıklamış ve Hariciler dışındaki İslam ümmeti o günden bu güne onun bildirdiği şekille amel etmişlerdir.

İslam peygamberinin tafsilini yaptığı ve Kur’an’da mücmel olarak zikredilen hususlardan biri de hırsızlıktır. Rabbimiz Maide suresinin 38. ayetinde Yaptıklarına bir karşılık ve Allah'tan caydırıcı bir ceza olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. Allah, aziz ve hakimdir” buyurmaktadır. Ayeti kerimeye göre hırsızın kolunun kesilmesi gerekir. Çünkü parmak uçlarından koltuk altına kadar yani el ve kolun tamamı için yed ifadesi kullanılır. Çalınan şey iğne, kağıt gibi çok değersiz bir şey olsa bile veya hırsız deli, büluğ çağına girmemiş, hırsızlık yapmaya zorlanmış olsa bile kolun tamamının kesilmesi gerekir. Ancak İslam peygamberinin uygulamalarına baktığımızda hırsızlık yapmaya zorlanan, büluğ çağına girmeyen çocuklara ve delilere ceza vermediğini görmekteyiz. Kilitli bir yerden bir dinarın dörtte biri değerinde (1 gram altın) bir şey çalan kişinin elini bilekten veya parmak mafsallarından kestiğini öğrenmekteyiz. İslam peygamberi ayeti kerimeleri bu şeklide açıklayıp uygulamasaydı hadis inkarcıları ayeti kerimelerden nasıl bir hüküm çıkaracaklardı. Deliye, hırsızlığa zorlanana, ergenlik çağına girmeyenlere, değersiz şey çalanlara nasıl ceza verecekler.

Resulullah’ın beyanıyla bilinen hadlerden bir tanesi de zina cezasıdır. Nur suresinin birinci ayetinde Rabbimiz bize bir sure indirdiğini ve o surede bize bazı ahkamları uygulamamızı farz kıldığını ve öğüt almamızı emretmektedir. Nur suresinin ikinci ayetinde ise Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüzer değnek vurun. Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah'ın hükmünü uygularken rahmet ve şefkate kapılmayın. Bu cezayı uygularken de müminlerden bir taife orda bulunsun” buyrulmaktadır.

Ayeti kerimelere baktığımızda zina yapan erkek ve kadın ister deli veya çocuk olsun ister bu işe zorlanmış olsunlar tamamı bu ayeti kerimenin kapsamı içerisine girmektedirler. Bu ayeti kerimelerin uygulamasına baktığımızda, delilerin, bu işe zorlananların ve çocukların bu hükmün dışında tutulduğunu görmekteyiz.

Yine evli olan kişinin zina yapması durumunda sünnete göre onun cezasının kırbaçlama değil recm olduğunu görüyoruz. Recm olayı üzerinde çokça tartışma yapılmıştır. Ancak meseleye baktığımızda bu cezadan daha dehşetli cezaların toplum içerisinde uygulandığını görüyoruz.

Evli bir erkeğin veya kadının zina yapıp toplum içerisinde soyu hakir görülen nesiller yetişmemesi için İslam recm cezası vermiştir. Nur suresindeki ayeti kerimenin bekarlar hakkında olduğunu, evliler zina yaptıklarında cezalarının kırbaç olmadığını ve taşlanarak öldürülmeleri gerektiğini Resulullah’ın uygulamalarından anlamaktayız.

İslam’ın bu cezayı çok sıkı tutmasının sebebi evli bir kadın veya erkeğin helalıyla beraber olmasını sağlamak ve harama meylettiklerinde ise toplumdan dışlanmış nesillerin yetişmesinin önüne geçmektir.

Resulullah’ın evli ve bekara farklı ceza uygulaması akla ve mantığa uygundur. Kur’an indiğinde İslam peygamberi bu cezaları uygulamış Allah, buna müdahalede bulunmamıştır.

Birilerinin evli olan kişilerin gayrı meşru işler yapmalarını savunmalarını ve İslam peygamberinin bu uygulamasını yadırgamalarını hayret ve şaşkınlıkla karşılıyorum. İz’an sahibi, namuslu ve rabbine inanan kadınları soralım. Kocalarının başka kadınlarla oturup kalkmalarına razı olurlar mı? Yine iz’an sahibi, namuslu ve rabbine inanan erkeklere soralım. Hanımlarının başka adamlarla oturup kalkmalarına razı olurlar mı? Öyleyse recm cezası bunlara verilecek en uygun ceza değil midir?

İslam fıkhına baktığımızda büyük bir kısmının İslam peygamberinin emirleriyle dolu olduğunu görmekteyiz.  Allah tarafından korunmuş, yaptığı her şey Allah’ın isteği doğrultusunda olan peygamberin sünnetini reddedenler bu hususlarda ne yapacaklar. Sünnet olmadan anlaşılmayan daha nice hususlar vardır. Ancak biz bunlarla yetiniyoruz.

Rabbim bizi Kur’an’dan ve resulünün yolundan ayırmasın. Amin.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ELAZIĞ, İKTİDARIN NİMETLERİNDEN FAZLASIYLA FAYDALANDI!
ELAZIĞ, İKTİDARIN NİMETLERİNDEN FAZLASIYLA FAYDALANDI!
Bıçaklı gasp olayına karışan 3 şüpheli tutuklandı
Bıçaklı gasp olayına karışan 3 şüpheli tutuklandı