Advert
BİR KAMU REFORMU; PERSONEL YASASI
Nevzat ÜLGER

BİR KAMU REFORMU; PERSONEL YASASI

Bu içerik 2231 kez okundu.

“657’nin içi çürümüş. Dünyanın hiçbir ülkesinde artık memur işçi ayırımı yok, “çalışan” var. Bu yapıyı kurduğumuz zaman ülkenin ekonomisine ciddi katkılar getirecek. Hiç gelemeden maaş alanlar var. 657’nin değişmesi lazım.” Bu sözler Cumhurbaşkanına ait.

Bu sözler içinde geçen 657; “Devlet Memurları Kanunu” anlamına kullanılıyor. Kanun 1965 doğumlu. Tam elli yaşında.  Bu elli yılda hem Türkiye’de hem dünya da çok değişiklikler olmuş. 657 sayılı kanunda da değişiklikler olmuş ama kimseyi memnun etmemiş. Hatta değişim ve dönüşümün önünde bir engel olmaya devam etmiş.

Kamuda çalışanlardan 3.339.086 kişi bu kanuna tabi olarak çalışıyor ve adına memur deniyor. Kamuda ayrıca başka çalışanlar var ama bu kanun kapsamına dahil olmayıp, daha önceki kanun numaraları farklı olup en son 2003 yılında kabul edilen 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi olan “işçi” sınıfı var. Şimdi dünyada işçi-memur ayırımı olmadığı gibi işçi-işveren de yok. Dünya artık işverenleri de kapsayan ve tüm görevlilerin hepsine birden “çalışan” diyor.

Şimdi Emniyet ve asker sınıfını farklı değerlendirerek yeni kanun hazırlanıyor. Tabi çıkacak bu kanun çok kimseyi ilgilendiriyor. Zaten şu anda kamuda çalışanların sayıları ve pozisyonlarına bakınca değişiklik de zorunlu gözüküyor.

         Memur           2.489.668

         Asker                237.040

         Hakim-Savcı       15.915

         Öğretim El.      126.915

         Sözleşmeli P.    107.110

         Geçici pers.         23.220

         Kamu Bank         61.877

         İşçi                    278.088

                          ____________

         Toplam          3.339.086

Bu rakamlar 2015 yılının kasım ayında kamuda çalışanları gösteriyor. Bu sayının içinde 111.515 kişi yardımcı hizmetler sınıfına tabi. Halbuki tam otuz yıldır bu sınıfın yaptığı işler özelleştirilmiş durumda. Diğer taraftan aynı süreli üniversite mezunları arasında oldukça farklı ödemeler var. G.İ.H. sınıfında ki aynı aynı işi yapan ve aynı unvanlar arasında dahi oldukça önemli farklı ödemeleri görmek adeta sıradan bir olay. Halbuki temel ücret ayrıdır, görev ücreti ayrıdır. Demem o ki; devletleri saygın, mensuplarını muti kılan şey; adalettir. Devlet adil, hükümet edenler adaletli olmalıdırlar.

Bir defa devletin işçisi olmaz. Halbuki inadına bu statü devam ettiriliyor. Mevcut kanunla dahi bu konu çözülebilirdi. Bürokrasi çözümü kendine göre ayarlar.

Bir de alt işverende çalışanlar (taşeron işçileri) var. Bunlar hem kamuda var hem de özel sektörde var. Kamuda; 585.788 kişi, özel sektörde; 419.466 kişi. Bu sayının 417.442’si kamuda temizlikçi, 318.000 kişi özel sektörde inşaat işçisi, yine 117.541 kişi de güvenlik görevlisi. Bu sayıların % 36’sı belediyelerde, %14’ü kitlerde, %4’ü üniversitelerde çalışıyor. Bunlardan başka kamuda 251.766 kişi de kadrolu işçi statüsünde çalışıyor. Öncelikle belirtelim ki taşeron işçisi gibi bir kavram bu ülkeye yakışmıyor ve kavram hiç mi hiç insan merkezli değil. Bereket hükümet bu konuyu çözeceğini söylüyor. Taşeron işçisi denince nedendir bilmem ama benim aklıma Roma Gladyatörleri geliyor. Devlet en sıradan insanını dahi mutlu etmekle görevli olmalıdır ki o devlete sosyal devlet diyebilelim. Geçmişte niye yapılmamış diyenlere cevap kolay; banka batırmaktan bahsetmeyeceğim ama oy vermemiş olanlar dahil değişimi insanlar bu hükümetten bekliyorlar.

Bu ülkede 4,5 milyonu tarımda, 5,5 milyonu da tarım dışında olmak üzere 10 milyon da kayıt dışı çalışan var diyor kayıtlar.

Hükümet programındaki bu ve benzeri değişiklikleri umutla bekliyoruz. Refah başkalarının ödeyeceği alın terleri üzerine bina edilmemelidir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X