Advert
KİM KENDİNİ BİR TOPLUMA BENZETİRSE, O ONLARDANDIR
Halit POLAT

KİM KENDİNİ BİR TOPLUMA BENZETİRSE, O ONLARDANDIR

Bu içerik 285 kez okundu.

Biismi teala

Bu hadisi şerif sahih bir eser olarak asırlar boyunca İslam peygamberinden bizlere ulaşmıştır. Ve yine Resulu Ekrem (s.a.v) Darimi’nin rivayet ettiği sahih bir hadiste şöyle buyurmuştur: “Bir toplumun, dinde, akidede bir bidati (İslam’da geçmişi olmayan şeyleri) icat etmesi bir sünnetin yok edilmesi gibidir. O sünneti kaldırdıklarında da o sünnete bir daha da kıyamet gününe dek dönmezler”. Bu hadislerden de anlaşılmaktadır ki kendini ilme nisbet eden insanların, devlet adamlarının, halkın ileri gelenlerinin gayrı müslimlerin kutladığı bayramlara iştirak etmeleri, onların da o günü kutlamaları o bayramları meşru ve makbul kılmaz. Çünkü ilim sahipleri kötülüğü yaptığında onlara uyulmaz ve şerde usve yani kötülükte örnek olunmaz. Yalnızca Rasulallah’ın (s.a.v) sözleri bağlayıcıdır, uyma zorunluluğu vardır. İslam peygamberi dışındaki insanların sözleri ise hem alınabilir hem de terk edilebilir.Rabbimiz En’am suresinin 116. ayetinde “Yeryüzündeki çoğunluğa ittat edersen seni Allah yolundan saptırırlar”, Yusuf suresinin 103. Ayetinde “Ne kadar istesen de insanların çoğu iman etmez” Yusuf suresi 106. ayetinde ise “Bunların çoğu Allah’a iman etmezler, ancak onlar Allah’a eş koşmadan iman etmezler” buyurmaktadır. Yine başka rivayette “Hakkı bil ki hakkın sahibini, haklı olanı tanıyasın. Batılı bil batıla gideni tanıyasın. Doğru olan yolda yürü, o yolda yürüyenler az olsa bile sana bir zarar yoktur. Kendini delalet (islam dışı yollar, metotlar, bayramlar, fikirler, kültürler, ideolojiler ve bütün sapık olan yollardan) sakın ve korun. O yolda helak olanların çoğunluğu ile aldanma.” Öyle ise Rabbimizin ve Peygamberimizin bu emirleri ve nasihatlarına müslümanların uyması, sadece İslami olan; peygamber tarafından kutlanan ve büyük gün olarak kutsiyetine önem verilen günleri bayram görmesi ve isterse müslümanların kendi kendilerine icat ettiği isterse müşriklerin icadı olsun, miladi yılbaşı kutlamaları gibi kutlamalaradan müslümanın kendini sakındırması lazımdır.

Üzülerek söylemem gerekir ki bugün ben Müslümanım diyen, camileri hınca hınç dolduran, özellikle kendini dindar olarak niteleyen ve hiçbir vakit namazı geçirmeyen, Kur’an okuyan, İslam dinine önem verdiğini söyleyen, ben Müslümanım, ben müminim diyen idareciler gayrı Müslümlerin belirlediği bir günü takvimin başlangıcı olarak belirleyerek Avrupa, Amerika, Çin, Rusya ve diğer ülkelerde yapılan bütün kötülük ve fuhuşun, kumar oynamanın, içki içmenin İslam ülkelerinde de devlet eliyle yayılmasına destek olmuşlardır. İdareciler kendi halklarının bu geceyi sabahlara kadar içki, kumar ve bütün haramlarla geçirmesine göz yummaktadırlar.

Yukarıda bahsi geçen hadis ve ayeti kerimelerde bize olan ferman ve emir bunların yaptıkalarını yapmamamız, bunlara akidede, muamelatta, giyimde, davranışlarında, yeme ve içmede kısacası yaşam tarzında benzememizi emretmektedir. Kim kendini bunlara benzetirse, o da onlardandır. Ben müminim ve müslümanım diyen kişinin müslümanın inancında, dininde rabbi tarafından haram kılınan bütün haramlardan sakınması ve bütün helalleri de yapması gerekir. Aksi halde bu gibilerine müslüman dememiz zor olur.

Bizler bu milletin çocuklarını fuhuşa, içkiye, dinsizliğe, inançsızlığa sürükleyen yolları kapatmalıyız. Bir İslam toplumu olarak Allah’a isyanla dolu olan bu gibi bayramları devletin yasaklaması ve gençlerin bilinçlendirilmesi gerektiği kanaatindeyiz.

Müşrik ve kafir olan Hristiyan ve Yahudilerin kendilerince bayram edindikleri bir günü kutlayarak Müslümanların kendilerini onlara benzetmelerinin dinde yeri yoktur. Bu durumda kendilerini demokrat, laik, liberal ve komünist diye adlandıranlara uymak, onlara muvafakat etmek ahlaki fesad ve dinden uzaklaşma demektir. Onların âdetlerine muhalefet etme ve terk etme de Mümin toplumların ve bireylerin faydası, maslahatı vardır. Şayet dünya küfrünün tümü bugünü kendilerine bayram edinse dahi bizim yapmamız gereken buna muhalefet etmektir. Çünkü bunlara muhalefet, kişinin dinin selametidir. Kim onlara uyarsa kendisine olan faydasına aykırı bir şey yapmış olur.

Yılbaşında müslüman bireylerin, müslüman olmayan toplumların yaptıklarından uzak durması gerekir. Büyük İslam alimlerinden Ebu Hafs el-Kebir şöyle demektedir “Bir insan elli yıl boyunca Allah’a ibadet etse ve İslam’da olmayan bayram vakitleri geldiğinde insanlara yılbaşı hediyelerini hediye ederse, yumurta dağıtırsa ve hindi keserse ve bununla o günün kutsiyetini gösterirse bu insan dinden çıkar ve elli yıllık ameli de boşa gider.” (Tebyinul hekaik şerhu kenzu dekaik c.6 syf. 228.) Öyleyse bir Müslümanın bir Müslümana yılbaşı bayramında hediye vermesi, paskalya bayramında yumurta dağıtması, yılbaşı için hindi beslemesi, kesmesi veya alması, yılbaşı bileti alması veya satması, çerez alması, o geceyi bayram olarak görüp o geceyle ilgil hazırlık yapması dinen helal görülmemiştir. Dolayısıyla bir müslümanın, islam olmayan toplumların bayramlarında kendisini onlara benzetmesi, müslümanın adetine, kültürüne ters düşen bayaramları kutlaması, onlara kendilerini benzetip bayramlarını kutlaması haramdır. Yılbaşının yaklaşmasıyla beraber bir müslümanın onların bayramlarını kutlamalarında yardımcı olması, yemek hazırlaması, yılbaşı elbiseleri dikmesi ve yılbışı hazırlığı ile ilgili hazırlıklar yapması haramdır. Rabbimden bizleri müşrik, dinsiz, kafir, islam dışı olan toplumlara benzemekten beri olanlardan olmayı niyaz ederim.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ters lale tohumları toprakla buluştu
Ters lale tohumları toprakla buluştu
Sarıkaya: Kandil zulmün, haksızlığın yıkılışı demektir
Sarıkaya: Kandil zulmün, haksızlığın yıkılışı demektir