Advert
NÜFUSUMUZ VE HİZMETLER
Nevzat ÜLGER

NÜFUSUMUZ VE HİZMETLER

Bu içerik 1867 kez okundu.

         Türkiye’nin nüfus yapısı güven vermeye devam ediyor. 2014 yılı sonu itibariyle ülkenin nüfusu 77.701.000 kişi.

         Bu nüfusun %24,2’si 0-14 yaş aralığında bulunuyor ve sayısı 18.863 bin kişi.

         Toplam nüfus içerisinde 15-29 yaş aralığındaki insan sayısı 19.055 bin kişi. Şimdi bu iki gurubun toplamı olan 37.818 bin kişi oldukça önemli ve geleceğin beşeri sermayesini müjdeliyor.

         Okul çağı olarak alırsak 5-24 yaş aralığında 25.350 bin öğrencimiz var. Yalnız başına bu rakam bile dünyanın birçok ülkesinin nüfusundan fazla. Hatta 0-24 yaş aralığındaki 31.645 bin kişi ile 65-+ aralığındaki 6.199 bin insanın toplamı olan 37.844 bin insan üretim yapmadan sadece tüketici durumunda. Bu rakamlar aslında bu ülkenin gücünü gösteriyor.

         Elbette en can alıcı nüfusumuz 25-64 yaş aralığındaki 39.857. bin kişilik üretici guruptur. 20-64 yaş aralığındaki nüfusumuz 46.120 bin insan eder. Bu gurubu 15-64 aralığındaki nüfus olan 52.629 bin kişilik aralık olarak alırsak dünyanın neden bu ülkeden ürktüğünü daha iyi anlayabiliriz. Bu nüfusun toplam nüfus içindeki oranı % 67,7’dir.

         Bizde 75-+ nüfusun 2.419 bin kişi olduğunu bilmekte fayda var. Meraklısına hatırlatalım ki bu ülkede 75 yaş sonrasındaki insanların 75-79 yaş aralığında 1.104 bin kişi, 80-84 yaş aralığında 840 bin kişi, 85-89 yaş aralığında 360 bin kişi, 90 yaşını aşkın da 115 bin insan yaşıyor.

         Türkiye’de beklenen yaş süresi (yaş ortalaması) kadınlarda 80,7, erkeklerde 75,3 olup ortalama yaş 78’dir. Ben ilkokulda iken bu rakam yanlış hatırlamıyorsam 60 civarındaydı. Beslenme ve sağlık şartları iyileşti, çocuk ölümleri azaldı. Okuma oranı kadınlarda % 87, erkeklerde % 97 oldu.  Yaş grafiğini piramit şeklinde çizersek tam bir piramit şekline yakın olduğu rahatlıkla görülecektir. Ancak çocuk sayısı konusunda Cumhurbaşkanının tavsiyesi zannederim gelecek açısında hayatidir. Çünkü tedbir alınmazsa bu gün Batı’nın düştüğü tehlikeli duruma bizim de düşme riskimizin olduğu unutulmamalıdır.

         Bu nüfusun % 77’si şehirlerde, % 23’ü de köylerde yaşıyor. Diğer bir anlatımla nüfusun % 77’sine hizmetler Valilik ve Belediyeler eliyle, % 23’üne yapılan hizmetler de yine valilerin patronajı altında Köye Hizmet Götürme Birlikleri (eski özel idare müdürlükleri) eliyle yapılmaktadır. Tabi bu rakamlar Büyük Şehir Belediyeleri dikkate alınarak konsolide edilebilir. Yani nerede hangi hizmet aksıyorsa sebebini ona göre tespit edip valilikten ona göre talep yapılmalı, olmuyorsa merkezi hükümete konu aktarılmalıdır. Demek ki Belediye Başkanlığı ve Köye Hizmet Götürme Birliği yöneticilerinin ufukları ile performansları aynı zaman da vatandaşın, hükumete ve devlet anlamında ülke yöneticilerine bakış açılarını belirler. Bana göre konu hem vatandaş açısından, hem de yöneticiler açısından oldukça hassas bir noktada duruyor. Bir veya birkaç Belediye Başkanının ya da KHGB genel Sekreterlerinin başarıları yalnız kendilerine değil, aynı zamanda merkezi hükumetin de gelir hanesine yazılır. Bu insanların yöneticiliği zayıf olursa o şehirler de kalkınamaz zaten.

         Konu biraz farklılaştı ama olsun, neticede toplumun genel menfaatini ilgilendiriyor. Her hizmet ve her üretim zaten insan içindir. Dünya eğer “İnsan Merkezli Kalkınma Modeli”ni benimsemiş olsaydı belki bugün konuştuğumuz problemlerin büyük bir kısmını konuşmuyor olacaktık. Tabi bu ayrı bir yazı konusu elbette.

          Nüfusumuzun ortanca yaş tablosu 30,7. Çok iyiye yakın bir rakam. İşte Cumhurbaşkanının üç ve daha fazla çocuk tavsiyesinde bulunmasının önemi biraz daha iyi anlaşılıyor. Bizde hane halkı büyüklüğü 3,6’dır. Nüfus artış hızları ise bölgeler arasında farklılıklar arz etmektedir. Ülkelerin geleceğini belirleyen önemli unsurlardan birinin de nüfus olduğu unutulmamalıdır. Türkiye 2050 yılında beş lider ülkeden biri olacaktır derken dayanaklarımdan birinin de nüfus olduğunu hatırlatayım.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X