Advert
İLİM FARZ DEĞİL Mİ?
Nevzat ÜLGER

İLİM FARZ DEĞİL Mİ?

Bu içerik 2051 kez okundu.

        Keramet-i kevniye hakikaten büyük bir önem arz eder. Nefsani arzularını aşmış bir kısım evliyanın tayy-i mekan ederek gerçekleştirdiği bir çok kerameti, hakikat ehli olan kimselerin normal bir olay olarak gördükleri çokça anlatılmaktadır. Ancak bu caddenin herkes için işlek bir cadde olmadığı da bilinmektedir. Umuma açık cadde olarak günümüzde ilim caddesi daha fazla kabul görmektedir.

         Günümüz insanının mizacı açısından kur’ani hakikatlerin ilmi olarak anlatılması daha çabuk kabul edilmektedir. Sözgelimi Bediüzzaman’ın yaptığı çalışma ve neşrettiği risalelerde asıl olan bu değil midir? Haşir Risalesini okuyup da ahreti gözünde canlandıramayacak kimse az bulunur zannederim. Kaldı ki bu risaleyi günümüzde her halde birkaç milyon insan okumaktadır. Evet, “ilim kimde ise hayır ondadır.” Çünkü toplumsal mesele de, teknik mesele de, uluslar arası mesele de ilimle çözülür. Üstad “Sözler” de bu konu ile ilgili olarak şöyle demektedir: “Elbette nev-i beşer, ahir vakitte ulüm ve fünuna dökülecektir. Bütün kuvvetini ilimden alacaktır. Hüküm ve kuvvet ise, ilmin eline geçecektir.” Keza Üstad, “İşarat’ül İ’caz” isimli esinde de; “Mevcudat, müdrik ve alimin malıdır. İlim ile alır, isimle ahzeder, suretlerin temssülüyle temellük eder.” (Temellük, özümsemek, içselleştirmek, kendi malı edinmek demektir.)

         Kur’an-ı Kerim’de genelde bizatihi ilimle ilgili, özelde de Hz. Peygamber’e ilim verildiğine ilişkin çok sayıda ayet vardır. (Mesela; Nisa/13 ve 54, Bakara/31, 251, Yusuf/ 6,221,37,68,101 gibi) Zaten Hz. Peygamber’in en büyük mucizelerinden biri de Kur’an’dan sonra zamanları aşan kelamları (hadisleri) değil midir? 

         Bu gün dünyada üstünlük ilimle olmuyor mu? İlminiz varsa uçak da yaparsınız tank da. Nükleer santral de kurarsınız bilgisayar da. Bu gün konuşurken Batı tarihi, “sanayi öncesi ve sanayi çağı” diye ikiye ayırıyor. Halbuki 18. asra kadar Müslümanlar, dünyada söz sahibi idiler. Sonra bu üstünlüğü Batı’ya kaptırdılar.

         Bir neden zikredelim bu konuda; İslam alimleri Kur’an’ın ve hadislerin kendilerine verdiklerinin ayrıntılarına yeterince girmediler. Onlar insanlara temelleri verdiler, onları genişletmekten, içeriğini açmaktan geri durdular. Matbaanın, icadından 250 yıl sonra bize geldiğinin sakıncalarını düşünebiliyor musunuz? Demek ki 90.000 yazıcıya başka türlü istihdam alanı düşünülüp matbaa alınmalıymış değil mi? Zaten akıl bir temyiz gücü değil midir?

         Mesela İbni Sina’yı Batı bizden daha çok inceledi. Evrenin ağırlığı konusunu, yıldızlar hakkındaki düşüncelerini, altı cihetin ne olduğunu, atom hakkındaki görüşlerini, başka bir alemin mevcut olup olmadığını, dünyanın elips şeklinde dönüşündeki sırları, dünyanın dönüşünün niçin doğudan batıya doğru olduğunu, ısı ve soğuğun nedenini, ışığın ne olduğunu, suyun ayrışmasının sonucunun nasıl olacağına ve füzyon patlamaya ilişkin konuları İslam alimlerinden birkaç kişi inceledi ama topluma mal edemediler. Batı bizden daha fazla çaba gösterdi ve bizdeki formulasyonları, kendi formulasyonlarıyla birleştirerek 1770 yılında James Watt’ın “Buharlı Makine”yi bulmasından sonra endüstri devrimine hızla devam ettiler. Elbette bu makalede sanayileşmenin ilmi yönünü önemsiyorum yoksa sanayileşmenin toplumsal yönü ağırlıklı olarak sömürgecilik ve barbarlıktı, o ayrı bir konudur.

         Oysa Hz. Peygamber, “İlim Çin’de de olsa alınız” buyuruyordu. Kaldı ki, cehalet bütün kötülüklerin anasıdır. İlimsiz bir toplum, karanlıkları aydınlatamaz. Bizi yaratan da öyle demiyor mu; “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”

         Prof. Dr. Şener Dilek; Almanlar 2. Dünya savaşında dışarıdan kauçuk alamayınca, hava’dan kauçuk imal ettiler diyor. Düşünebiliyor musunuz, ham madde hava, mamul madde kauçuk. İşte bunu ilimle yapıyor. Hani Mehmet Akif, Berlin’e gidip geldikten sonra, arkadaşları soruyorlar; “Almanya’yı, bilvesile Batı’yı nasıl buldunuz?” Akif çok kısa ama her şeyi anlatan bir ifade ile; “İşleri dinimiz gibi, dinleri işimiz gibi.” diyor. Uzun söze ne hacet?

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X