Advert
İNSANA & DEVLETE DAİR
M.SALİH DEMİRDAĞ

İNSANA & DEVLETE DAİR

Bu içerik 319 kez okundu.

İnsan teki...

İyi ve kötü kavramları ile tanımlanır, bilinmek istendiğinde... Uzakken iyidir ya da kötü.

Sıfatlarla zarflanır, yaşamımızın dehlizlerine sokuldukça. Çoğalır tanımlamaları, yaklaştıkça bize. Emin olur, mert olur, merhametli olur, hamiyetperver olur. Sıfatlar, iç ev sesi kadar uzar gider. Olumsuzlukları konuşmak, hele de yazının konusu etmek, yeşile kırağı çalmak... Onun için olumsuz nitelemeleri dile getirmeyeceğim.

İnsan teki, iyiyi ve de güzeli yaşamının merkezine yerleştirdiğinde kendisi ve yaşamının herhangi bir anında dokunabildiği her insan için değerli kabul edilir. 

İyi ve kötüyü ya da güzel ve çirkini tanımlarken, durduğumuz noktanın kıymeti harbiyesi var mıdır sorusunun cevabı, önemli bir alan teşkil etmektedir.

Teolojik yaklaşımın bizi ulaştıracağı nokta, "Nass" kabul edilen değerler silsilesinin biçimlendirdiği ve sınırlarını çizdiği alan olarak resmedilecektir zihin dünyamıza. Her ideolojik yaklaşımın olmazsa olmazları ki, bunlarda dini yaklaşımın mukabil kavramları olarak karşımıza çıkacaktır. Nihayette, bitmez, tükenmez iyi ve kötü tanımlamaları ile karşı karşıya kalacağımız muhakkak. Bu kavramların ortak paydasını bulmak yazımızın konusu olmasa da, teğet bir şekilde, pratikte bütün insanlarca kabul görmüş "iyi" kavramının ortak paydasında; "faydalı olma, zararlı olmama hali" tanımlamaları yatmaktadır.

İnsan tekinin iyi olması böyle tanımlanırken, "Devlet" olgusunun iyi veya kötü ile anılması, hangi kavramla vücut bulacaktır, hiç düşündük mü dostlar?

"Kötü" kavramı ile tanımlanacak devletin zihni muhakeme neticesindeki müeyyidesi ne olmalıdır?

İnsan, inananlar topluluğunun tanımlaması ile "iyiliği tavsiye, kötülükten sakındırma" düsturu ile başlar yolculuğuna. Yolculuktaki menzillerinde ihtiyaçları belirir. Bu ihtiyaçlarını giderirken, istekleri, arzuları yaklaşır heybedeki azığa. Kendi dünyasına ilişkin noksanlıkları gidermek gücü nispetinde ona yüklendiğinden, gayretini bu noktaya yöneltir. Gücünü aşan problemleri çözmeye ailesinin desteğini alır evvela. Sonra dostları yürür sağ yanına. Sonra kavminin unsurları. Daha sonra, idealize ettiği yaşamına müdahalenin büyüklüğü o noktaya gelir ki, bedenine siper ettiği şemsiyeler yetmeyiverir. Daha büyük bir koruma kalkanı gerekmektedir. Bu bilinçle bir sistem kurar. Kurduğu sistemin adına "aşiret" denir, "beylik" denir, nihayetinde "devlet" denir.

İnşa edilen sistem, muhakkak ki iyilik temelli inşa edilmiştir. Ve nihayete kadar öyle olması ümid edilir. Ancak her nasılsa bir kırılma yaşanır ve muhakkak şekilde memnuniyetsizlik başlar çatının altında yaşayanlarda. memnun olmayan insan çoğulunun dilekleri, çatının altında yaşayan diğer insanlarca da kabul görmeye başladığında kurulan sistem ya dönüşmek ya da yıkılmak için gün saymaya başlar. Neticenin bu olduğunu bilerek, küçük bir paragraf daha açalım mı dostlar, ne dersiniz?

İnsanın huzuru, mutluluğu, esenliği için kurduğumuz sistemin, bütünümüzü memnun etmesi ihtimali mevcut değilken,  memnun olmadığımız yönlerini minimize etmeye, sıkıntılarımızı azaltmaya çalışmak yerine, var olan problemi sınırının ötesine taşıyarak, kime iyilik yapmış oluruz a dostlar?

İnsan, insanın da kurduğu sistemin nüvesidir aslında. İyi olmayı iliklerimize kadar hissedebilmeli ve o noktadan yola çıkmalıyız. İyi olamıyorsak, yüreğimizin kir noktasının, sistemimizin aynasındaki odak olduğunun idrakine varmalı ve çözüm gayretinde olmalıyız.

Nihayette biz "iyi" olalım ki, sistemimiz, "adil" olsun. Selâmette olunuz efendim.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ELAZIĞSPOR YÖNETİMİNDEN DEVAM KARARI!
ELAZIĞSPOR YÖNETİMİNDEN DEVAM KARARI!
Elazığsporlu futbolcular basın toplantısı düzenledi: Sahipsizlik bizi yordu
Elazığsporlu futbolcular basın toplantısı düzenledi: Sahipsizlik bizi yordu