Advert
Yolculukta ve Hazırda Namazların Cemi
Halit POLAT

Yolculukta ve Hazırda Namazların Cemi

Bu içerik 299 kez okundu.
“Yeryüzünde sefere çıktığınızda kâfirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan dolayı size bir günah yoktur. Şüphesiz kâfirler sizin apaçık düşmanınızdır.”(Nisa 101) İslam’ın ilk dönemlerinde Müslümanların yolculuğa çıkması korku verici ve tehlikeliydi. Bu nedenle Allah-u Teala namazları kasr etme ruhsatı vermiştir. Kasrın seferin hem güvenli hem de tehlikeli ve savaş olduğu anda yapılabilmesi kitap ,sünnet ve ümmetin icmasıyla sabittir. Hz. Ömer'e Allah Nisa suresi 101. ayette sadece savaş anında kasr ruhsatı vermiştir. Güven anında niye yapılır diye sorulduğunda, Hz. Ömer bunu ben de Peygamber'e sordum. Peygamber Efendimiz “Kasr yapmak Allah’ın size sadakasıdır, Allah’ın sadakasını kabul edin” şeklinde cevap verdi demiştir. Hz. Aişe’den şöyle rivayet edilmiştir: “Resulullah seferde hem kasr yapmıştır hem de tam kalmıştır.” (1). İbn-i Müseyyeb’den şöyle rivayet edilmiştir: “En iyiniz seferde namazlarını kasr eden ve oruç tutmayanlarınızdır.” Bazı mezhepler seferde kasrın azimet bazıları da ruhsat olduğunu söylemiştir. İmam Şafii ve Ahmet b. Hanbel gibi bazı alimler kasrın ruhsat olduğunu vacip olmadığını söylemişlerdir. İmam Şafii’ye göre sünnete uygun olanı ve tercih edilmesi gerekenin ise kasr etmektir.(2) Kasr Mesafesi Kur'an ve hadiste kasır kayıtsız olarak zikredilmiştir. Sahabe, Resul-ü ekrem’in 3 mil veya 3 fersah mesafede sefere çıktığında namazını kasr olarak kıldığını söylemiştir. (3) İslam alimleri kasr mesafesinde ihtilaf etmiş ve kasr mesafesi hakkında yirmiye yakın görüş sunmuşlardır. 5 km, 20 km, 45 km, 80 km, 130 km mesafede kasr yapılır diyen alimlerin olduğunu görüyoruz. Bunlar arasında doğru ve insanlığın kolaylığına en yakın olanı mesafenin en az olduğudur. Zira kasrın mesafesi toplumun örfüne bırakılmıştır. Her sahabe mesafeyi kendi örfüne göre değerlendirmiştir. Bu kadar fazla görüş ayrılığının çıkma sebebi de budur. Cem-İ Takdim Ve Cem-İ Tehir Resul-u Ekrem zeval vaktinden önce yolculuğa çıkmak istediğinde öğleyi erteler, ikindi vaktinde öğle ile ikindiyi birlikte kılardı. Zevalden sonra yolculuğa çıkmak istediğinde ikindiyi öğle vaktine alır, öğle ile ikindiyi birlikte kılar, sonra yolculuğa çıkardı. Akşam vakti girmeden yolculuğa çıkmak istediğinde akşamı yatsı vaktine erteler akşam ile yatsıyı birlikte kılardı. Akşam namazından sonra yolculuğa çıkmak istediğinde yatsıyı öne alır, akşam ile yatsıyı birlikte kılardı. (4) Kesîr b. Karavenda (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Sâlim b. Abdullah’a: Baban, Abdullah b. Ömer yolculuklarda namazları cem eder miydi?” diye sorduk. Sâlim: “Hayır! Sadece Müzdelife’de cem ederdi” dedi. Sonra Sâlim’in yanına geldim şunları söyledi: Hanımı Safiye, babam Abdullah’a: “Dünya’nın son, ahiretin ilk günündeyim, ölmek üzereyim” diye bir haber göndermişti. Babam devesine bindi bende onunla beraberdim, süratle yol alıyorduk. Namaz vakti daralmıştı, müezzin durumunda olan kimse “Ey Ebû Abdurrahman! Namaz kılalım” dedi. Fakat babam yoluna devam etti, öğle ile ikindi arası olunca konakladı. Müezzine: “Kamet et” dedi. Müezzin kamet getirdi, öğleyi iki rekat olarak kılıp selâm verdikten sonra müezzin yerinden ayrılmadan tekrar kamet getirdi. İkindi namazını da iki rekat olarak kılıp hızlıca yola çıktı. Güneş batınca müezzin yine: “Ey Ebû Abdurrahman! Namaz kılalım” deyince; önceki yaptığın gibi yapacaksın dedi ve yoluna devam etti, akşam karanlığı basıp yıldızlar çoğalınca konakladı. Müezzine: “Kamet et” dedi. Ben namaz kılacak duruma gelince akşam namazının farzının üç rekat olarak kıldı. Müezzin yerinden ayrılmadan tekrar kamet getirdi, yatsı namazının farzını iki rekat kıldı ve ön tarafına tek bir selâm vererek bize döndü ve şöyle dedi: Rasûlullah (s.a.v): “Herhangi biriniz geçip gideceğinden korktuğu bir işi olursa, namazlarını böyle kılsın” buyurdu. (5) Resulullah Tebük savaşında namazı cem olarak kılmıştır. Tebük savaşı Veda Haccı dışında peygamberimizin en son gittiği seferdir. Dolayısıyla peygamberin bu yaptığına dayanarak yolculukta cemin sünnet olduğunda Hanefiler dışındaki cumhurun icması vardır. Hadiste görüldüğü gibi Resul-ü Ekrem iki şekilde namaz kılmıştır. İmam Şafii Umm adlı eserinin 1. cildinin 60. sayfasında Ahmet b. Hanbel, İshak b. Raveyh ve Tirmizi’nin bu cemin hem takdimen hem de tehiren yapılmasının caiz olduğunu söylediğini aktarmıştır. Cemi takdim ikindiyi öğle vaktinde alıp ikisini birlikte kılmak, cemi tehir öğleyi ikindi vaktine ertelemek ve ikisini birlikte kılmaktır. Akşam ve yatsı için de durum bu şekildedir. Hadiste de peygamberin Tebük seferi sırasında bu şekilde yaptığı görülmektedir. Malik b. Enes aynı konuyla ilgili olarak başka bir rivayette Resulullah’ın öğle ile ikindiyi ve akşam ile yatsıyı cemettiğini söylemiştir.(6) İbn-i Mes’ud’a Peygamber bunu (cemi) neden yaptı diye sorulduğunda, ümmetin sıkıntıya düşmemesi için bu şekilde yapmıştır diye cevap vermiştir. (7) Resulullah Yolculukta Değilken Ve Korku ve Tehlike Yokken De Bazen Namazları Cem Ederdi Seferde yolculuğun cem edilebileceğini hadislerden öğreniyoruz. Peki kişi yolculukta değilken namazları cem edebilir mi? Bu konuyla ilgili olarak da sahih hadisler vardır. “Korku olmadan ve hazırda Peygamber Efendimiz bize sekizi bir, yediyi bir kıldı.” (8) Yine İbn Abbas (r.a)’den rivâyete göre, Peygamber (s.a.v), Medine’de korkulacak hiçbir şey yokken, yağmur da yağmadığı halde öğle ile ikindiyi, akşam ile yatsıyı birlikte cem ederek kılardı. Niçin böyle kılardı? diyenlere, İbn Abbas: “Ümmetine zorluk olmaması için” cevabını verdi. (9) Müzdelife ve Arafat dışında da namazların ceminin caiz olduğu Hanefîler haricindeki bütün mezhep imamlarının ittifakıdır. Hanefîler bu cemin suri cem olduğunu ifade etmiştir. Yani öğleyi ikindi vaktine yakın, akşamı yatsı vaktine yakın bir zamana erteleyerek kılmaktır demişlerdir. İslam âlimleri Hanefilerin bu görüşünü birkaç yönden reddetmiştir: -Bu tevil cemin zahirine ters düşer -cemin meşruiyeti kolaylık içindir. Suri cemde ise sıkıntı ortadan kalkmıyor. -Diğer cem hadislerinde Hanefilerin görüşünü ortadan kaldıracak şeyler vardır. -Muaz'ın hadisinde anlatıldığı gibi suri cem namazın takdimine terstir. Suri cemde cemi takdim yapılamaz. Ama peygamberimizin cemi takdim yaptığını görüyoruz. Özet olarak; Sefere çıkan bir kişi, kendi ikamet ettiği yerin evlerinin dışına çıkar ve gideceği yer kasr mesafesindeyse hem gidişte hem de dönüşte namazlarını (öğle, ikindi, yatsı )kasr yani 2 rekat olarak kılmasına ruhsat verilmiştir. Yine yolculukta öğle ile ikindiyi ve akşam ile yatsıyı da cemi takdim ve cemi tehir olarak birleştime ruhsatı vardır. Yolculukta gitmek istediği yerde kaç gün kalacağı belliyse vardığında kasr biter. Ancak gittiği yerde kaç gün kalacağı belli değilse, islam alimleri ihtilaf ederek 4, 15, 18 gün veya kalacağı günlerin tamamında kasr kılabilir demişlerdir. Yolculuk dışında hazırdayken de meşguliyetinden , namazın geçmesinden endişelenmekten ötürü namazları cem edebilme ruhsatı vardır. Mesela bir doktorun ameliyata girmesi sırasında, bir işçinin çalışması, bir öğrencinin dersi sırasında birkaç namaz geçiyorsa namazlar cem edilebilir. İslam ümmeti namaz vakitlerine riayet etmelidir. Ancak meşguliyet zamanlarında ve bunu adet haline getirmemek koşuluyla namazlarını cem edebilirler. Bu konuyla ilgili sorularınızı mail adresimize gönderebilirsiniz. --------------------------------------- 1) Dârekutnî, Beyhakî 2)el- umm, kitabu selatu’l musafir 3) Ahmet b. Hanbel c.3 s 129, ibni ebi şeybe musannef c2 443; beyhaki c3 147 4) Tirmizi bu hadisin Hasen ve Sahih olduğunu söylemiştir. Hadisin ravilerinin tamamen güvenilir olduğunu İbn-i Kayyım ve Tirmizi söylemiştir 5) Ebû Davud, Salat: 274; Buhârî, Cihad ve Siyer: 196; Nesai 593. Hadis 6) Müslim C.7, s.60; Ebu Davud 1260. hadis; Nesai c.1, s.198; Beyhaki c.1, s. 163; Ahmet b. Hanbel, c.5, 237; Müslim(diğer bir rivayet 7) Ebu Davut, 1220; Tirmizi, 438; Dârekutnî, 151; Beyhakî, c.1, 163 ; Ahmet b. Hanbel c.5, 241- 242 8) Bu hadisi Buhari, Nesai , tirmizi, şafii sahih bir senetle rivayet etmiştir. 9) Ebû Davud, Salat: 274; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 5; Nesai 598. hadis
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ELAZIĞ'DA HUZUR 23 UYGULAMASI
ELAZIĞ'DA HUZUR 23 UYGULAMASI
Milletvekili Bulut MKYK’da
Milletvekili Bulut MKYK’da