Advert
MEDENİYET ÜZERİNE RÖPORTAJ (2)
Nevzat ÜLGER

MEDENİYET ÜZERİNE RÖPORTAJ (2)

Bu içerik 1844 kez okundu.

      “Bizim Külliye” dergisi 67. Sayısında benimle “Medeniyet” üzerine bir röportaj yaptı. Röportajı dergi adına Sayın Gıyasettin Dağ kardeşimiz gerçekleştirdi. Önemli şeyler söylendiği düşüncesiyle bölümler halinde bu röportajı yayınlamak istiyorum. 

          İslam iktisadi sisteminde” devlet, ekonominin neresinde durmaktadır, ne ölçüde müdahil ve düzenleyicidir?

          Devletler artık 19. ve 20. yüzyılın devlet anlayışı ile çalışmıyor. Devlet bizzat iktisadi faktörleri koordine ederek üretime girmez, bunu özel sektöre bırakır. Yani devlet herkesin çizilen senaryo kurallarına bağlı kalmasına dikkat eder. Günümüzde devlet yalnız planlama, savunma, emniyet, iç işleri, dış işleri, maliye, millî eğitim ve sosyal güvenlik işleri ile ilgilenmektedir. Devletin yapacağı birtakım düzenlemelerin günümüzde gelirin adil dağılımına tesir edeceği ya da bazı kişi ve grupların çıkarlarına hizmet edeceği unutulmamalıdır. Hatta bu konuda yerel yönetimler eliyle çok kısa sürede türedi zenginlerin varlığı işin doğrusu yadsınamaz. Öyle ise devlet, toplumun bel kemiğini oluşturan “orta sınıf”ın oluşturulmasında sosyal devlet anlayışı ile hareket ederek  “Gelirin Adil Dağılımı”na yön verebilmektedir. Keza girişimciler için de faizsiz sermaye temini açısından devletin düzenleyiciliği oldukça önemlidir. Aynı düzenleyicilik vergilendirme için de geçerlidir elbette. Ancak bahsettiğimiz iktisadi hayatta devlet müdahalelerinin en az olduğu serbest piyasa ekonomisinin geçerli olduğu akıldan çıkarılmamalıdır. Risk Sermaye Şirketinden bahsederken  hem katılım bankası yoluyla fonlamadan hem de yeni düzenlenmiş Halk Bankası yoluyla finans sağlamadan bahsettik. Burada devlet çok stratejik ve büyük sanayi yatırımlarını Halk Bankası yoluyla finanse edecektir.

         Günümüz iktisadının en önemli sorunlarından biri sanırım eşit bir gelir dağılımı sağlanamaması olsa gerektir. İslam iktisadı bu konuda ne söylemektedir?

         Mutlu ve huzurlu bir toplumun tesisi açısından, gelir dağılımı, adil bir şekilde yapılıp yoksulluğun kaldırılması ve bunun neticesinde de toplumsal adaletin sağlanması mümkündür. Bu maksatla; küçük sanayinin, daha fazla istihdam sağlayıcı, yeni teknolojilere daha çabuk intibak etme kabiliyetinin yüksekliği, gelirin tabana yayılmasındaki fonksiyonları dikkate alınarak KOBİ’ler teşvik edilmelidir. Bu yolla servetin tabana yayılmasının toplumsal adaleti sağlamada en risksiz ve en rahat yol olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.

          Fiyatlara ve kaliteye belli bir denetleme getirilmeli; vahşi kapitalizm uygulamaları “serbest piyasa” diye topluma sunulmamalıdır. Uygun fiyat ve kaliteli ürün için denetlemenin olmazsa olmaz olduğunu son on dört asır bize göstermiştir.

         Dolaylı vergiler en aza indirilmeli, asgari ücretten vergi alınmayarak yükseltilmelidir. Asgari ücretle alınabilecek şeyler sadece kişinin fizyolojik ihtiyaçları düşünülerek tespit edilmemelidir. Katılım bankaları öne çıkarılarak  sermaye emek ortaklıklarının kontrollü gelişmesi sağlanmalıdır. İstidat ve kabiliyeti ile parlak düşüncelere sahip olup parası olmayanlar için muhakkak yeni fırsat ve imkânlar sunulmalıdır. Tüm banka sistemlerinin işi para alıp satmaktır. Bu da birtakım finansal riskler taşımaktadır. İslam bankalarının riski ise finansal risk değil, teknoloji ve iş riskidir.

         İşveren, en düşük ücretle işçiyi çalıştırmaya uğraşırken, işçi de en yüksek ücreti almak istemektedir. Emek ve sermayenin hak ve sorumlulukları belirlenirken kural olarak “serbest pazarlık sistemi” geçerli olmakla birlikte, bu tek ölçü olarak kabul edilmemelidir. Çünkü zayıf tarafın ezilme ihtimali vardır. Bu nedenle adaletin tesisi için devletin hakem rolüne başvurulmalıdır. İnsanlık artık yoksulluğun olmadığı adil bir iktisadi ve sosyal düzeni kurabilecek bilgi birikimine sahiptir. Hâkim durumdaki iktisat disiplininin, “iktisat, kıt kaynaklarla sınırsız ihtiyaçların giderilmesidir” ilkesine itiraz edilmelidir. Bu formül aldatıcıdır. Ne kaynaklar kıttır ne de ihtiyaçlar sonsuzdur.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X